Görüş Bildir

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül sonunda büyük tarihi açıkladı! Doğulu ile Atagül çiftinin nikah tarihi belirlendi, ne zaman?

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül sonunda büyük tarihi açıkladı! Doğulu ile Atagül çiftinin nikah tarihi belirlendi, ne zaman?

Star TV?nin fenomen dizisi Kara Sevda?nın güzeller güzeli oyuncusu Neslihan Atagül ve aynı kanalda yayınlanan fenomen dizi Muhteşem Yüzyıl Kösem?in karizmatik oyuncusu Kadir Doğulu?nun nikah tarihleri belirlendi.

Star TV’nin fenomen dizisi Kara Sevda’nın güzeller güzeli oyuncusu Neslihan Atagül ve aynı kanalda yayınlanan fenomen dizi Muhteşem Yüzyıl Kösem’in karizmatik oyuncusu Kadir Doğulu’nun nikah tarihleri belirlendi.

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül çiftinin düğünü nerede yapılacak merak konusu. Ortaya atılan bir iddiaya göre Kara Sevda'ya tutuşan çift Cırağan Sarayını istiyor.

Güzelliği ile gönüllere taht kuran Neslihan Atagü ve karizmatik oyuncu Kadir Doğulu'yla iki sene önce fazla uzun sürmeyen dizi Fatih Harbiye dizisinin setinde tanıştı. Doğulu ve Atagül çiftinin iş arkadaşlığı kısa sürede aşka dönüştü.

Kara Sevda

Kara Sevda, 14 Ekim 2015'te Star TV'de yayınlanmaya başlayan yeni dizidir. Dizinin başrollerinde Burak Özçivit, Neslihan Atagül ve Kaan Urgancıoğlu yer almaktadır. Yapımcılığını Kerem Çatay'ın üstlendiği dizinin yönetmen koltuğunda Hilal Saral bulunmaktadır. Senarist kadrosunda Anıl Eke, Özlem Yılmaz ve Burcu Görgün'ün bulunduğu dizinin oyuncu kadrosunda ayrıca; Kürşat Alnıaçık,Burak Sergen Zeyno Eracar, Orhan Güner, Neşe Baykent, Barış Alpaykut, Melisa Aslı Pamuk yer alıyor. Dizinin çekimlerinin bir kısmı Zonguldak'ta bir maden ocağında gerçekleşiyor. Dizide madende bir facia yaşandıktan sonra hayatı değişen genç bir maden mühendisinin hikayesi anlatılmaktadır. Genç madenciyi Burak Özçivit canlandırıyor.

Muhteşem Yüzyıl Kösem

Muhteşem Yüzyıl Kösem, Tims Productions tarafından yapılan, Star TV tarafından 12 Kasım 2015'te yayımlanmaya başlayan tarihi-kurgu türünde Türk televizyon dizisi. Dizi, 2011-2014 yılları arasında yayınlanan Osmanlı Sultanı I. Süleyman ile Hürrem Sultan'ın saray hayatını anlatan Muhteşem Yüzyıl dizisinin devamı niteliğinde çekilmiştir.

Dizi, Osmanlı İmparatorluğu'nun 14. Padişahı I. Ahmed ile eşlerinden Kösem Sultan etrafında kurgulanmıştır. İlk olarak Fransa'nın Cannes şehrinde düzenlenen MIPCOM Fuarı'nda tanıtılmıştır. Muhteşem Yüzyıl Kösem'in ilk bölümleri Yunanistan'ın Sakız Adası'nda çekildi.

Kadir Doğulu Kimdir?

Kadir Doğulu, 19 Nisan 1982 tarihinde Mersin’de beş çocuklu bir ailenin 2 numara oğlu olarak doğmuştur. Asıl adı Abdulkadir Doğulu’dur. Annesi ev hanımı, babası işçi emeklisidir. Kadir Doğulu’nun bir menajerlik şirketi var. İmaj danışmanlığı da yapan abisi, Kemal Doğulu; Hande Yener, Seda Sayan, Sıla, Kutsi, Gökhan Özen, Nil Karaibrahimgil, Demet Akalın gibi isimlerin imajlarını baştan aşağıya tasarladı. Kadir Doğulu, ortaokul ve lise yılları çalışarak geçti.

2000 yılında İstanbul’a ağabeyinin yanına geldi. Önce Beyoğlu Frape’de işe girdi. Ardından Refika’da çalıştı. Cafe City ve Buz’da garsonluk yaptı. Salomanje’de cumartesi pazar günleri mutfakta ekmek pişirip kahvaltıları hazırladı. Biriktirdiği paralarla Barcelona ve Roma’daki kafeleri ve restoranları inceledi. Oradaki yemekleri tattı. Türkiye dönüşü House Cafe’de işe girdi. İki sene işletmecilik yaptı.

O dönemde abisi aracılığıyla Hande Yener’le tanıştı. Kısa bir süre sonra bu tanışıklık aşka dönüştü.

