VAN - Maden Teknik Arama (MTA) Doğu Anadolu Bölge Müdürü Ali Aydın, deprem, heyelan ve volkan patlamalarının Van ve civarında güncelliğini koruduğunu söyledi.
Van Valiliği, MTA Bölge Müdürlüğü, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ve Van Ticaret Sanayi Odası (VATSO) tarafından düzenlenen ''Van Gölü Civarının Jeolojisi, Depremselliği ve Yeraltı Kaynakları'' konulu sempozyum, VATSO salonunda başladı.
Sempozyumun açış konuşmasını yapan Vali Yardımcısı Hasan Yılmaz, bu etkinliğin ilgili kurumlar açısından yol gösterici olacağını belirtti. Ülkelerin gelişmişliğinin sanayiye, sanayinin gelişmişliğinin ise hammaddeye bağlı olduğunu bildiren Yılmaz, Van'da da çinko, demir, krom, çimento gibi madelerle ilgili faaliyetlerin sürdürüldüğünü kaydetti.
UZMANLAR UYARIYOR, DİKKAT
MTA Bölge Müdürü Aydın da Van'ın tarihinin 7 bin yıl öncesine dayandığını belirterek, ''Bu kentin tarih sahnesinde bu kadar cazip olmasının nedeni, verimli tarım alanları, zengin yeraltı ve akarsu kaynakları ile uygun iklim koşullarına sahip olmasıdır'' dedi.
Aydın, Van ve civarında eski yerleşim merkezleri olan Toprakkale, Çavuştepe gibi alanlarda yapılan kazılarda ortaya çıkan madeni eşyaların, yaklaşık 5 bin yıl önce özellikle Urartular döneminde Van'ın madencilik ve maden işleme merkezi olduğunun kanıtı olduğunu vurguladı.
Bu zenginliğin Van ve çevresinin coğrafik ve tektonik yapısından kaynaklandığına işaret eden Aydın, bu coğrafik ve tektonik yapının oluşturduğu güzelliklerin, önlem alınmadıkça insanlık için tehlike oluşturabileceğine değindi.
Aydın, ''Van ve civarında aktif olan iri fayların varlığı, deprem gibi doğa olaylarının afete dönüşmesini de ortaya çıkarmaktadır. Jeolojik tehlikeler olarak bilinen deprem, heyelan ve volkan patlamaları, bugün Van ve civarında güncelliğini korumaktadır'' diye konuştu.
“BU MADENLER GÖKYÜZÜNDEN GELMEDİ”
Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zahir Kandaşoğlu da bölgenin en büyük sorununun işsizlik olduğunu, işsizliğin ortadan kaldırılması için yeraltı zenginliklerini değerlendirecek işletmeler açılması gerektiğini bildirdi.
Urartular döneminde kentte altın ve gümüş işlemeciliğinin yaygın olduğunu hatırlatan Kandaşoğlu, ''Bu madenler Urartular'a gökyüzünden gelmedi. Yeraltında bu kaynaklarımız vardır. Bunların araştırılıp ortaya çıkarılmasını istiyoruz'' dedi.
İki gün sürecek sempozyuma, bölgede görev yapan jeoloji ve maden mühendisleri katıldı.