
AK Partili Arzu, ildeki sivil toplum kuruluşlarının (STK) her kesim için aynı duyarlılığı göstermeleri gerektiğini söyledi.
DİYARBAKIR - AK Parti Diyarbakır Milletvekili Kutbettin Arzu, Diyarbakır'daki 90 sivil toplumu örgütündeki kişilerin; adalet, eşitlik ve özgürlük adına Diyarbakır'da, bölgede, ülkede ve dünyada yapılan bütün haksızlıklara karşı aynı tavrı göstermelerini beklediklerini söyledi.
Arzu, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, öncelikle BDP'nin Ankara'da birileri tarafından kurşunlanmasını kınadıklarını ve faillerin de en kısa zamanda yakalanacağını tahmin ettiğini belirtti.
STK'LARA SİTEM ETTİ
İçişleri Bakanının yaptığı açıklamada, en kısa zamanda BDP'ye giderek geçmiş olsun dileklerinde bulunacağını söylediğini ifade eden Arzu, ''Ben Diyarbakır'da daha önce bir kaç defa AK Parti binalarına yapılan molotof kokteyli saldırılarda da diğer siyasi partiler, sivil toplum örgütü, meslek örgütü ve sendikalar tarafından da bu hassasiyetin gösterilmesini isterdim. Eğer gerçekten eşitlik, adalet ve özgürlük diyorsak, bir defa birilerini ötekileştirmemiz gerekir. Eşitilik, özgürlük, adalet, herkese adalet, şiarımız bu olursa daha inandırıcı, daha kucaklayıcı ve topluma daha çok güven veririz.
HER KESİME DUYARLILIK
Bu anlamda Diyarbakır'daki 90 sivil toplumu örgütündeki arkadaşlara, bu duyarlılığı adalet, eşitlik ve özgürlük adına Diyarbakır'da, bölgemizde, ülkemizde ve dünyada yapılan bütün haksızlıklara karşı aynı tavrı göstermelerini bekliyorum. Bu arkadaşların bundan sonraki eşitlik, adalet ve özgürlük konusundaki tavırlarına bakacağım ve buna göre, bu arkadaşlar bütün olaylar karşısında aynı tepkiyi gösterirse elbette destekleyeceğim. İlk olarak ta bu arkadaşların toplu olarak AK Parti'ye gelip, orada yaşanan saldırılar nedeniyle yanında boşalan esnaf arkadaşımızın dükkanını ziyaret etmelerini talep ediyorum'' dedi.
MERMER'DEN ÖTEYE GİTMEDİ
Arzu, sivil toplum örgütlerinin gerçekten sivil olmasından yana olduğunu, Diyarbakır'da sivil toplumu geliştirme gibi bir AB projesi olduğunu vurguladı.
Bu projenin askıya alındığını anlatan Arzu, ''Çok önemli bir gelişme, AB ilk defa Diyarbakır'da bir projeyi askıya alıyor. Projenin adı, Sivil toplumu geliştirme, onun için bütün sivil toplum örgütlerinin bu anlamda bir kez daha kendilerini oto kontrolden geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu hepimiz için geçerli'' diye konuştu.
Demokratik açılımın, ilk gününde Başbakanın, bunun bir süreç olduğunu söylediğini hatırlatan Arzu, şöyle dedi:
''Bu bölgede bugün adalet, eşitlik ve özgürlük adına geçmişte işlenen faili meçhul cinayetlerin araştırması yapılıyor. Habur'da şu anda Hezil Çayı'nda bundan önce atılmış cesetler aranıyor. Bugün Diyarbakır'da bir Alay Komutanı yargılanıyor cezaevinde. Yine Erzurum'da bir Alay Komutanı yargılanıyor. Yargı süreci olduğu için suçlu suçsuz anlamında bir yorum yapmıyorum. Ben Türkiye'nin nereden nereye geldiğini ifade etmek açısından söylüyorum. Geçmişte Lice yandı. Bir siyasi partinin genel başkanı Mermer'den öteye gidemedi.
