Görüş Bildir

''Bağımsızlık manifestosudur''

''Bağımsızlık manifestosudur''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milli mücadele yıllarının, İstiklal Harbi'nin dönüm noktalarından biri olan Sivas Kongresi ve 4 Eylül 1919 tarihinin milletin hafızasında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Sivas Kongresi kararları milletimizin en zor zamanlarında, bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur. 15 Temmuz 2016'da milletimiz benzer bir imtihandan alnının akıyla çıkmıştır" dedi.

Tarihi Sivas Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümü kutlamalarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma Bakanı Cahit Turan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, çeşitli siyasi parti temsilcileri ve milletvekilleri katıldı.

SİVAS KONGRESİ

Kent Meydanı'nda bulunan Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başlayan program sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki devlet büyükleri, tarihi kongrenin yapıldığı Sivas Atatürk Kongre Müzesi'ni ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tarihi kongre salonundaki sıralara oturarak, Sivas Devlet Tiyatrosu sanatçılarının sergilediği kongrenin temsili canlandırmasını izledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan temsil sonrası sanatçıları tebrik etti. Daha sonra müze önünde gerçekleştirilen resmi kutlamalara geçildi. Buradaki kutlamalar Cumhurbaşkanlığı Mehter Bölüğü'nün konseri ile başladı.

Törende konuşan Erdoğan, ülkenin kalkınması, milletin güçlenmesi için çalışan ve emek veren herkesi saygıyla andığını belirterek, "Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas Kongresinin yıl dönümlerini büyük bir coşkuyla kutlayan hemşehrilerini canı gönülden tebrik ediyorum. Burada 100'üncü yıl dönümü kutluyor olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bizler vatanını, bayrağını ve istiklalini koruyabilmek için nice kereler çetin imtihanlardan geçip, çok zor şartlar altında inandığı değerlerden taviz vermemiş milletin mensuplarıyız" diyerek sözlerine başladı.

'SİVAS HER ŞARTTA HAKKI TUTUP KALDIRIR'

Bu toprakların kadim tarihi boyunca bir çok devlet adamını, önemli kişileri bağrına bastığını ifade eden Erdoğan, "Gün olmuş Akkoyunlular üzerine sefere çıkan Fatih Sultan Mehmet misafiri olmuş, gün olmuş İran üzerine sefere çıkan Yavuz Sultan Selim, Kanuni, 4'üncü Murat burada nefeslenmiş. Gün olmuş ilahi kelimatullah uğruna yurdundan ayrı düşen Abdulvahap Hazretleri gibi bir gaziyi bağrına basmış. İzzettin Keykavus gibi bir sultanı kucaklamış. Gün olmuş Anadolu'yu işgalden kurtarmak için Sivas Kongresi'ni tertipleyenler için en emin belde olmuş. Gün olmuş Balkan ve Kafkaslardan gelen muhacirlere bağrını açmış. Gün olmuş Aşık Veysel gibi bir halk ozanını, gün olmuş Muhsin Yazıcıoğlu gibi yiğit bir dava adamını doğurmuş. Sivas bu tüm özellikleri her daim korumuştur ve her zaman korumaktadır. Sivas'ın bağrında nifak değil birlik ve beraberlik duyguları yer bulur. Sivas'ın yiğidoları her şartta sadece ve sadece hakkı tutup, kaldırır. Bu şehirde karşılık bulamayan bir siyasi hareketin ülkenin tamamında başarıya ulaşması mümkün değildir. Bunun için Sivas'a ayrı bir önem verdik. Hep gönlümüzün en müstesna yerinde misafir ettik" diye konuştu.

'SİVAS TÜRKİYE'NİN BAŞKENTİ OLDU'

Milli mücadele döneminde Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Erzurum'dan yola çıktığında Sivaslılar büyük bir heyecanla karşılama hazırlıklarına başladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan için, bayrak için, istiklal için yola çıkan Sivaslılar, Refahiye-Suşehri üzerinden Sivas'a gelen Gazi Paşa ve arkadaşlarını 2 Eylül 1919 sabahı Kılavuz tepesinde büyük bir coşku ile karşıladılar. Kongre binasının ve delegelerin emniyeti için her türlü tedbiri alarak ev sahipliğinin gereklerini bihakkın ifa ettiler. Kongrenin başlamadan bitmesi için sürdürülen sinsi teşebbüsler hem delegelerin hem de Sivaslıların sağlam duruşuyla boşa çıkarıldı. Mustafa Kemal ve temsil heyetinin 18 Aralık 1919 tarihinde, Ankara'ya hareket ettiği güne kadar tam 108 gün boyunca ülke Sivas'tan idare dildi. Türkiye'nin başkenti ve milli iradenin tecelligahı bu şehir oldu. Sivas'ta toplanan heyetin çalışmalarıyla başlayan bu süreç sonunda hem yurdumuzu işgalden kurtardı hem de yeni devletimizi kurdu. Nitekim Gazi Mustafa Kemal de hatıralarında 'Cumhuriyetin temellerini burada attık' diyor. Milletimizin esarete karşı direnişinin sembolü olan Sivas'ta, Cumhuriyetimize ve demokrasimize giden yolun taşları burada taşındı. Sivas'ta, demokrasiye giden yolların taşları burada taşındı. Burada 'Manda ve himaye asla kabul olunamaz' kararının alınmasıyla milli mücadelemizin gayesi bütün dünyaya ilan edildi. Sivas Kongresi kararları milletimizin en zor zamanlarında, bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur. Bir asır sonra tekrarlıyoruz ki manda ve himaye asla kabul edilemez. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz" ifadelerini kullandı.

