ANADİLE SINIR KONULAMAZ!
DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ana dilde konuşmayı kimsenin yasaklayamayacağını söyledi.
Arınç, "Radyo yasaklanmamalı, televizyonu yasaklamamalı, kitaplar, tiyatrolar vesaireler hepsi olmalı. Herkes kendi dilini öğrenmeli. Bunun yolu açılmalı. Bu çok doğru bir şey. Ama yılardır suç olarak bilindi bunlar. Demokrasiler gelişmedikçe insanlar kendi kültürel haklarını tanımadıkça ve yaşamadıkça çok büyük sıkıntılar içine girdiler. O zaman fitne doğdu. Aslında bu haklar verilse fitne olmayacak. Fitne ırkçılık fitnesi olarak girdi" dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, önceki akşam Mardin’de Ak Parti Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel’in anne ve babası Mehmet Edip-Fatma Yüksel adına yaptırdığı caminin açılışını gerçekleştirdi. Törene Arınç’ın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, Mardin Valisi Hasan Duruer, Süryanilerin Deyrulzafaran Manastırı Metropoliti Salibe Özmen ile vatandaşlar katıldı.
HERKES KENDİ DİLİNİ ÖĞRENMELİ
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, daha sonra Mardin Belediyesi tarafından ramazan etkinlikleri kapsamında Dara Anfi Tiyatro Açıkhava alanında düzenleneni Sedat Uçan’ın ilahi konserine katıldı. Konsere gelen çocukların başlarında ‘evet’ yazılı şapkalar dikkat çekerken, Arınç, konuşmasında halktan evet oyu kullanmalarını istedi.
DEMOKRASİ VE HUKUK
"Eğer demokrasi ve hukuk olmasa o ülkede faili meçhul cinayetler olur" diyen Arın, şunları söyledi: "O ülkede işkence olur o ülkede insanlar isyanlar ederler. Ben kendimi ifade edemiyorum diye. Hatta çok daha radikal kararlar alır, dağa çıkarlar. Yani insanların suç işleme meylini artıracak, haksızlıklar yaparsanız. Mesela bir ülkede zaman geldiğini de o da 1980 ihtilalini hemen arkasıdır. ‘Artık kimse Kürtçe konuşmayacak. Kürtçe konuşmak suçtur’ derseniz çok yanlış bir şey yaparsanız. Kendini Kürt olarak tanımlayan ve bundan iftihar eden insanlarımız var. Çok tabii bir şey. Bu dili konuşmak hiçbir zaman suç olamaz. Bu fıtrata aykırı bir şey olur. Ama bunu yaptılar. Diyarbakır Cezaevi’nde başka cezaevinde de bu tür suçlamalarla insanların işkenceye dönüştürüldüğünü hepimiz biliyoruz. Benim bildiğim o yasak 4-5 yıl uygulandı. Mardin’de köken olarak kendisini Arap olarak nitelendiren insan takdire layıktır, kucaklanmaya layıktır. O da bu ülkenin milletin bir parçasıdır. Ana dilde konuşmayı kimse yasaklayamaz. Radyoyu yasaklanmamalı, televizyonu yasaklamamalı, kitaplar, tiyatrolar vesaireler hepsi olmalı. Herkes kendi dilini öğrenmeli. Bunun yolu açılmalı. Bu çok doğru bir şey. Ama yılardır suç olarak bilindi bunlar. Demokrasiler gelişmedikçe insanlar kendi kültürel haklarını tanımadıkça ve yaşamadıkça çok büyük sıkıntılar içine girdiler. O zaman fitne doğdu. Aslında bu haklar verilse fitne olmayacak. Fitne ırkçılık fitnesi olarak girdi."
KENDİ KİMLİĞİNİ İFADE ETMEK
Bugün terörden herkesin şikayet ettiğini söyleyen Arınç, terörün bir sonuç olduğunu söyledi. Arınç, "Terörü inceldiğimiz zaman orada kendi kökenini kendi etnik kimliğini ifade etmemek var, kendi toprağında ekonomik geri kalmışlık var, işkence görmek, haksızlık yapılmak var, zulüm karışında kalmak var" dedi.
Teröre giden yolları kesmek, bataklığı kurutmak gerektiğini belirten Arınç, "Terörle mücadele etmenin yolu da ekonomik geri kalmışlıktan tutunuz kimlik haklarına, ifade özgürlüğüne kadar sosyal alanda ki geri kalmışlığa kadar maddi anlamdaki fakirliğe kadar pek çok şeyi yok etmektir. Bizim demokratik açılım değdiğimiz projemiz içinde de bu vardır. Temelde prensibimiz teröre yol açan sebepleri ortadan kaldırmaktır. Örgütü eylem yapamaz hale getirmek ve bu ülkede yaşayan etnik kökeni farklı insanları her birini kucaklaştırarak, beraberliğe geleceğe hazırlamaktır. Demokrasi böyle bir şeydir. Yarım olmuyor bu iş. Olacaksa tam olması lazım"diye konuştu.
HUKUKSUZLUK YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKAR
Arınç, bir ülkede faili meçhul cinayetler, işkenceler ve kayıplar yaşanmışsa bunların hiç birisinin ‘terörle mücadele’ olarak açıklanamayacağını söyledi. Hukuksuzluğun yıllar sonra ortaya çıkacağını söyleyen Arınç, bunun ortaya çıkmakla kalmayacağını, sahiplerinin cezalanacağını ifade etti. Arınç, şöyle konuştu: "Bugün ülkede birlik ve diriliğimizi bozan pek çok olay yaşanıyorsa ve maalesef geçtiğimiz günü Hakkari’de herkesin sevdiği, itibar ettiği birisi arkasından sabah vakti kurşunlanarak öldürülüyorsa fitneyi yayan bu ateşi yakan insanların geçmişten kalan bazı hesapları görmeye çalıştığını da görmek lazım. Bu alçakça saldırı hiçbir zaman caiz görülemez. Bir de hiç kimse müsamaha göstermez. Bu kaos kocaman bir cinayettir. Terörün hedefi zaten insandır. Kimin yaptığı, hedefinin kim olduğu önemli değildir." Etiketler:
|
| Yorumlar | |
|
|
| Copright © 2012 - Tüm hakları saklıdır. ANADOLU BASKI İŞLERİ ve GAZETECİLİK |
| Tasarım ve Programlama: |


















