
Değerli okurlar, "Hepatit Otobüsü"nün 10 günlük ziyareti geçtiğimiz hafta sonu itibariyle bitti. Dağkapı meydanında yaklaşık 10 gün boyunca hizmet veren otobüse şehrimizde olan ilgi bir hayli fazla oldu. Son gününde de tarama esnasında hepatit B veya hepatit C saptanan hastalara korunma ve hastalığın seyri hakkında bilgilendirme ve bilinçlendirme konusunda eğitim toplantısı yapıldı.
Otobüsün üzerindeki logoları bir bütün olarak algılayan vatandaşlarımızda oldu. Şöyle ki; Kliniğimizin takibi altında olan bir hastam beni arayarak "Hocam, Hepatit C’nin aşısı çıkmış yaptırmayı düşünüyorum, ne dersiniz?" diye sorunca bir an afalladım. Zihnimi bir yandan toplamaya çalışırken bir yandan da acaba yoğun iş temposundan dolayı kaçırdığım bir ayrıntı mı oldu diye de düşünmeye başladım. Sonra telefonda alacağı cevabı sabırsızlıkla bekleyen hastama "Yani bildiğim kadarıyla böyle bir gelişme söz konusu değil" diye cevap verdim. Telefondaki ses ısrarını sürdürmeye devam ederek, "Ama hocam Diyarbakır’a hepatit otobüsü gelmiş onun üstünde yazıyordu…" deyince. Vicki… çizgi film kahramanı misali benimde kafamda yıldızlar çakmaya başladı. "Tamamda orda hepatit B ve hepatit C için test yaptırın, hepatit B aşınızı yaptırın diye yazıyor" diyerek hastamın heyecanını gidermeye çalıştım. Tabii ki hepatit C aşısının yapılacağı günlerde gelecektir. Bölgemizde hepatit B önemli bir sorun iken hepatit C ve HIV gibi hastalıklar nispeten düşük oranda görülmektedir. Ancak maalesef bu hastalıklarda geçtiğimiz yıllara göre bölgemizde artış gösteren bir grafik sergilemektedir.
Gelelim bu gün sizlerle paylaşmak istediğim konuya; hepatit B hastalığında bölgesel risk faktörlerimiz nelerdir? Batı ülkelerinde hepatit B hastalığının bulaş yollarına bakıldığında genelde korunmasız cinsel ilişki ve damar içi ilaç kullanımı ön plandayken bizim ülkemizde ve özellikle bölgemizde durum biraz farklıdır.
Hepatit B virüsünün başlıca bulaşma yolları; infekte kan veya vücut sıvıları ile yaralanma sonucu (iğne batması) temas, cinsel temas, taşıyıcı anneden yeni doğana bulaşma olarak tanımlanan vertikal temas ve aile içi temas (horizontal temas) ile olmaktadır. Bölgemizdeki verilere baktığımızda 1780 hastanın incelenmesi sonucunda; 693 hastada (%38.9) aile içerisinde hepatit B taşıyıcısı varlığı, 382 hastada (%21.5) anneden bebeğe geçiş (vertikal geçiş), 118 hastada (%6.6) diş tedavisi, 106 hastada (%5.9) iğne ile yaralanma (sağlık çalışanları), 39 hastada (%2.2) cinsel temas, 36 hastada (%2) kan nakli ve 17 hastada (%1) ise operasyon geçirme hikayesi saptanmıştır.
Uzun lafı kısası aile içerisinde bir taşıyıcının varlığı ailenin diğer bireylerine bulaşmayı kolaylaştıran önemli bir risk faktörüdür. Kalabalık aile içi yaşamın yoğun olduğu bölgemizde HBV sıklığının ülkenin batısına göre yüksek oluşu bu durumla açıklanabilmektedir.
Tüm kadınlarınn "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" kutlu olsun…
Saygılarımla…