Görüş Bildir

Nevruzda oğlum dağa götürüldü!

Nevruzda oğlum dağa götürüldü!

Salih Aylu, "Nevruzdan sonra oğlumun dağa gittiğini, çocuğumun dağda olduğunu söylüyor. Oğlumun terörist olmasını istemiyorum." dedi.

Çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin, HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemine katılan baba Salih Aylu, "Nevruzdan sonra oğlumun dağa gittiğini, çocuğumun dağda olduğunu söylüyor. Bu kişinin sürekli HDP kongrelerine katıldığını gördüm. Oğlumun terörist olmasını istemiyorum." dedi.

Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığı iddia edip bir gün sonra parti il binası önünde oturma eylemi başlattı. Oturma eyleminin üçüncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp olan aileler, 3 Eylül Salı gününden itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Oturma eyleminin 8'inci gününde Diyarbakır'da oturan Salih Aylu da 22 Mart'ta kaybolan oğlu Mehmet (20) için nöbete başladı. Ailelerin arasına, Ordu'dan gelen Latife Ödümlü de katıldı. Siirtli olan ancak Ordu'da yaşayan Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün, 10 ay önce, terör örgütü PKK tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığı iddiasıyla eyleme katılan 20'nci aile oldu

'NEVRUZ'DAN SONRA KAYBOLDU'

Salih Aylu, oğlunun nevruz kutlamalarına gittikten sonra HDP kongresine katılan M.I. tarafından dağa kaçırıldığını iddia etti. Aylu, şunları söyledi: "En son oğlumla Nevruz'a giden kişi, çocuğumun dağda olduğunu söyledi. Aynı şekilde kendisi göndermiş. Kod ismine kadar bana söyledi. Orada kalmasını istemiyorum. Nevruz günü önce oğlumu arıyor, cevap vermeyince küçük oğlumu arıyor. Telefonu alan oğlum tehdit ediliyor. Oğlumla çıkıp Nevruz'a gidiyor. Ayın 22'sinden sonra da oğluma ulaşamadım. Ayın 23'ün de o numarayı aradım. Bana çocuğumun dağda olduğunu söyledi. Sonra Diyarbakır'da onunla buluştum ben. Bana kendisini polise niye şikayet ettiğimi sordu. 'Ben Türkiye Cumhuriyeti'nden korkmuyorum, niye beni şikayet ediyorsun?' dedi. Ben de onu konuşturmak için 'Ben davamdam vazgeçerim, yeter ki çözüm bul bana' dedim. O da polise şikayet ettiğim için çözüm bulmayacağını söyledi. Çocuğum Metina'dadır. Bu adam HDP'nin kongrelerine katılmış. HDP'ye de başvurdum. Bana buraya boşuna geldiğimi, siyasi parti olduklarını söylediler. Sonuç ne olursa olsun, ben oğlumu istiyorum, terörist olmasını istemiyorum. Bugün işten izin alıp oturma eylemine geldim."

AİLELERE DESTEK ZİYARETLERİ VAR

Buarada annelerinin başlattığı oturma eylemine destek ziyaretleri sürüyor.  Ailelere destek için Trabzon'dan gelen Abdullah Özer, eylemi sürdüren anne ve babalarla görüştü. Desteklerini belirten Özer, eyleme katılan baba Rauf Biçer ile beraberinde getirdiği Türk bayrağını açtı.

Eyleme katılan baba Şevket Altıntaş, Türk bayrağını öptü. Özer, daha sonra bayrağı aileler adına Rauf Biçer'e hediye etti Aileler bu sırada, alkışlarla "Susma, sustukça sıra sana gelecek" sloganı attı. Baba Biçer de "Bu bayrak inşallah hiçbir zaman inmeyecek. Çanakkale Savaşı'nda başardık, her zaman başaracağız." dedi.

