24 Temmuz 2008 Perşembe

  ANASAYFA
  AKTÜALİTE
  POLİTİKA
  GÜNDEM
  GÜNCEL
  BÖLGEDEN
  DÜNYA
  EKONOMİ
  SPOR
  ARŞİV

ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMU
 

 

Yoksulluğun, geri kalmışlığın vahim tablonun hakim olduğu dünyadan sonra

Üç farklı dünyaya veda!

Evet. Dubai'yle alakalı bu "gezi ve detay" analizden sonra, "akşam" yemeği için, iskeledeyiz.

Dubai'nin o muhteşem görüntüsünü bir kez de "denizden" görebilmek, diğer yandan da "ticari" gezinin amacına ulaşması anlamında, geliştirilen diyalogun paylaşılması.

Dubai Ticaret Ataşesi Cahit Alataş ve bir kaç yatırımcıyla akşam yemeğindeyiz.

Özel mönü doğrultusunda, deniz turu yaparak akşam yemeğini ifade etmenin faslının hemen ardından, iş konuşmasına geçildi.

Burada bize Ateşe Alataş, bilgiler aktardı.

Dubai'nin "üretim" değil, tüketimin ve ürünün dağıtım merkezi olarak tanıtan Alataş şöyle dedi:

"Dünyanın birçok ülkesi yıllık alış-verişini Dubai üzerinden yapıyor. Buradaki fuarlarda bağlantı kurdukları iş çevreleriyle gerçekleştirmektedir. Dubai fuarlar ülkesi. Yılda onlarca uluslararası fuarlar organize edilmektedir. Dünyanın merkezi bir ülkesi. Geçtiğimiz yıl burada fuar yapıldı. İnşaat sektörü alanında. Türk firmaları da katıldı. Mesela bir firma, fuarın ilk iki gününde, Türkiye'deki yıllık üretiminin tümünü pazarladı. Diğer günler oturdu. Yani pazar alanı geniş. Dubai'de tüketilen ve en büyük ihtiyacı olan inşaat malzemesidir. Demir yıllardır Türkiye Demir Çelik fabrikasından ithal ediliyor. Geçen yıl Demir çelik yönündeki ticaret limiti 8 milyar dolardı. Bunun 2,5 milyar doları Demir Çelik tarafından karşılandı. İnşaat malzemesinin yanında mücevherat. Gıda. Bunlar Dubai başta olmak üzere Dubai üzerinde "alış-verişlerini" yapan ülkelerin aciliyet isteyen ihtiyaçları. Türkiye bu alanda, geniş bir üretime sahip, ancak pazarlama noktasında pek aktif değil."

Şirket kurma konusunda da bilgi aktaran Ateşi Alataş, "Şirket kurmak gibi bir düşünceniz olursa, burda iki farklı durum söz konusu. Eğer serbest bölge dışında yani ülke içerisinde şirket kurmak istiyorsanız, öncelikle yüzde 51'ini lokal yani yerli bir ortağa vermek zorundasınız. Yerli ortak olmadan şirket kurmanız zor. Tabi bu her ülke için geçerlidir. İngiliz de, Alman da, Amerikalı için de. Tabi bu genelde kâğıt üzerindedir. Şirketin kurulmasından sonra yerli ve yabancı ortaklar kendi aralarında ikili sözleşme imzalıyorlar. Burada ortak olan yerli tüm haklarını, yasal işlemleri, yetkileri tamamen yabancı ortağa devrediyor. Sadece yıllık ortağa firma tarafından 8–10 bin dolar civarında para ödüyor. Bir türlü, kiralama misali.

Şayet serbest bölgede şirket kurma düşünceniz varsa, o zaman ortaya ve bu tür işlemlere ihtiyacımız yoktur. Para transferi konusunda, Dubai'de sıkıntı yoktur. Dünyanın en ünlü bankaları burda" dedi.

Türkiye'nin bu pazardan yararlanabilmesi için elindeki bir çok imkanı kullanması gerektiğini de söyleyen Alataş, şöyle dedi:

"En büyük ihtiyaç inşaat malzemesi. Diyarbakır bölgesinde iş adamlarımız bahsetti, inşaat alanında mermer ve çimento noktasında. Mermer için diyebilirim burada büyük bir pazar açığı vardır. Yılda bir-kaç milyar dolarlık mermer ithalatı yapılıyor. Bakınız gezip-gördünüz buralarda mermer, sadece binaların içerisinde değil, dış cephesinde bile kullanılıyor. Onun için mermer diyebilirim ki, burada karaborsa. Gıda sektörü de dışa bağlı. Bildiğiniz gibi burası çöl. Mercimek, pirinç kısacası her türlü gıda maddesi, dışardan geliyor. Marketlerde gördünüz, Türkiye'den gelen ürünler açıkça kendisini gösteriyor. Bu yönde de eksiklik var. Sonuç itibariyle, Dubai ticaretin cenneti, paranın da aktığı merkez. Bugün burada, sanırım 15-20'ye yakın büyük Türk firmaları mevcuttur. Mesela Yüksek İnşaat Firması, Dubai'nin alt yapı işini yürütüyor. 1.5–2 Milyar dolarlık bir iş."

Ticaret Ataşe'nin bu iş dünyası için rehber teşkil edecek açıklamalarının ardından, otobüslerle otele dönüyoruz.

Herkes odasına çekiliyor, derin bir uyku çekmek için. Çünkü artık dönüş trendine girdik.

Dubai havaalanındayız. Yine Emirates Havayollarıyla, İstanbul'a uçuyoruz. Diyarbakır'a gelmek üzere.

Uçak'ta herkes, 8 günlük gezinin "adeta" detayına odaklanmış vaziyette "eksileri ve artıları" hakkında sohbet ediyor. Geziden istenilen elde edildi mi, harcanan zaman ve çekilen zahmet değdi mi diye?

Yöneltilen soruya herkes ‘Evet' cevabını verdi.

Böylece 8 gün süren Tanzanya, Zanzibar ve Dubai gezisi noktalanmış oldu. "mini"cennet.

 
  GÜNÜN YORUMU

  M. Ali ALTINDAĞ

İKİNCİ MEŞRUTİYET VE İTTİHATÇILAR!?

  KALEMİN DİLİ

  Ömer Büyüktimur

SICAKLAR VE TEPKİLER!

  CUMA SOHBETLERİ

  Ali Melek

İYİ BİR NESİL BIRAKMAK

  AÇIK PENCERE

  Av. Cavit Torun

O DEDİ,


Diyarbakır'daki 73 işadamıyla beraber gittiği Dubai, Tanzanya ve Zanzibar'ı resimlerle kaleme alıyor.