NİYE YASAK DENİLDİ
Niye, 'Yasak' denildi. Ama bugün bakın nereden nereye geldik, bu bir süreç, bunu böyle görmek lazım. Bugün Diyarbakır'da belediye başkanları kelepçelendi diye İçişleri Bakanı soruşturma açtı. Geçmişte asit kuyularında insanlar kaybolurken soruşturma açılmayan bir dönemden, böyle bir döneme geldik. Bugün Kürtçe TRT 6 var. TRT 6'nın açılmasına bir kısım arkadaşlar karşı çıktılar, hatta bunu seyretmenin, bunun programına katılmanın hainlik olduğunu söylediler. Ama bugün o arkadaşlar diyor ki, 'Bu bizim eserimiz, bizim ürünümüz, bizim mücadelemiz.' Hayır, o arkadaşların değildir. O arkadaşların olsaydı açılışına katkıda bulunurdular. Dolayısıyla geldiğimiz nokta açısından bir noktadan, bir noktaya geliyoruz. Yeterli mi? değil. Elbette daha ileriye gitmek gerekir.''
KAVGAYI BENİMSEMİYORUZ
Arzu, kavgayı hiçbir yerde benimsemenin doğru olmadığını, kavganın ne evde çocuklar arasında, ne eşler arasında, ne komşular arasında, ne de toplumun herhangi bir yerinde doğru birşey olmadığını bildirdi.
Arzu, yargılanan çocuklarla ilgili TBMM Adalet Komisyonunda bir yasa taslağı olduğunu ve bu yasa taslağının kendileri tarafından getirildiğini kaydetti.
Ama muhalefetin sert tepkisi nedeniyle bu yasa tasarısının daha genel kurula inemediğini anlatan Arzu, şöyle devam etti:
MOLOTOF KOKTEYLİ SALDIRI
''Biz bunu, komisyondan genel kurula getireceğiz. Bu yasa içerisinde yeniden yargılanma ilgili bir madde var. Muhalefet bunu özellikle provoke ederek 'Bu Abdullah Öcalan'ın da yeniden yargılanması ile ilgilidir' diyerek şiddetli bir tepki gösterdi, önümüzü kapattı. Bu yasa, bu ceza yiyen çocukların yeniden yargılanıp, varsa fazla cezanın kaldırılması ile ilgilidir. Bu çocukları savunurken, bu çocukların eline molotof kokteyli verip, başka çocukların hayatına neden olanları da yargılamamız lazım. Molotof kokteyl atan çocukları suçlamıyorum, ama bu çocukların eline molotof kokteyli verenleri suçluyorum. Otobüste yanan o kız çocuğunun hakkını da savunmamız lazım ki, bir başkası artık bu çocukların eline mototof kokteyli verip, başkalarının işyerine, canına kast edecek bir eylem içerisine sokmaması gerekir diye düşünüyorum. O çocukların böyle ağır cezalar almasının önündeki yasal engellerin kaldırılması çalışmaları yapılırken, bunu onlara verenlerin en azından toplumun vicdanında yargılanması gerektiğini düşünüyorum. Bunları örgütleyen, bunları attıran, kişi, kurum ve kuruluşların yargılanması gerektiğine inanıyorum. Bazı Tv kanallarında bu eylemler marşlar eşliğinde gösteriliyor. Dolayısıyla o Tv kanallarını kınıyorum. O çocukları marşlarla bu eylemlere sürükleyenleri kınıyorum.''
Arzu, Güvenlik Müsteşarlığı konusunda yapılması gereken çalışmaların hayata geçirilmesi ile ilgili görüşmelerin devam ettiğini, öte yandan istihdam ve işsizliği önlemek için de çalışmalarının aralıksız sürdüğünü sözlerine ekledi.