ŞEHİT ANNESİ OLARAK BURADAYIM

PKK'nın Diyarbakır'da 3 Ocak 2008'de düzenlediği saldırıda oğlu Eren'i kaybeden AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat da anneleri ziyaretinde, sohbet ederek sorunlarını dinledi. Eronat, "Bir şehit annesi olarak annelerimizin yanına uğramak istedim. Evlat acısı yaşamış bir anne olarak, evladını kaybetmiş, kaptırmış bu annelerin acılarını yakinen bildiğim için onlarla selamlaşmaya geldim." ifadelerini kullandı. Anneler de PKK'ya tepki göstererek, çocuklarını kurtarıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini vurguladı.

15 TEMMUZ GAZİSİNDEN ZİYARET

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimine karşı, Atatürk Havalimanı'nda bir tankın önüne yatan 15 Temmuz gazisi Metin Doğan da ailelere destek ziyaretinde bulundu.

Annelerin acılarını paylaşmaya geldiğini dile getiren Doğan, şunları kaydetti: "Bu annelerin yavrularını ellerinden alanlar aynı zamanda yaşama içgüdülerini de aldılar. Bu direkt cinayet demektir. Çocukları alındığı için yaşayan ölüler. Bizler doğarken anne babamızı, ırkımızı, cinsiyetimizi, ten rengimizi seçemiyoruz. Bizi ortak kılan hepimizin Müslüman olması, tüm Müslümanlar kardeştir. Ben Türk evladıyım, Türk genciyim ama Kürt annelerin acılarını paylaşmak için buraya geldim. Selahaddin Eyyubi'nin çocukları Haçlı ordusuna asla asker olamaz. 15 Temmuz'da o tankın altına neden yattıysam, bugün de aynı neden için buradayım. O gün insanlar ölmesin diye yatmıştım. Bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmek demektir. Birbirimize karşı kazanacak zaferimiz yok ama birlikte kazanacağımız bir sürü zaferimiz var."

ANNELERİN ÇIĞLIĞI KUTSALDIR

Malatya'da faaliyet yürüten Himayeye Muhtaç Yaşlılar Çocuklar ve Kadınlar Sosyal Yardım ve Dayanışma Derneği (HİMYAÇDER) Başkanı Ayşe Ece Budan ve dernek üyeleri de aileleri ziyaret etti.

Dernek başkanı Budan, annelerin çığlığını duyduklarını, onların haklı ve kutsal çığlığına ses olmaya, moral desteği vermeye geldiklerini ifade etti. Uluslararası tüm mecralara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Birleşmiş Milletler Çocuk Sözleşmesi'ni hatırlattıklarını aktaran Budan, şöyle konuştu: "Demokrasi kavramını her daim kullanan tüm mahfilleri, demokrasi ve hukuk kapsamında sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Anne çığlığı dinlenmelidir. Bu çığlıklar kutsaldır, haklı talepler olarak tarihteki yerini almıştır. Maşeri vicdan harekete geçmelidir."

'HASTA ANNELERİN ÇOCUKLARINI SEÇİYORLAR'

Şehit İlhan Varank'ın eşi Saadet Varank ise, "Şehit eşi olarak en azından bir mezarı var. Ziyaret edebiliyoruz. En azından gidebileceğimiz bir yer var ama annelerle görüşüyorum çocuklarından hiç haber alamamışlar. Bakıyorum kanser hastası tam iyileştim derken bu üzüntüyle daha çok kahroluyorlar. Herhalde böyle hasta anneleri seçiyorlar ki; arkasında bunları soruşturacak kimse kalmayacak çocukları seçiyorlar" diye konuştu.

GAZİ VE ŞEHİT YAKINLARINDAN AİLELERE DESTEK ZİYARETİ

Diyarbakır'da, HDP İl Başkanlığı önündeki oturma eyleminin 8'inci gününde ailelere destek ziyaretleri devam ediyor. Türkiye Gaziler ve Şehit Aileler Vakfı, şehit yakını ve gazilerden oluşan 60 kişilik bir grupla eylemdeki aileleri ziyaret etti. Gazi ve şehit yakınları, ailelere beyaz şal taktı.

