Görüş Bildir

İlk katliamları özgürlük adınaydı

İlk katliamları özgürlük adınaydı

Diyarbakır'da 6-7 Ekim 2014'te Ayn el Arap bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde katledilen Yasin Börü ve arkadaşları için panel düzenlendi. Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi Yönetim, 6-7 Ekim olaylarında PKK'nın yandaşlarının yanı sıra birçok devletin istihbaratının da bulunduğunu iddia ederek, İslam'ın kutsiyetlerine saldırıların gerçekleştirildiğini dile getirdi. Kenan Çelik?in yaptığı programda bölgede Müslümanların tarihte az rastlanan şekilde katledildiği dile getirilerek bölge Müslümanlarının o süreçte sistemli bir şekilde yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekildi.

Diyarbakır'da 6-7 Ekim 2014'te Ayn el Arap bahanesiyle yapılan izinsiz gösterilerde katledilen Yasin Börü ve arkadaşları, düzenlenen panelde anıldı.

6-7 EKİM ŞEHİTLERİNİ ANMA PANELİ

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Üzeyir Yuva, Büyükşehir Belediyesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen "6-7 Ekim Şehitleri Yasin Börü ve Arkadaşlarını Anma Paneli"nde yaptığı konuşmada, Ekim 2014 öncesinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve bazı yöneticilerin gittikleri ABD'de Yahudi ve Hristiyan lobileriyle görüşmeler yaptığını, Türkiye'ye dönüşte Ayn el Arap (Kobani) bahanesiyle halkı sokağa çağırdıklarını söyledi.

6-7 Ekim olaylarında PKK'nın yandaşlarının yanı sıra birçok devletin istihbaratının da bulunduğunu ifade eden Yuva, bu olaylar sırasında sokakların talan edildiğini ve İslam'ın kutsiyetlerine saldırıların gerçekleştirildiğini dile getirdi.

İSLAM'A KARŞI AÇILAN SAVAŞ

Yuva, şunları kaydetti:

"Camileri, Kur'an kurslarını, İslami dernek ve vakıfları ve içerisindeki Kur'an-ı Kerimleri yakmışlardır. Adete bir haçlı zihniyeti olmuş ve Kobani bahanesinden ziyade İslam'a savaş açmış duruma gelmiş ve bir hal almıştı. Bunun neticesinde fakirlere kurban eti dağıtan Yasin Börü ve arkadaşları bu zalimlerin saldırılarına maruz kalmış ve hunharca şehit edilmişlerdir. Asıl katillere, azmettiricilere yönelik henüz bir adım atılmamıştır, bu suç değil ise peki suç nedir? 50'ye yakın insanın ölümüne sebep olmakla yargılanmayacaklar da daha ne yapıp da yargılanacaklar?"

Yapılan konuşmanın ardından Kenan Çelik moderatörlüğünde, aralarında Şehidler Kervanı Platformu Başkanı Ömer Çelik, İnsan Hakları Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Karadağ ve HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu'nun da bulunduğu panalistler sunum yaptı.

Moderatörlüğünü Kenan Çelik’in yaptığı programda bölgede Müslümanların tarihte az rastlanan şekilde katledildiği dile getirilerek bölge Müslümanlarının o süreçte sistemli bir şekilde yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekildi.

İLK KATLİAMI ÖZGÜRLÜK ADINAYDI

Panelde konuşan Şehitler Kervanı Platformu Başkanı Ömer Çelik,  PKK’ye işaret ederek “Örgüt ilk katliamı 80’lerde özgürleştirme adı altında Siirt, Hakkari ve Şemdinli’de Kürtleri öldürmekle ismini duyurdu. Yıllarca Kürt gençlerini Marksist-Leninst bir Kürdistan ile dağlara çıkardılar ve öldürdüler. Sovyetler birliğinin dağılmasıyla komünizm artık dünyada taban bulamadı. Sonra bunların imdadına Kemalizm yetişti ve Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük gibi Ergenekon’un derin insanlarının bunlarla buluşması neticesinde tıpkı Kemalizm gibi yeni bir sayfa açtılar. İkisiniz zihin dünyasında aynı şey vardı: İslam’a düşmanlık.” dedi.

MÜSLÜMANLARA İMHA HAREKETİ

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, “2011 yılında sonra, Seküler, sol ve İslam karşıtı medya Marksist düşünceye sahip bebek katili olarak anılan örgütünü Kürt siyasi olarak anmaya başladı. Bunu topluma da kabul ettirdiler. Biz buna itiraz ettik. Bu konuda İslami medya ve hükümet sınıfta kaldı. PKK’nin ve HDP’nin üst akım tarafından topluma empoze edilmesi ile bu barbarca cinayetleri işleyenler demokrasi havarisi kesildi. Barış havarisi oldular. Onlar özgürlük dedikçe, demokrasi dedikçe daha fazla kan döküldüğünü biliyorduk ve dile getirdik. Gün geldi, el Kaideci, gün geldi İşidçi, gün gelci devletçi dediler. Toplumun kabul etmediği kimse bizi onlarla göstermeye çalıştılar. Oysaki biz biziz. Biz bugün savunduğumuz dün da savunduk. Yarın da savunacağız.” diye konuştu.

Tanrıkulu konuşmasının devamında, “6-8 Ekim olayları bölge Müslümanlarına yönelik gerçekleşen imha hareketiydi. Sakallılara, şalvarlılara, başörtülere, derneklere, kuran kurslarına, Müslümanlara yönelik gerçekleşen bir soykırım girişimiydi ancak Allah onların planlarını bozdu. Yasin Börü’nün kanlarında boğuldular, sesleri kesildiler. Sadece onlar değil, mülki amirler de. Yöneticiler ve mülki amirlerden hesap sorulmadı. Bu ülkede 80 milyon vatandaş birinci sınıf vatandaş olmadığı müddetçe bu ülke istikrarı sağlayamayacak. Trabzon da şehit edilen çocuğun ismi 3 gün sonra okuluna verildi peki ama Yasin Börü’nün ismi neden okuluna verilmedi. Bu çifte standart nedendir. Biz halen 3’ncü sınıf vatandaşız.” ifadelerini kullandı.

Panele HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, 6-7 Ekim'de   PKK yandaşlarının saldırılarında hayatını kaybedenlerin yakınları, bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı.