SözTV Yayınını izlemek için tıklayın
DÖVİZ KURLARI
  Alış Satış
Dolar 1.5325 1.5399
Euro 2.0806 2.0906
Diyarbakir Hava Durumu
50 &deC
KALEMİN DİLİ
Ömer Büyüktimur
BÖLGEMİZDE VİRAL HEPATİT B
Doç.Dr.Mustafa ÇELEN
AÇIK PENCERE
Av. Cavit Torun
TARAFTARIN SES
Ali Yılmaz
SÖZ MEYDANI
Saffet Azbay
YORUM FARKI
Şükrü Uludağ
GÜNDEM
'BICAK' TİMİ SIRRI NEDİR?
01.07.2009

DİYARBAKIR  - Diyarbakır'da özel yetkili bir savcı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 1990'lı yıllarda bölgede bazı faili meçhul cinayetler işledikleri ileri sürülen, PKK itirafçılarından oluşan 10 kişilik ''Bıçak'' timinin araştırıldığı öğrenildi.

Özel yetkili savcının araştırmayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan ihbar üzerine başlattığı bildirildi. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunan bir kişi, aralarında PKK itirafçılarının da bulunduğu 10 kişilik ''Bıçak'' timinin 1990'lı yıllarda işlediği ileri sürülen cinayetleri anlattı. Savcılığa yapılan ve soruşturma dosyasına konulan ihbar mektubunda, ''Bıçak'' timinin, ''en tehlikeli PKK itirafçılarından oluştuğu'' iddia edildi.

BIÇAK TİMİNİN SIRRI

Mektupta, 5 Kasım 1994 günü, Mardin'in Savur ilçesi Pınardere köyü yolu kesilerek araçta bulunan 4 öğretmenin katledilmesi olayının da ''Bıçak'' timi tarafından gerçekleştirildiği ileri sürüldü. ''O dönemde Mardin Jandarma Alay Komutanı olan Albay Rıdvan Özden'in, 'Bıçak' timine karşı çıktığı ve öğretmenlerin öldürülmesi olayıyla ilgili olarak onlarla bir toplantı yaptığı'' ileri sürülen ihbar mektubunda, ''Toplantıda, 'Neden öğretmenleri vurdunuz?' diye çıkışan Albay Özden'e, itirafçıların sert bir şekilde çıkıştığı, ağza alınmayacak küfürler ve tehditler savurduğu'' öne sürüldü.

ENSESİNE TEK KURŞUN

Mektupta, Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in 14 Ağustos 1995 tarihinde, Mardin'in Savur ilçesine bağlı Ormancık köyü kırsal kesiminde açılan ateş sonucu iki korumasıyla şehit edilmesi olayına da yer verildi. ''Bıçak'' timinin bir grup PKK üyesiyle çatışmaya girdiği ileri sürülen mektupta, şu iddialar yer aldı: ''Bu tim, aldığı iyi bir istihbaratla teröristlerle çatışmaya girdi. 6'sı ölü 11'i sağ olmak üzere 17 örgüt üyesi etkisiz hale getirildi. 'Bıçak' timi, sağ ele geçirilen 11 kişiyi de kurşuna dizerek öldürdü. Olay yerine korumalarıyla gelen Albay Rıdvan Özden de ensesine tek kurşun sıkılarak öldürüldü. Rahmetli bu time hep karşı çıkardı ve sürekli kavga ederdi.''

5 KÖYLÜYÜ ÖLDÜRDÜLER

Soruşturma dosyasına konulan ihbar mektubunda, ''Bıçak timinin Kızıltepe'de 5 köylüyü sorguladıktan sonra öldürdüğü'' ileri sürülerek, ''Kızıltepe'de Sema mağarası diye bir yer var. Onun tam önünde 5 kişinin mezarı var. Bu tim, bu şahısları köyden alıp öldürdükten sonra oraya gömdü. Herkes o mağarayı bilir. Orası kazılırsa, o zaman bana inanırsınız'' şeklinde iddialara de yer verildi.

ÖN SAFLARDA ÇARPIŞTI

Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, 05 Aralık 2008 tarihinde yapılan ''Basın Bilgilendirme Toplantısı''nda Albay Rıdvan Özden'in şehit edilmesi olayıyla ilgili olarak, ''Şehit Jandarma Albay Rıdvan Özden 14 Ağustos 1995 günü Mardin ili Savur ilçesi Ormancık köyü kırsalında güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada takviye olarak bölgeye sevk edilen Jandarma Asayiş Komando Bölüğünden bir komando timi ve bölük komutanı ile birlikte en ön saflarda çarpışmıştır. PKK mensuplarınca açılan ateş sonucu, önce jandarma özel harekat timinden bir astsubay, bir uzman erbaş, devamında saat 17.30 sularında Jandarma Albay Rıdvan Özden şehit olmuştur. Aynı çatışmada 3 er ve 1 geçici köy korucusu yaralanmış, 5 terörist silahları ile birlikte ölü olarak ele geçirilmiştir'' demişti.

 

JİTEM İŞBİRLİĞİNİ

Öte yandan, Albay Rıdvan Özden, şaibeli bir helikopter kazasında şehit düşen Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ekibindeydi. Mardin’e gitmeden önce görev yaptığı İstanbul’da kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitti. Akaryakıt kaçakçılığında kullanılan araçların Jandarma’ya ait tesislerden birinde saklandığını belirledi. Olay yargıya taşındı. 1994’te tayini Mardin’e çıktı. Mardin’de görev yaparken sınırda JİTEM’in PKK ile koordineli yaptığı kaçakçılık ve uyuşturucu sevkıyatını ortaya çıkardı. Bazı görevliler hakkında dava açılmasını sağladı. Özden’in bölgedeki bu faaliyetleri onunla JİTEM’in arasını açtı. 1997’de JİTEM adına tetikçilik, çek-senet tahsilatçılığı yaptıklarını, bir çok cinayet ve işkence olayına karıştıklarını anlatan PKK itirafçıları Murat Demir ve Murat İpek, Albay Özden’i JİTEM’in öldürdüğünü itiraf etmişlerdi.

SİLAH VE UYUŞTURUCU

Sanatçı Şanar Yurdatapan’ın kaydettiği itiraflarda Murat İpek, Rıdvan Özden’in bölgedeki silah ve uyuşturucu kaçakçılığını fark edince kendi bölgesini temizlemeye karar verdiğini belirterek şunları anlatmıştı: "Mesela elimizde ERNK makbuzları vardı. Bir gece Midyat’ta elektriği kestirip, bütün ev, otomobil, dükkanların önüne bu makbuzları bıraktık ve hepsinden ikişer bin dolar istedik. Kimi verdi, kimi vermedi. Rıdvan Albay bunu öğrenmişti. Bu işlere karşı olduğunu hepimiz biliyorduk. Rıdvan Albay bu yüzden harcandı. Bu işlerin başında da Yarbay C. K. vardı. Özden’i vuran kişinin ’Zeki’ kod adlı İ. Y. olduğunu biliyoruz. Zaten o bölgede bütün infazları Zeki yapardı. Bir başka kod adı da ’Zana’ydı. Biz ona öyle derdik, aramızda."

EŞİMİ PKK ÖLDÜRMEDİ

Tomris Özden, yıllarca eşini PKK’nın öldürmediğini kanıtlamaya çalıştı. Resmi açıklamalarda Albay Özden’in PKK kurşunuyla alnından vurulduğu söyleniyordu. Tomris Hanım, eşinin ensesinden vurulduğunu ve vurulduğu günden iki gün sonra şehit edilmiş gibi rapor tutulduğunu öne sürerek otopsi yapılmasını istedi. Ancak bu talebi sonuçsuz kaldı. Albay Özden’in silahı diye eşine teslim edilen silah ile Özden’in her zaman taşıdığı silahının seri numaraları birbirini tutmuyordu. Tomris Özden, silahı teslim ederek balistik incelemesinin yapılmasını istedi ancak bu da yapılmadı. Olay esrarını korurken PKK itirafçısı İ. Y., Tomris Özden’e giderek, Albay Özden’in PKK değil, JİTEM tarafından öldürüldüğünü söyledi ve ilginç detaylar verdi. Tomris Özden, bunun üzerine askeri savcılığa şikayette bulundu.

TAKİPSİZLİK ALDI

Ancak bu şikayeti de takipsizlikle sonuçlandı. Tomris Özden, eşine Veli Küçük ve çevresinden "JİTEM’e gir" baskısı yapıldığını ileri sürerek, "İTEM’de çalıştı mı tam olarak bilmiyorum. Bir kere Kuzey Irak’a kod adı kullanarak göreve gitmişti. Ancak, Veli Küçük ve ekibinin kendisine JİTEM’e gir yönünde baskı yaptığını ima etmişti" diyordu. JİTEM’in kurucularından Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan’ın da eşine JİTEM için baskı yaptığını söyleyen Tomris Özden, geçtiğimiz aylarda, "Eşim sınırda kaçakçılık ve uyuşturucu işinden çok rahatsızdı. JİTEM ve örgütler beraber yapıyordu bu işi. ’Bu işlerin kökünü kazıyacağım’ diyordu. Ama kendisinin sonu oldu" demişti. Tomris Özden, geçen yıl Kasım ayında Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’e 5 saatlik bilgi verdi ve eşine ait günlükleri Öz’e teslim etti. Özden, Savcı Öz’ün "Artık Albay Özden dosyasını Mardin‘den isteyelim. Otopsi yapılmasını da sağlayalım" dediğini söyledi. Dosya bu şekilde Ergenekon soruşturmasına dahil edildi.

Bu kategorideki diğer haberler
Ana Sayfa | Künye | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap | İletişim | Reklam