'TÜM TÜRKİYE SİZİN ACINIZI PAYLAŞIYOR'

Türkiye Gaziler ve Şehit Aileler Vakfı Genel Başkanı Lokman Aylar, kentte başlayan bu eylemin diğer illerde yaşayan oğulları, evlatları zorla dağa kaçırılan ailelere örnek olmasını istediklerini söyledi. Herkesin bu ailelerin yaptığı eyleme destek olması gerektiğini ifade eden Aylar, "Bizim canımızsınız. Kürdü, Türkü aynıyız, biz komşu değiliz kardeşiz artık, etle tırnak gibiyiz, ayrılamayız, hep beraberiz, biriz. İnşallah bu toprakları, bu vatanı terörden, PKK'dan temizleyeceğiz, bunlara destek verenleri hep beraber lanetleyeceğiz. Bakın evlatlarınız zorla dağa götürdüler, evladınızı yıllardır göremiyorsunuz. Bunun acısı büyük bir acıdır, mezarı olsa gider dua edersiniz, teselli olursunuz ama göremeyince, olmayınca, dağa çıkarılınca tabii ki göremiyorsunuz. Zenginlerin evlatları lüks otellerde, okullarda kolejlerde okuyor ama fakirin fukaranın yani sizlerin çocuklarını dağlara kaçırıyorlar, mağaralarda yaşamaya mahkum ediyorlar, bu adalet değil, bu temsil noktası değil, hiçbir şekilde bunu biz kabul etmiyoruz. Diyarbakır'da başlayan bu güzel uygulamanın tüm illerdeki oğulları, evlatları zorla dağa kaçırılan ailelere örnek olmasını istiyoruz. Herkesin başkaldırmasını istiyoruz. Tüm Türkiye sizin acınızı paylaşıyor çünkü terörden hepimiz çektik, hep beraber çektik bu eziyeti, bu sıkıntıyı hep beraber yaşadık" dedi.

AK PARTİ'Lİ DEMİRBAĞ'DAN ZİYARET

AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ, Diyarbakır'da çocuklarının bulunması için HDP il binası önünde oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti. Iğdır'da kayınpederi Abdullah Apakar'ın, PKK'lı teröristlerce kaçırılıp, katledildiğini hatırlatan Demirbağ, ailelerin eylemlerine destek verdiğini söyledi. Demirbağ, şunları ifade etti:

"Bu ailelerin onurlu duruşlarına destek vermek için buraya geldim. Ciğerleri dağlı annelerimizin evlatlarına kavuşabilmek umuduyla başlatmış oldukları bu onurlu direniş dolasıyla buraya geldim. Ben de yıllar önce PKK tarafından kaçırılarak şehit edilen, Iğdır’da Botan aşiretine mensup kanaat önderi, kayınpederim Abdullah Apakar’ın damadıyım. Bu acıyı yüreğinde hisseden bölge milletvekili olarak bacılarımıza, annelerimize destek vermek, yanlarında olabilmek için buraya geldim. Kendilerine Allah sabırlar versin. İnşallah bu duruşları, bu direnişleri mutlu bir sonla neticelenir diliyorum. Gerek PKK, gerekse siyasi uzantısı HDP üst yöneticilerinin, hatta milletvekillerinin hiç birinin çocuğu dağa çıkmazken, dağa çıkarılmazken, hatta ve hatta kolejlerde okurken, Avrupa’da, İngiltere’de, Amerika’da tahsil görürken, lüks hayatlar yaşarken, ekmeğinin derdinde olan bu ailelerin çocuklarının dağa çıkarılmasına 'dur' demek için, içinde zerre kadar insan sevgisi taşıyan herkesi Kürt çocukları üzerinde bölge gençleri üzerinde oynanan bu haince oyuna 'dur' demek için, dağa çıkarılan çocukların da dönmesine vesile olmak için, bu direnişe destek olmaya çağırıyorum, duyarlı olmaya davet ediyorum."




Etiketler: |