Görüş Bildir

110'uncu gününde

110'uncu gününde

Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 110'uncu gününde

Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor.

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül'de başlattığı oturma eylemi 110'uncu gününe girdi. Oğlu Yakup Edizer'e kavuşmak için İstanbul'dan gelerek eyleme katılan Saliha Edizer, yaptığı açıklamada, evladının HDP’ye gittiğini, oradan da kandırılarak dağa gönderildiğini söyledi.

Çocuğuna kavuşmak istediğini ifade eden Edizer, evlerinde huzur kalmadığını belirtti.

Edizer, oğlunun lise öğrencisiyken dağa götürüldüğünü, evladı için eylemi sonuna kadar sürdüreceğini dile getirerek, "5 yıldır acı çekiyorum. Oğlum okuyacağı yerde onun eline silah vermişler. Oğlumun elinde kalem olması gerekirken, onu dağa gönderdiler. Oğlumu getirsinler, dayanamıyorum artık." dedi.

Anne Songül Altıntaş da PKK tarafından kaçırılan oğlu Müslüm Altıntaş için oturma eylemi yaptığını belirterek, 5 yıldır kendisine kavuşmak için mücadele ettiğini kaydetti.

Oğlunu istediğini belirten Altıntaş, "HDP, 'Kürt halkını savunuyorum.' diyor. Halkın hakkını savunuyorsa bizim yanımızda olur, derdimizi sorar, bizimle ilgilenirdi. Böyle bir şey olamaz. Sonuna kadar buradayız. Yeter artık dayanamıyoruz. Hiç vicdanları, merhametleri yok mu? Burada taş olduk, hala sesimizi duymuyorlar. Sadece evladımızı istiyoruz." sözlerine yer verdi.

DEVLETİMİZ GÜÇLÜDÜR'

Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul’da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye’ye götütülen oğlu Ömer (24) için 17 Eylül’den bu yana oturma eylemi yapıyor. Bir an önce oğluna kavuşmak istediğini belirten Gökçe, şunları söyledi:

"109 gündür buradayız. HDP binası önünde bekliyoruz. Ben oğlumu almadan gitmeyeceğim.  Daha önce de söyledim, kar da yağsa, yağmur da yağsa ben buradan ayrılmayacağım. HDP daha önce 'Biz binayı kapatıyoruz' dedi. Oysa milletvekilleri gelip gidiyorlar buraya. Onların binaya gidip gelmeleri değil, çadıra gidip gelmeleri gerekiyordu. Buradaki ailelerin sorununu dinlemeliydiler. Ben HDP’den bir açıklama bekliyorum. Ben oğlumu HDP’den istiyorum. HDP milletvekilleri başka zaman, laf lafa gelince, 'Biz Kürtlerin hakkını savunuyoruz' diyor. Hayır, Kürtlerin hakkını savunduklarını zannetmiyorum. Başka ülkelerin haklarını savunuyorlar. Bizim çocuklarımızı da bu ülkelere peşkeş çekiyorlar. Devlet yetkililerine de sesleniyorum, buna bir el atsın. Devletimiz çok güçlü bir devlet. Eli uzun. Devletimiz buna bir çözüm bulur."




Etiketler: |