Şarkıcı Hande Yener ile ortak olarak Ortaköy’de The House Cafe’de işletme müdürlüğü yapmıştır. Aynı zamanda Harbiye’deki Piyasa isimli gece kulübünü işletti.

Okan Üniversitesi gastronomi bölümünde okudu.

2010 yılında “Küçük Sırlar” dizisi ile oyunculuğa başladı. 2011 yılında Gani Müjde'nin senaryosunu yazdığı “Pis Yedili” adlı dizide oynadı.

2013 yılında Peyami Safa’nın aynı adlı romanından uyarlanan ve yönetmenliğini Sadullah Çelen’in yaptığı “Fatih-Harbiye” adlı dizide Neslihan Atagül, Yunus Emre Yıldırımer ile birlikte başrol oynadı.

2014 yılının Şubat ayında Kanal D ekranlarında başlayan, “Star Işığı X Factor” adlı 2 milyon TL büyük ödüllü şarkı yarışmasında Ziynet Sali, Emre Aydın, Armağan Çağlayan ve Ömer Karacan Jüri üyeliği yapmaktadır. Yarışmanın sunuculuğunu ise Kadir Doğulu yaptı.

Koyu Fenerbahçeli olan Kadir Doğulu, tiyatroya gitmek, spor yapmak, motosiklet ile dolaşmaktan hoşlanıyor.

2015 yılının Ocak ayında Star Tv’de gösterime girecek olan "Ve Kazanan" yarışmasının sunuculuğunu oyuncu Kadir Doğulu yaparken jüri koltuğunda Kenan Doğulu ile Şebnem Ferah olacaktır.

2015 yılında Atv ekranlarında oynayacak olan "Sevdam Alabora" adlı dizide başrollerde Kadir Doğulu, Elçin Sangu ve Mustafa Avkıran yer aldı.

Filmleri ve Dizileri

2015 - Sevdam Alabora (dizi)

2013 - Fatih-Harbiye (dizi)

2013 - Bir Hikayem Var ( sinema)

2011 -2012 - Pis Yedili (dizi)

2010 – 2011 - Küçük Sırlar (dizi)

Neslihan Atagül Kimdir?

Neslihan Atagül, 20 Ağustos 1992 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Annesi Beyaz Rus, babası Çerkes kökenlidir. Henüz 8 yaşındayken oyuncu olmayı kafasına koymuş. 13 yaşına geldiğinde Neşe Erberk'in sahibi olduğu Erberk Ajans'ın numarasını bulup adresini almış ve annesiyle gidip kaydını yaptırmış. Bir ay sonra da bir reklam filminde oynamış.

Yeditepe Üniversitesi'nde tiyatro bölümünde okumaktadır.

2006 yılında Yaprak Dökümü dizisinde canlandırdığı Deniz karakteri ile oyunculuk dünyasına adım attı.

2006 yılında ilk uzun metrajlı filmi 'İlk Aşk' da Vahide Gördüm, Çetin Tekindor ile birlikte oynadı. Bu filmdeki rolü ile Altın Koza Film Festivalinde Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülünü aldı.

18 Kasım 2011 tarihinde atv'de yayına başlayan, Mahsun Kırmızıgül'ün senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı ilk dizi çalışması olan “Hayat Devam Ediyor” adı dizide Neslihan Atagül; Fikret Kuşkan, Menderes Samancılar, Arif Erkin Güzelbeyoğlu gibi ustalarla oynamıştır.

2012 yılında Yeşim Ustaoğlu'nun yazıp, yönettiği, başrollerinde Neslihan Atagül, Özcan Deniz, Nihal Yalçın ve Barış Hacıhan'ın yer aldığı ve otobüslerin uğradığı bir mola yerinde çalışan iki gencin öyküsünü anlatan "Araf" filminde, genç oyuncu Neslihan Atagül performansıyla göz doldurdu.

Neslihan Atagül, 2013 yılında Peyami Safa’nın aynı adlı romanından uyarlanan ve yönetmenliğini Sadullah Çelen’in yaptığı, başrolerini Kadir Doğulu, Yunus Emre Yıldırımer ile paylaştığı "Fatih-Harbiye" adlı televizyon dizisinde oynadı.

2015 yılında senaryosunu Levent Kazak'ın yazdığı, yönetmenliğini Abdullah Oğuz'un yaptığı "Senden Bana Kalan" adlı sinema filminde Ekin Koç ile başrolü paylaşırken, Zeynep Kankonde, Wilma Elles gibi oyuncular da eşlik etmiştir.

Ekim 2015 ayında Star TV'de gösterilmeye başlayan, yönetmenliğini Hilal Saral'ın yaptığı başrollerinde Burak Özçivit ve Neslihan Atagül'ün oynadığı "Kara Sevda" adlı dizide Zerrin Tekindor, Melisa Aslı Pamuk, Kaan Urgancıoğlu, Burak Sergen, Kürşat Alnıaçık da oynamıştır.

Ödülleri:

2013 - 45. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Cahide Sonku En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Araf)

2012 - 25. Tokyo Uluslararası Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Araf)

2012 - Altın Koza Film Festivali Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü (Araf)

2012 - Moskova 2morrow Film Festivali Şimdinin ve Geleceğin En İyi Oyuncusu Ödülü (Araf)

2007 - Altın Koza Film Festivali Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü (İlk Aşk)

Filmleri :

2015 - Kara Sevda (Nihan) (TV Dizisi)

2015 - Senden Bana Kalan (Elif) (Sinema Filmi)

2013 - 2014 - Fatih-Harbiye

2011-2012 - Hayat Devam Ediyor

2012 - Araf

2011 - Kalbim Seni Seçti

2011 - Canım Babam

2006 - İlk Aşk

2006-2010 - Yaprak Dökümü

Türkan Şoray Kimdir?

Oyuncu. 60'lı yılların başında start alan sinema kariyeri boyunca sayısız filmde rol alan Şoray, "Sultan" lakabıyla anılmaktadır. Türk sinemasının gelmiş geçmiş en güzel ve büyük oyuncularından biri olan aktris, kariyeri boyunca hep zirvede kalmayı başarmıştır. Dramadan komediye farklı türlerdeki rolleri başarıyla canlandıran aktris, güzel, kırılgan, utangaç ama ulaşılmaz bir kadın profili çizmiş, bu özellikleri dolayısıyla da halkın sevgilisi olmuştur.

28 Haziran 1945'de devlet demir yollarında memur olan Halit Şoray ve ev hanımı Meliha Şoray'ın kızı olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Ekonomik açıdan sıkıntılar yaşayan bir ailesi olan Şoray, öğrenimine Rami Taş okulunda başladı. Sürekli olarak mahalle değiştirdiklerinden, farklı okullara devam etmek zorunda kalan Şoray, ilköğrenimini 1956’da Feriköy İlkokulu'nda tamamladı.

Şoray’ın babası bir süre sonra işini bırakıp polis memuru oldu, annesi ise bir lastik fabrikasında çalışmaya başladı. Zorlu yaşam koşulları sebebiyle Şoray, küçük yaşta evin işleriyle ilgilenmek zorunda kalmıştı. 1954’te kız kardeşi Nazan Şoray dünyaya geldikten sonra anne babası arasındaki geçimsizlik üst noktalara ulaşmıştı ve çift boşanma kararı aldı. Kız kardeşiyle birlikte annesinde kalan Şoray, liseye devam ediyordu. Boşanma sonrası Karagümrük'teki Sarmaşık Sokak’a taşınan aileyi yine zorlu günler bekliyordu. Ancak Şoray'ın ev sahiplerinin kızı Emel Yıldız'la taşınması hayatının dönüm noktalarından biri olacaktı. Yıldız sayesinde Yeşilçam'a adım atan Şoray'ı o dönem Nisan Haper’in asistanı olan Türker İnanoğlu keşfedecekti. Köyde Bir Kız Sevdim filmindeki rol için önceden Emel Yıldız'la anlaşılmasına rağmen Şoray'a şans verildi. Annesi Meliha Şoray kızının aktris olmasını istemediği halde maddi sıkıntıları yüzünden çalışmasına onay vermişti. İlk filmi için kamera önüne geçen Şoray'ı sinemada uzun soluklu bir kariyer dönemi bekliyordu.

O dönemde henüz 15 yaşında olan ve Şadi Çadırcı ile nişanlı olan Şoray, ilk filminden sonra yeni teklifler almaya başlamıştı. Bir süre sonra Çadırcı'dan ayrılıp İnanoğlu ile nişanlanan oyuncu, Aşk Rüzgarı ve Utanmaz Adam filmlerinden sonra basının da dikkatini çekmeye başladı ve dönemin ün yapmış haftalık popüler dergilerinden “Sinema" için kapak kızı seçildi. Şoray'ın 15 Mart 1961'de basılan dergiyle artık yüzü tanınmaya başlamıştı. Sinema dergisinin ardından Artist, Büyük Gazete ve Ses gibi yayınlarda da görüldü.

Eylül 1962’de bir film setinde tanıştığı Rüçhan Adlı’nın Şoray’ın hayatında önemli bir rolü olacaktı. Zira baba sevgisini kendisinden 23 yaş büyük olan Adlı'da bulan Şoray, bu ilişkisini yirmi yıl gibi uzun bir süre sürdürecekti. Rüçhan Adlı'nın evli olması nedeniyle magazin basınında haklarında birçok şey yazılıp çizilen çift, tüm olumsuzluklara rağmen birlikte olmayı seçmişlerdi. Şoray’ın Sultan olarak anılmasında ve "Şoray Kanunları" olarak nitelendirilen kurallarının oluşmasında Rüçhan Adlı'nın büyük rolü vardı. Zira Adlı, Şoray'ın her filmde rol almasını istemiyor, dekolte giymesine, filmlerdeki ağır çalışma koşullarına ve öpüşmesine karşı çıkıyordu. Adlı, oyuncuya bazı kısıtlamalar getiriyordu ve ona "Sultanım" diye hitap ediyordu. Bu hitap biçimi daha sonra dönemin ünlü yayınlarında haber oldu ve Şoray, "Sultan" lakabıyla anılmaya başladı.

Şoray “Otobüs Yolcuları”ndan sonra, aktris olarak kendini iyice yetiştirmiş olduğu görülen Acı Hayat'ta rol aldı. Sinema yazarları tarafından “Yılın filmi” seçilen Acı Hayat, Şoray'a 1964’te I. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırdı. Şoray, filmografisi için oldukça önemli olan bu filmdeki rolüyle sinema eleştirmenleri ve senaristlerden büyük övgüler aldı.

Şoray sayesinde ailesinin maddi durumu da düzelmiş, üst üste çektiği filmlerle oyunculukta kendine sağlam bir yer edinmeye başlamıştı. Dönemin ünlü yapımcıları ve film şirketi sahipleri Murat Köseoğlu (Aca Film), Osman Seden (Kemal Film), Nevzat Pesen (Pesen film) Şoray'ı filmlerinde oynatabilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. Oyuncu 60'lı yıllara çok kısa sürede damgasını vurmuş, 1965'te Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın'la birlikte Türk sinemasının en iyi dört kadın oyuncusundan biri olmuştu. Aynı yıl rol aldığı “Sürtük” adlı film, Türk sinema tarihi açısından önemliydi, zira inanılmaz bir seyirci rakamına ulaşmış, Şoray’ı büyük bir yıldız yapmış ve gazino filmleri dönemini başlatmıştı.

Ancak 1966'dan sonra yapımcıların para makinesi olarak gördüğü Şoray, ardı ardına benzer konulu filmler çekmeye başlamıştı ve sinemalarda sadece Şoray filmleri gösteriliyordu. Bu durum oyuncunun filmlerine gösterilen ilgiden kaynaklanıyordu ancak sinema izleyicisinde bir süre sonra bıkkınlık yaratmaya başlamıştı.

70’lerin başında yine zirvede görünen Şoray, 1972 yılıyla birlikte mesleki yaşamında yeni bir döneme başladı. Zira film sayısını ciddi anlamda azaltma kararı almıştı. Aynı yıl çektiği Cemo ve Dönüş filmleriyle başarı kazanan Şoray için Dönüş filmi ayrı bir önem taşıyordu. Çünkü oyuncunun ilk yönetmenlik deneyimiydi. Tepkilerle karşılaşsa da o dönemde hapiste olan Yılmaz Güney'den rejisörlüğü için kutlama mesajı alan Şoray'ın kendine güveni arttı. Film yılın en büyük hâsılat getiren yapımı olmasının dışında 1973 yılında “Moskova Film Festivali”nde özel bir ödül aldı. İkinci yönetmenlik denemesi olan Azapta için 1973'te kamera arkasına geçen Şoray, ilki kadar başarılı olamadı.

70’li yıllarda ortaya çıkan porno film furyasının yanında muhtıra nedeniyle de Şoray, bu süreç içinde çok az yapımda yer aldı. Bunlardan biri de Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğinde büyük ses getiren ve başrollerini Kadir İnanır’la birlikte paylaştıkları Selvi Boylum Al Yazmalım’dı.

80’ler, Şoray’ın hem özel hayatında hem de sinema kariyerinde önemli değişikliklerin gerçekleştiği yıllar oldu. Zira oyuncu, 1983’te Rüçhan Adlı’yla 20 yıl süren ilişkisini sona erdirdikten sonra, Şoray kanunlarının pek hükmü kalmamıştı. Kendisi gibi oyuncu olan Cihan Ünal’la yine 1983’te dünya evine giren Şoray’ın 1 yıl sonra annesi hayata gözlerini yumdu. 1985 yılında kızı Yağmur Ünal dünyaya geldikten sonra Şoray film çalışmalarına bir süre ara verdi ve 1987’de Hayallerim Aşkım ve Sen’de başrolde oynadı. Aynı yıl Ünal’dan boşanan Şoray, Rumuz Goncagül, Gramofon Avrat, Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu gibi başarılı filmlerde rol aldı. 1993’te Aziz Nesin’in aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlanan Tatlı Betüş isimli TV dizisinde kamera önüne geçtikten sonra ona Altın Portakal’da ikinci kez en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandıracak olan Bir Aşk Uğruna 1994’te vizyondaydı. Aynı yıl babasını bir yıl sonra da büyük aşkı Rüçhan Adlı’yı kaybeden Sultan, Yerçekimli Aşklar, Nihavend Mucize gibi yapımlardan sonra, Türk televizyon tarihinde çok önemli bir yere sahip olan İkinci Bahar’da Hanım rolünü canlandırdı. 2001’de TV izleyicisiyle Haluk Bilginer’le başrolleri paylaştıkları Tatlı Hayat ile yeniden buluşan Şoray, 1997’den sonra ilk kez uzun bir metrajlı bir filmle kamera önüne geçecekti: Gönderilmemiş Mektuplar.

Şoray, Mürüvvetsiz Mürüvvet ve Cemile isimli TV dizilerinden sonra 2006’da Uğur Yücel’in yönetmenliğini yaptığı “Hayatımın Kadınısın” isimli filmle izleyiciyle buluşmuştur.

Haziran 2015 ayında Muğla’nın Menteşe ilçesinde çekimlerine başladıkları, senaryosunu Onur Ünlü'nün yazdığı ve Yağmur Ünal’ın yapımcılığını üstlendiği "Uzaklarda Arama" adlı filmin yönetmenliğini annesi Türkan Şoray yapacak. Yağmur Ünal, ayrıca bir hayat kadınını canlandıracağı bu filmde ilk defa oyunculuk da yapacak. Filmin oyuncuları ise Sevda Erginci, Doğa Konakoğlu, Eşref Kolçak, Tanem Sivar, Fırat Tanış, Kaan Urgancıoğlu, Suna Selen, Elif Atakan, Mustafa Uğurlu, Ekin Türkmen, Pınar Göktaş, Sercan Badur, Mehtap Bayri gibi oyuncular olmuştur.

Fatma Girik Kimdir?

Oyuncu. Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit’le birlikte Türk sinemasının 60’lı yıllardan bugüne en önemli aktrislerinden biridir. Sert ve mağrur bakışları, haksızlıkların karşısında oluşu, sözünü esirgemeyen yapısıyla karakteristik rollerin oyuncusu olan Girik, bu özellikleri dolayısıyla Erkek Fatma adıyla anılmıştır. Köy temalı filmlerin de vazgeçilmez oyuncusu olmuş, çevirdiği 180’den fazla filmle birçok ödülün sahibi olmuştur. 1988–1993 yılları arasında Şişli Belediye Başkanı olarak görev yapan Girik, Söz Fato’da isimli reality show programıyla toplumsal sorunlara farklı bir perspektiften bakıp, çözüm yolları aramıştır. Ezo Gelin, Keşanlı Ali Destanı, Büyük Yemin ve Acı aktrisin önemli filmlerindendir.

12 Aralık 1942’de Münevver Girik ve Hayri Girik’in üç çocuğundan biri olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Babası dalgıç, annesi ev hanımıydı. Müesser Girik ve Günay Girik isimlerinde iki kardeşi de olan Girik’in çocukluğu Sultanahmet’te geçti. Cağaloğlu Ortaokulu’na devam ederken, ailesine yardımcı olmak zorunda kaldığı için eğitimini ikinci sınıfta sonlandırdı. Girik, annesiyle birlikte filmlerde figüranlık yapmaya başlamıştı ve küçük rollerle izleyicinin karşısına çıkıyordu. İlk filmi yönetmenliğini ve senaristliğini Seyfi Havaeri’nin yaptığı Leke’ydi. Leke’yi oyuncu olarak adından bahsettirmeyi başaramadığı birkaç iddiasız yapım daha izledi. Fatma Girik’in performansıyla dikkatlerden kaçmayacağı film, Memduh Ün’ün yönetmenliğindeki 1960 yapımı Ölüm Peşimizde’ydi. Memduh Ün’le tanışıklığı Girik’in hayatındaki dönüm noktalarından biri olacaktı. Zira o dönem Beşiktaşlı futbolcu Varol ile birlikteliğini sonlandırmış ve Ün’le uzun soluklu bir birlikteliğin ilk adımını atmıştı.

Fatma Girik kendi ağzından sinemaya başlayışını şöyle anlatmaktadır :

12 yaşına gelince, gazete okuyan babamın karşısına geçtim; en kararlı ses tonuyla, "Baba ben artist olmak istiyorum" dedim. Babam biraz daha okumaya devam ettikten sonra gazeteyi katlayıp yanına koydu ve sadece "Ne b.k olursan ol ama adam gibi ol" dedi. Komşumuz Sezai Abi Yeni Sabah Gazetesi'nde işçiydi ama vakit buldukça filmlerde figüranlık yapıyordu. Annemle bana, "Gelin sizi sete götüreyim" dedi, ve anne-kız birlikte setlere gidip figüranlık yapmaya başladık. Bazı komşular "Ana-kız filmlere gidiyor, kızını şıllık mı yapacak" diye tepki gösterdi. 13 yaşındaydım, büyük hayaller kurmuyordum. Levent'te bir villada oturur muyum, evde yardımcılarım olur mu, adıma ödüller konulur mu gibi şeyler aklımın ucundan bile geçmezdi. Tek derdim eve ekmek götürmekti. İlk olarak barda oturan bir kızı oynadım, elime 2.5 lira tutuşturdular. Bir sene sonra, 1957'de 1000 TL karşılığında oyunculuğa başladım. Bu parayı eve getirip anneme verdiğimde mavi bir bluz ve muz istedim. Muz o kadar ulaşılmazdı ki bizim için o zamanlar; ilk kez 14 yaşında yedim.

