KDP’den PKK’ye: Kürtler için ne yaptınız?

Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP), PKK’yi de kapsayan Kürdistan Topluluklar Birlği’ne (KCK), “Kürt milletine sorun ve engel çıkarmaktan başka ne yaptınız?” diye soruldu.

KDP’den PKK’ye: Kürtler için ne yaptınız?

Bu akşam Rudaw’da yer alan habere göre, Kürdistan Demokrat Partisi KDP, PKK ile ilgili ağır eleştirilerde bulundu.

KCK’nin, Musul’un Başika bölgesine gönderilen askerlerle ilgili açıklamasında KDP’ye yönelik ithamlarına cevap verildi.

KDP’den yapılan açıklamada, “KDP, sizin yanlış siyasetinizin bedelini ödüyor, daha ne yapsın? Kürdistan Demokrat Partisi, birçok sebepten dolayı Kürdistan halkı ve toprağı için bedelle sonuçlanan zulmünüzü bile milletten saklamıştır” denildi.

 “Türkler bölge sınırı ve diğer bazı yerlere girdiyse de sizin yanlış siyasetiniz yüzündendir” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

 “Kürt kurtuluş hareketi ve Kürdistan halkının önünde sizler sorunların kaynağı oldunuz. Ne siz, ne de başkası, ne istediğinizi, neyin peşinde olup, kim tarafından öne sürüldüğünüzü bilmiyor. Kürt milletine sorun ve engel çıkarmaktan başka ne yaptınız?”

KCK’nin Kürdistan’ın 500 köyünün harap olmasına sebep olduğu belirtilen açıklamada, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin bu köyleri inşa etmesine izin verilmediği kaydedildi.

KCK’nin  “düşmanca” bir dille davrandığı ifade edilen açıklamada, “Başka işiniz yokmuş gibi kendinizi KDP kaşıtlığı ve ortalığı karıştırmaya adamışsınız” ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

 “Neden gidip sorunlarınızı Türkiye’yle çözmüyorsunuz? Madem Türkiye’ye karşı gelemiyorsunuz, neden Kürdistan Bölgesi için sorunlara sebep oluyorsunuz?

Kürdistan halkının, sizin Kürdistan Bölgesi’ne neler yaptığınızı bilmesi ve zulmünüzün ufak bir bölümünden haberdar olması için harabeye dönmesine sebep olduğunuz 500 köy ismini sayabiliriz. Oralarda hayat adına birşey kalmadı ve insanlar göç etti. Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin bu köyleri yeniden inşa edip hizmet götürmesine de izin vermediniz.

Kürtler’in hayatını karıştırmak sizin mesleğiniz olmuş. Bu sebeple de Kuzey Kürdistan’ın birçok köyünde hayat bırakmamakla meşgulsünüz. Sizin bu yanlış siyasetiniz yüzünden de o bölgedeki halkın da huzuru kalmadı ve göç yollarına düştüler.

Kürdistan halkının sizi tanımasının vakti gelmiştir. Mukayese etsinler, siz mi Kürdistan halkının yaşamını alt üst ettiniz yoksa Kürdistan Demokrat Partisi mi?”

KCK’DEN AĞIR SÖZLER

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı bugün yaptığı açıklamada “Irak’a asker göndermesi söylenildiği gibi bazı güçleri eğitmek amaçlı değildir. Böyle söylenerek gerçek amaç gizlenmeye çalışılmaktadır. KDP de söylem ve tutumlarıyla Türk devletinin esas amacını örtmesine yardımcı olmaktadır” ifadelerini kullanmıştı.

Açıklamada şu ifadeler de yer aldı:

“Kürt sorununda çözüm politikası olmayan Türk devletinin gerillayı tasfiye etmek için her türlü yol ve yönteme başvuracağı açıktır. Bu yollardan biri olarak geçmişte olduğu gibi KDP'yi kullanmak istemektedir. Son zamanlarda bu yönlü bir yoğunlaşma, hesap ve plan içinde olduğu görülmektedir.

KDP ile Kürt Özgürlük Hareketi'ni karşı karşıya getirmek için her türlü fırsatı ve imkanı kullanmaya çalışmaktadır. Güney Kürdistan'a asker göndererek, KDP'yi Şii-Sünni çekişmesi içine çekerek kendi politikasının parçası haline getirip, PKK ile karşı karşıya getirmek ve daha sonra da ortak askeri operasyonlar gerçekleştirmeyi planlamaktadır.

KDP'nin politikaları ve söylemleri Türk devletini bu konuda heveslendirmiş ve cesaretlendirmiş bulunmaktadır.

AKP'nin savaş politikaları, Kürt Özgürlük Hareketi'ne saldırıları, Tayyip Erdoğan’ın Irak bize yönelik terör saldırılarına karşı tedbir almazsa biz alırız söylemleri, Güney Kürdistan’a asker göndermeleri, KDP istihbaratıyla birlikte Güney Kürdistan'da ortak çalışmaları arttırmaları, Mesut Barzani’nin Ankara’ya gidişinden sonra özyönetim alanlarına daha şiddetli saldırılması ve hava saldırılarının arttırılması, KDP-Türkiye ilişkilerinin Kürtler için hayırlı sonuçlar ortaya çıkarmadığını ve çıkarmayacağını göstermektedir.”

Kaynak. Rudaw.net

Kaynak: Diyarbakır Söz