Görüş Bildir

İki odalı evde yaşam mücadelesi

İki odalı evde yaşam mücadelesi

Diyarbakır'ın Ergani İlçesi'nde 4 nüfuslu Şenol Ailesi, iki odalı toprak evde yaşam mücadelesi veriyor.

Ergani İlçesi Fatih Mahallesi'nde yaşayan Şehriban ve Ağa Şenol çiftti, 2 çocuğuyla birlikte iki odalı toprak evde hayata tuttunmaya çalışıyor. Ağa Şenol, 5 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından ayağına platin takıldığı için ağır işlerde çalışamadığını belirterek, aylık 50 lira kira verdikleri toprak damlı evin mutfağı, banyosu ve tuvaletinin dışarıda olduğunu söyledi. Bu nedenle her zaman banyo yapamadıklarını anlatan Şenol, şöyle konuştu:

İKİ ODALI EVDE YAŞAM

"2012 yılında benimle birlikte 5 arkadaş inşaatta çalışmak için başka bir kente giderken trafik kazası geçirdik. Arkadaşlarımızdan biri vefat etti, ben de ayağımdan sakatlandım. Ayağıma platin takıldı, ağır iş yapamaz hale geldim. Çocuklarımı okutmak için yılmadım, hafif işlerde çalıştım, bazen çalışamadım. 3 ay İŞKUR'da çalıştım sonra beni çıkardılar. Kaymakamlıktan 3 ayda bir 250 lira nakdi yardım aldım. Oğlum liseye, kızım üniversiteye hazırlık için etüde gidiyor. Aldıklarımı kızımın eğitim harcaması için veriyorum ama yetmiyor. Eş dost akrabadan borç para aldım, kızımın okuması için. Kimseye borçlu kalmamayım diye hafif işlerde çalışarak borcumu kapatıyorum."

MADDİ İMKANSIZLIKLAR

Bu evde 10 yıldan bu yana yaşadıklarını belirten Şenol, durumlarını görenlerin eski televizyon, buzdolabı ve çamaşır makinesi gibi ev aletleri yardımında bulunduğunu söyledi. Ağa Şenol, "Mutfak olmadığı için buzdolabını evin odasına kurdum, banyo evin bahçesinde olduğundan çamaşır makinesini de oraya kurdum. Çamaşır makinesi de bir çalışıyor, bir çalışmıyor. Mutfağımız olmadığından eşim yemekleri kapının önünde piknik tüpünde yapıyor. Çocuklarım için beni İŞKUR'a yazsınlar, ben çocuklarıma bakarım" dedi.

Anne Şehriban Şenol ise elinden hiçbir şey gelmediğini belirterek, tek hayalinin çocuklarının rahat edeceği bir eve sahip olmak olduğunu söyledi. Şenol, şöyle dedi:

"Ben anneyim. Yaşadıklarımıza çok üzülüyorum. Bunlar karşısında şükretmekten başka bir şey gelmiyor elimden. İdare etmeye çalışıyorum. Çocuklarım büyüdü, rahat bir banyo yaptıkları yok. Geçimimiz bazen komşuların sayesinde. Bazen de evde olursa makarna, bulgur pilavı pişiriyorum. Kaldığımız yer sağlıklı değil, yazın böcekler, fareler geziyor, kışın ise yağmur ve kar yağdığında evimiz topraklı olduğundan su damlatıyor. En büyük arzum onları okutmak. Bir de onların rahat edecekleri bir ev istiyorum."




Etiketler: |