"İlk figüranlık yaptığım filmin yönetmeni Memduh Ün'dü. O yıllarda Muhterem Nur'la büyük aşk yaşıyordu. Filmin başrol kadın oyuncusu Neriman Köksal, erkek oyuncusu da Talat Artemel'di. Dedem yaşındaki Talat Artemel elçi gönderip annemden beni isteyince annem setlere gitmemi yasakladı. Gönderdiği elçi de Memduh Ün'ün büyük aşk yaşadığı Muhterem Nur'du. Memduh Ün, Antalya'da çektiği ‘Murada Ereceğiz' adlı filmde beni kesmeye başladı. O sıralar Memduh Ün 38, ben 15 yaşındaydım. Film bitti İstanbul'a geldik; Memduh bana, "Bak sen çok küçüksün, böyle olmaz. Kendi dengin birini bul" dedi ve özür dilercesine birşeyler söyledi, ayrıldık. Meğer Muhterem Nur'la kavga edip ayrılmışlar, o küslük sırasında beni idare etmiş!

Ömer Lütfi Akad bir gün Memduh Ün'ü bir kenara çekti. Konuşuyorlar. Yıllar sonra Memduh anlattı; "Böyle yeteneksiz kızlarla ne uğraşıyorsun?" demiş. Memduh Ün de, "Hayır Lütfi, onda bir ışık var. O ışık bir gün çıkacak ortaya" diye cevap vermiş. Kemal Film'in sahibi Osman Seden de, benim için "Daha çocuk" diye düşünüyordu. O sırada setlerde makyajcı olarak çalışan Feridun Karakaya (Cilalı İbo) bana makyaj yapıp, Osman Seden'e "Nasıl olmuş?" diye gösterdi. Osman Seden, "Bu kadından bir b.. olmaz" dedi. Memduh, Osman Seden'e de "Şimdi öyle pek kabiliyetli gözükmese de göreceksin bir gün çok açılacak, kendini gösterecek" demiş. O zamanlar beyaz perdede olmak, sevdiğin biri elinden tutmuş gibi bir his verirdi.

İşte biz bu duygularla film çekiyorduk. İnsanlar bizi olduğumuz gibi sevdiler. Çünkü biz beyaz perdede de kendimize yakın özellikte kadınları oynadık. Dürüst, samimi, fedakar, aşka ve gurura inanan. Gurur dolu bir uzun yolculuk oldu bizimkisi. Sinemada para kazanmadık. Sahneye çıktım; sinemada ün, sahnede para kazandım.

1959'da Memduh Ün'le tekrar birlikte olduğumuzda 16 yaşındaydım. O 39. Muhterem Nur'dan ayrılmıştı. Beraber olmaya başladıktan sonra başkalarını sokmadık hayatımıza. Memduh Ün ile 50 yılı aşkın büyük bir aşk, sevgi, tutku, şefkat, saygı, olmazsa olmaz beraberlik yaşıyoruz. Bizim ilişkimizin içine biz her şeyi sığdırdık. Aşkı büyüttük, besledik, vazgeçilmez hale getirdik. Beni incitmedi, kadınlık gururumla hiç oynamadı. Onu anlatırken gözlerim doluyor, tüylerim diken diken oluyor. Daha da büyüyor aşk biçim değiştirdikçe, yok olma ihtimali hiç kalmıyor. O sen, sen o oluyorsun. Onu doktora götürmeyi kimselere bırakamam, ne yiyeceğini benden başka kimse düşünemez, ilaç saatini benim kadar iyi kimse bilemez, neden üzülüp, neye sinirlenip, neye sevineceğini ben kendim gibi bilirim ve hayatı onun için öyle kurgularım.

Civanmert, Duvaksız Gelin, Kısmetin En Güzeli ve Severek Ölenler gibi filmlerde izleyicinin karşısına başrolde çıkan Girik’in popülaritesi giderek artıyordu. Fatma Girik’in ağlatılan ve ezilen kadın rollerinden Erkek Fatma olarak anıldığı döneme geçişi 1962 yılında yine Memduh Ün’ün yönetmenliğini yaptığı Belalı Torun filmiyle oldu. Filmde bir erkeği canlandıran ve bunun için saçlarını kısacık kestiren aktris, gerçek hayatta da dobra dobralığı, sözünün eri oluşu ve haksızlığa tahammül edemeyen yapısıyla Erkek Fatma imajıyla örtüşüyordu.

Girik, filmografisinde oldukça önemli bir yerde duran Keşanlı Ali Destanı isimli yapımdaki oyunculuğuyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığında tarih 1965’i gösteriyordu. Dönemin başarılı aktrisleri Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray ve Filiz Akın arasında kendisine ayrıcalıklı bir yer edinen Girik, sinemalarda filmleri en çok ilgi gören oyunculardan biri olmuştu.

1968 yılına gelindiğinde Girik’in şarkıcılık kariyeri başlamıştı. Sinemadan sahneye geçenler içinde en başarılı olanlardan biriydi. Bu dönemde Öksüz, Vuruldum Bir Kıza, Köroğlu gibi yapımlarla kamera karşısına geçmeye devam eden aktrisin aynı yıl başrolde oynadığı Ezo Gelin isimli filmi büyük başarı kazandı. Behçet Kemal Çağlar’ın romanından beyaz perdeye aktarılan filmin yönetmeni Orhan Elmas’tı. Köylü kızı imajını Ezo Gelin’den sonra Boş Beşik ve birçok filmle daha sürdüren Girik, Anadolu’daki kadınların sorunlarının işlendiği filmlerde güçlü bir oyunculuk sergiledi.