'İSTİKLALİMİZE UZANAN HER ELİ KIRDIK, YİNE KIRACAĞIZ'

Kongrenin en önemli kararlarından olan 'Manda ve himaye asla kabul edilemez. Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür parçalanamaz' sözlerini tekrar den Erdoğan, "Kurtuluş Savaşı'nı büyük bir zaferle neticelendiren milletimiz, 15 Temmuz 2016 tarihinde benzer bir imtihandan alnının akıyla çıkmasını bilmiştir. Milli iradeye darbe vurmak ve ülkemizi işgal etmeyle girişilen darbe teşebbüsü 97 yıl aradan sonra, bir kez daha milletimizin azmi ve kararıyla boşa çıkartılmıştır. 15 Temmuz gecesi, darbeciler karşısında kenetlenen Türk milleti, bir kez daha Kuvayi Milliyeyi amil ve İradeyi Milliyeyi hakim kılarak hainleri bozguna uğrattı. Sizler de o gece bu meydana akın ederek milli iradeye, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıktınız. Darbecilerin karşısında dik durarak meclisinize, cumhurbaşkanınıza ve hükümetimize sahip çıktınız. Gösterdiğiniz şanlı direnişle hainlere diz çöktürdünüz. Türkiye'nin önünü kesmek isteyenlere fırsat vermediniz. Bu birlik ve beraberliğimiz devam ettiği sürece, hürriyetimize, değerlerimize ve kardeşliğimize yönelecek her türlü tehdit bertaraf olacaktır. Sivas Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümünde Sivas Mekteb-i Sultani binasından bir kez daha haykırıyoruz. 'Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür', vatanımız, bayrağımız, devletimiz, milletimiz, istiklalimiz bizim namusumuzdur, şerefimizdir. Vatanımıza bayrağımıza istiklalimize uzanan her eli kırdık, yine kıracağız" diye konuştu.

'TÜRKİYE'NİN HEDEFLERİNE KURULAN TUZAKLARI BOZACAĞIZ'

Türkiye'yi bölmek parçalamak isteyenlere fırsat vermeyeceklerini ifade eden Erdoğan, "Kongre salonlarına bayrağımızı asmayan teröristlere ödedettiğimiz bedeller ortadadır. Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te bunları inlerine nasıl soktuğumuz ortadadır. İçeriden ya da dışarıdan Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenlere göğsümüzü siper etme pahasına gereken cevabı vermeye devam edeceğiz. Türkiye'nin hedeflerine karşı kurulan her tuzağı bozacağız. Ya olacağız ya da öleceğiz. Bu kutlu yoldan asla dönmeyeceğiz" dedi.

'YA İSTİKLAL YA ÖLÜM DİYORUZ'

Türkiye'nin manda tartışmalarını Sivas'ta kapattığını, ama günümüzde bazı zihinlerde bu özlemin devam ettiğini ifade eden Erdoğan şöyle konuştu:

"Hatta bugün de ülkemizde bir kesimin kendi milletinin istiklali ve istikbali davası yerine başka davanın sözcülüğüne soyunduğunu da üzüntüyle görüyoruz. Siyaset başkadır, politik çıkar başkadır, ülkenin ve milletin menfaatleri başkadır. Bunları birbirine karıştırdığınızda kendinizi rengini şehitlerimizin kanlarından alan bayraklarımız yerine başka paçavralar altında bulabilirsiniz. Kendi medeniyetinize ve tarihinize yabancılaştığınızda İstiklal Marşımızda, 'şehadetleri dinin temeli olarak' ifade edilen ezanımızdan rahatsız olabilirsiniz. Hatta kendinizi doğrudan milletimizin iradesine kasteden darbecilerle aynı çizgiye dahi gelmiş olarak görebilirsiniz. Misak-ı Milli'nin ne olduğunu bilmeden, şimdi bizim güneyimizde 910 kilometre sınırımız var. Orası neydi? İşte orası bir zamanlar Misak-ı Milli sınırlarıydı. İşte bunu bilmeyen, biliyor olsa da kendisine biçilen misyon gereği bu gerçeğin üzerini örtmek için çalışanların da bu kervana dahil etmemiz gerekiyor. İşte bunun için biz her fırsatta rabiamızı dile getiriyoruz. Tek devlet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan diyoruz, tek devlet diyoruz. Tıpkı 100 yıl önce Sivas Kongresi'nde bir araya gelen büyüklerimiz gibi 'Ya istiklal, ya ölüm' diyoruz. Bu yolda bizimle yürüyen herkesle birlikte olmaktan şeref duyarız. Bu yol tıkamaya ve çökertmeye çalışanları da tıpkı bir asır önce olduğu gibi milletimizle birlikte tarihe havale etmek boynumuzun borcudur.''

ŞENTOP: MİLLETİMİZİN TARİHİNDE DÖNÜM NOKTASIDIR

Törende konuşan TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise Anadolu’daki Türk varlığının sembol şehirlerinden olan Sivas’ta, tarihi kongrenin 100'üncü yıl dönümünde yer almaktan mutluluk duyduğunu belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları olmak üzere bütün geçmişleri, şehitleri, vefat etmiş gazileri minnet, şükran ve rahmetle andığını dile getirdi.