Görüş Bildir

Geriye karne hediyesi saat

Elazığ'daki depremde yıkılan binada kaybettiği eşi ve oğlunu yan yana toprağa veren Turgut Elidar, karne alan 10 yaşındaki oğlu Ömer Asaf Elidar'a hediye ettiği, ondan hatıra kalan kol saatini yanından ayırmıyor.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan Elazığ'daki depremde eşini ve 10 yaşındaki oğlunu kaybeden Turgut Elidar, evladından geriye kalan kol saatini hatıra olarak saklıyor.

Sürsürü Mahallesi'nde yıkılan 4 katlı Dilek apartmanın zemin katında oturan 2 çocuk babası Turgut Elidar, 24 Ocak'ta meydana gelen 6,8 şiddetindeki depremde enkaz altında kalan eşi Tansel Elidar (40) ve oğlu 10 yaşındaki Ömer Asaf Elidar'ı kaybetti.

Eşi ve oğlunu Maden ilçesinin Kızıltepe köyünde yan yana toprağa veren Elidar, oğlundan geriye kalan, karne hediyesi olarak aldığı kol saati ile teselli bulmaya çalışıyor. Elidar'a taziye ziyaretleri sürüyor.

- "Rabb'im bize sabır versin"

Elidar, acısının tarifsiz olduğunu söyledi. Namaz kıldığı sırada eşinin, "Oğlum kaç deprem oluyor" diye seslendiğini duyduğunu ifade eden Elidar, hemen dış kapıya yöneldiğini belirtti.

Elidar, kapıyı açtığını, bu sırada eşi ve oğlu ile arasında 2-3 adım kaldığını aktararak, "Peşimden gelin, demir kapıyı açayım.' dedim. Apartmanın ana giriş kapısı da yaklaşık 3 metre mesafede. Orada molozlar döküldü. Ondan sonra demir kapıya tutundum, açılmadı. İkinci bir hamle ile kapıyı açtıktan sonra bir basınç beni dışarı attı. Apartmanın girişi 5-6 basamak. Düştüm." dedi.

Binanın 4 katlı olduğunu, zemin katta oturduklarını anlatan Elidar, "Bina 3-4 kat inmiş aşağıya. Binadaki 3. ve 4. dairedeki aileler kendi çabalarıyla çıktı. Evi sağlam olanlar gelip, yardım ettiler. Onları çıkardılar. Eşim, oğlum ve komşumun kızı orada kaldı, çıkaramadılar. Allah'tan gelmiş. Rabb'im bize sabır versin. Ben eşimden de razıydım, Allah da ondan razı olsun." diye konuştu.

Elidar, eşini ve oğlunu kaybettiğini, daha çok kayıplar yaşayan aileler de olduğunu dile getirerek, yaşamını yitirenlere rahmet diledi.

- "Evimin direğini çekemedim enkazın altından"

Derslerinde başarılı olan oğluna karne hediyesi olarak saat aldığını dile getiren Elidar, "Oğlum her akşam eve geldiğimde, 'Evimin direği, hoş geldin.' der, sarılır öperdi beni. Evimin direğini çekemedim enkazın altından, kollarım kırıldı." ifadelerini kullandı.

- "Cenazesinde bile kolundaydı"

Oğlunun öğretim yılının ilk yarısında teşekkür belgesi getirdiğini anlatan Elidar, şöyle konuştu:

"Benden akıllı saat istedi. İkinci dönem takdir alması halinde akıllı saat alacağımı söyledim. 'O zaman normal bir saat al.' dedi. Tamam dedim. Saati paket yaptırdım, getirdim, koluna taktı. Hediye ettiğim saati hiç çıkarmadı kolundan. Cenazesinde bile kolundaydı. Çıkardılar teslim ettiler. Toz, toprak..."

- Vasiyeti üzerine köye defnetti

Evladının şehit haberlerini duyduğunda büyük üzüntü duyduğunu anlatan Elidar, '(Şehit olacağım, beni köyüme defnedeceksiniz.) diyordu. Devamlı bu cümle vardı ağzında. Vasiyetini yerine getirdim, hem eşimi hem oğlumu köyüme defnettim. Rabb'im yanlarına aldı, şehadetlerini inşallah kabul eder, bize de şefaatçi olurlar inşallah." diye konuştu.

Elidar, 15 yaşındaki kızıyla yaşama tutunduğunu anlatarak, "Rabb'im 15 yaşındaki kızımı bana bağışladı. Belki de beni ona bağışladı. Ona destek olmak, ona nefes olmak zorundayım. Allah'tan gelmiş, baş, göz üstüne, iman etmişiz." ifadelerini kullandı.

- "Devletimiz, milletimiz çok büyük"

Türkiye'nin dört bir yanından gelenlerin acılarını paylaştığını aktaran Elidar, herkese teşekkür etti.

Elidar, "Devletimiz çok büyük bir devlet. Milletimiz çok büyük bir millet. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Allah herkesten razı olsun. Devletimiz yanımızdaydı. Herkes kendi yakını gibi davrandı. Allah hepsinden razı olsun, ayaklarına taş değdirmesin.'' dedi.