Fatma Girik 70’li yıllarda kozmetik ve ev tekstili firmalarının reklam filmlerinde oynadı.

1987’de Yeşilçam’da yaşanan kriz sonrası bir TRT projesi olan Gönül Dostları’yla TV izleyicisiyle buluşan Girik, bu dizideki başarılı performansıyla Kültür Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü. Atılgan, sabırsız ve kendine güvenli, dik kafalı ve inatçı olması Fatma Girik’in oyunculuğuna da gerçek hayattaki projelerine de yansıyordu. Bu özellikleriyle çizdiği sağlam imaj, halkla kurduğu samimi ilişki ve haksızlıkların karşısında olması nedeniyle 1988 yılında politikaya atılan Girik, Şişli Belediye Başkanı oldu. 1993 yılında görev süresi tamamlandıktan sonra, Söz Fato’da isimli reality show programıyla izleyicinin karşısına çıkan Girik, toplumsal sorunları irdeleyen ve çözümler arayan bu programa uzun süre devam etti.

1999’da TV dizilerinin gördüğü yoğun ilgi üzerine bu formattaki projelerde görülmeye başlayan oyuncu, Bize Ne Oldu?, Benim İçin Ağlama ve Hasret gibi yapımlarda rol aldı.

Fatma Girik 2001 yılında İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde onur ödülüne layık görüldü.

Girik, 2005’te yönetmenliğini Tunç Başaran ve Memduh Ün’ün birlikte yaptıkları Büyülü Fener ve yine aynı yıl çekilen Sinema Bir Mucizedir filmlerinde rol aldı.

Fatma Girik, 1959 yılından, öldüğü 16 Ekim 2015 tarihine kadar Sinema Yönetmeni Memduh Ün ile birlikte yaşadı. Bodrum'da evlerinde yaşayan Fatma Girik, 17 kedisi ve 2 köpeği vardır.

Aldığı Ödüller

1965 - 2. Antalya film şenliği, Keşanlı Ali Destanı, en iyi kadın oyuncu

1967 - 4. Antalya film şenliği, Sürtüğün Kızı, en iyi kadın oyuncu

1969 - 1. Adana altın koza film şenliği , Büyük Yemin, en iyi kadın oyuncu

1969 - 1. Adana altın koza film şenliği, Ezo Gelin, en iyi kadın oyuncu

1971 - 3. Adana altın koza film şenliği, Acı, en iyi kadın oyuncu

1998 - 35. Antalya film şenliği, Sürtüğün Kızı, yaşam boyu onur ödülü

2001 - İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde onur ödülü

2007 - 18. Ankara Uluslararası Film Festivali, Aziz Nesin Emek Ödülü

Plakları :

1965 - Aguş / Aşka Şepke

1975 - Aşk Düğümü / Su Sızmazdı Aramızdan

Filmleri :

1954 - İstiklal Uğrunda

1956 - Yetimler Ahı

1957 - Memiş İş başında

1957 - Leke

1958 - Murada Ereceğiz

1958 - Memiş Gangsterler Arasında

1958 - Gönülden Ağlayanlar

1959 - Talihsizler

1959 - Sevdalı Gelin

1959 - Ömrümün Tek Gecesi

1959 - Eceline Susamışlar

1959 - Çakır Emine'm

1959 - Bağrıyanık

1960 - Vatan ve Namus

1960 - Üsküdar İskelesi

1960 - Telli Kurşun

1960 - Ölüm Peşimizde

1960 - Kaldırım Çocuğu Kopuk

1960 - Fakir Şarkıcı

1960 - Civanmert

1960 - Cici Kâtibem

1960 - Aşk Hırsızı

1960 - Aliii

1960 - Çapkın Hırsız

1961 - Seviştiğimiz Günler

1961 - İki Damla Gözyaşı

1961 - Duvaksız Gelin

1961 - Boş Yuva

1961 - Avare Mustafa

1961 - Mahalleye Gelen Gelin

1962 - Sokak Kızı

1962 - Küçük Beyefendi

1962 - Kısmetin En Güzeli

1962 - Günahsız Aşıklar

1962 - Fosforlu Oyuna Gelmez

1962 - Fatoş'un Bebekleri

1962 - Erkeklik Öldü Mü Atıf Bey?

1962 - Çöpçatan

1962 - Belalı Torun

1962 - Cengiz Han'ın Hazineleri

1963 - Zoraki Milyoner

1963 - Zifaf Gecesi

1963 - Yavaş Gel Güzelim

1963 - Yaralı Aslan

1963 - Katır Tırnağı

1963 - Hop dedik

1963 - Bulunmaz Uşak

1963 - Bir Hizmetçi Kızın Hatıra Defteri

1963 - Bire On Vardı

1963 - Bazıları Dayak Sever

1963 - Barut Fıçısı

1963 - Badem Şekeri

1963 - Kiralık Koca

1964 - Tophaneli Osman

1964 - Tatlı Sert

1964 - Öpüşmek Yasak

1964 - Öp Annenin Elini

1964 - Muhteşem Serseri

1964 - Köye Giden Gelin

1964 - Koçum Benim

1964 - Kırk Küçük Anne

1964 - Kimse Fatma Gibi Öpemez

1964 - Keşanlı Ali Destanı

1964 - Halk Çocuğu

1964 - Galatalı Fatma

1964 - Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi

1964 - Beş Şeker Kız

1964 - Varan Bir

1964 - Hizmetçi Dediğin Böyle Olur

1964 - Kanun Karşısında

1965 - Yıldız Tepe

1965 - Üç Kardeşe Bir Gelin

1965 - Sevişmek Yasak

1965 - Severek Ölenler (Kartalların Öcü

1965 - Seveceksen Yiğit Sev

1965 - Şenol Birol Gool

1965 - Şeker Hafiye

1965 - Şeker Gibi Kızlar

1965 - Kumarbaz

1965 - Korkunç İntikam

1965 - Hırsız

1966 - Bir Garip Adam

1966 - Altın Şehir

1966 - Yiğitler Ölmezmiş

1966 - Seni Bekleyeceğim

1966 - Ölüm Temizler

1966 - Kucaktan Kucağa

1966 - Kolsuz Kahraman

1966 - Karakolda Ayna Var

1966 - Koca Yusuf

1966 - Hedef Ankara

1966 - Fakir Çocuklar

1966 - Fabrikanın Şoförü

1966 - Ben Bir Sokak Kadınıyım

1966 - Bana Bela Derler

1966 - Avare Kız

1966 - Aşkın Kanunu

1966 - Allahaısmarladık Yavrum

1966 - Namusum İçin

1967 - Zilli Nazife

1967 - Ya Sev Ya Öldür

1967 - Yaprak Dökümü

1967 - Son Gece

1967 - Ömre Bedel Kız

1967 - Kız Kolunda Damga Var

1967 - Kiralık Kadın

1967 - Karakolda Ayna Var

1967 - Hırsız Prenses

1967 - Dolmuş Şoförü

1967 - Ayşecik (Canım Annem)

1967 - Ağa Düşen Kadın

1967 - Sürtüğün Kızı

1968 - Vuruldum Bir Kıza

1968 - Öksüz

1968 - Nilgün

1968 - Köroğlu

1968 - Ezo Gelin

1968 - Çöl Kartalı Şeyh Ahmet

1968 - Ana Hakkı Ödenmez

1969 - Vatan ve Namık Kemal

1969 - Menekşe Gözler

1969 - Erkek Fatma

1969 - Büyük Yemin

1969 - Boş Beşik

1970 - Sevenler Ölmez

1970 - Şoför Nebahat

1970 - Meçhul Kadın

1970 - Ham Meyva

1970 - Duyduk Duymayın Demeyin

1970 - Yarın Son Gündür

1971 - Solan Bir Yaprak Gibi

1971 - Satın Alınan Koca

1971 - Önce Sev Sonra Öldür

1971 - Mualla

1971 - Mahşere Kadar

1971 - Kerem ile Aslı

1971 - İki Ruhlu Kadın

1971 - Acı

1971 - Namus

1971 - Murat ile Nazlı

1973 - Toprak Ana

1973 - Kızgın Toprak

1973 - Kambur

1973 - Gönülden Yaralılar

1973 - Dağdan İnme

1974 - Önce Vatan

1974 - Kuma

1974 - Kara Peçe

1975 - Ağrı Dağı Efsanesi

1977 - Ölmeyen Şarkı

1977 - Meryem ve Oğulları

1977 - Hatasız Kul Olmaz

1977 - İntikam Meleği (Kadın Hamlet)

1978 - Yaşam Kavgası

1978 - Gelincik

1981 - Kanlı Nigar

1982 - Kaçak

1982 - Gülsüm Ana

1984 - Postacı

1984 - Nefret

1985 - Yılanların Öcü

1987 - Japon İşi

1987 - Hacer Ana

1987 - Gönül Dostları (Dizi)

1988 - Kadın Dul Kalınca

1988 - Sevgilerin En Güzeli

1988 - Bu Devrin Kadını

1988 - Tek Başına Bir Kadın

1988 - Dünya Fraggle (Dizi)

1989 - Namusun Bedeli

1990 - Gün Ortasında Karanlık

2000 - Benim İçin Ağlama (Dizi)

2001 - Bize Ne Oldu (Dizi)

2003 - Gurbet Kadını (Dizi)

2005 - Sinema Bir Mucizedir / Büyülü Fener

2006 - Hasret (Dizi)

2007 - Oğlum İçin (Dizi)

2009 - Altın Kızlar (Dizi)

2012 - Babalar ve Evlatlar (Dizi)