Önce karısını bıçakladı, hastanede karısı ölünce de feryat figan doktorlara dava açtı

Yüzsüzlüğün bu kadarı dedirten bir cinayet vukusu ve öldürdüğü karısının kurtaramadığı doktorlarına açtığı dava....Samsun'da 37 yaşındaki Bedriye Altun, 2014 yılında kendisini döven 42 yaşındaki eşi Erdoğan Altun'u bıçakla yaraladı.Yaralı Altun hastanede müdahalenin ardından taburcu edildi. Yeniden rahatsızlanan Erdoğan Altun ikinci kez kaldırıldığı hastanede öldü

Önce karısını bıçakladı, hastanede karısı ölünce de feryat figan doktorlara dava açtı

Yüzsüzlüğün bu kadarı dedirten bir cinayet vukusu ve öldürdüğü karısının kurtaramadığı doktorlarına açtığı dava....Samsun'da 37 yaşındaki Bedriye Altun, 2014 yılında kendisini döven 42 yaşındaki eşi Erdoğan Altun'u bıçakla yaraladı.Yaralı Altun hastanede müdahalenin ardından taburcu edildi. Yeniden rahatsızlanan Erdoğan Altun ikinci kez kaldırıldığı hastanede öldü

Yaralı Altun hastanede müdahalenin ardından taburcu edildi. Yeniden rahatsızlanan Erdoğan Altun ikinci kez kaldırıldığı hastanede öldü. Eşinin ölümü üzerine Bedriye Altun'un şikayet ettiği 2 doktor hakkında kusurlu oldukları gerekçesiyle dava açıldı. Eşinin ölümüne neden olmaktan 5 yıl 5 aya mahkum olan ve geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Bedriye Altun Sağlık Bakanlığı hakkında da tazminat davası açarken, "Evlatlarımın hakkını yediler eşim öldü, beni de 1,5 yıl çocuklarımdan ayrı bıraktılar. Güzel ilgilenseydiler sonuç böyle olmazdı" diye konuştu.

Olay, Canik İlçesi'nde 2014 yılı Kasım ayında meydana geldi. İddiaya göre olay günü eve alkollü gelen 5 çocuk babası Erdoğan Altun, çocuklarını dövdü. Araya geren eşi Bedriye AIltun'u da dövdükten sonra evden ayrıldı. Bir süre sonra tekrar eve gelen Erdoğan Altun ile eşinin arasında yine kavga çıktı. Mutfaktan bıçak alan Bedriye Altun, kocasını tek bıçak darbesiyle karnından yaraladı. Daha sonra sağlık ekiplerine haber verdi. Ambulans ile Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan yaralı Erdoğan Altun, tedavisinin ardından taburcu edildi. Kadın ise ifadesi alındıktan sonra İl Emniyet Müdürlüğü'nde serbest bırakıldı.

İKİNCİ KEZ HASTANEYE KALDIRILDI, ÖLDÜ

Ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan yaralı Erdoğan Altun, tedavisinin ardından taburcu edildi. Kadın ise ifadesi alındıktan sonra İl Emniyet Müdürlüğü'nde serbest bırakıldı. Bir gün sonra evinde fenalaşan Erdoğan Altun tekrar Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülüp yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Ancak yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Tekrar gözaltına alınan Bedriye Altun, çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

5 YIL CEZA ALDI

1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'yakın akrabayı öldürmek' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu sanık Bedriye Altun, tahrik altında yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan 5 yıl, 5 ay hapis cezasına çarptırıp cezaevinde yattığı süre göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verdi.

DOKTORLARI ŞİKAYET ETTİ, TAZMİNAT DAVASI AÇTI

Olay sonrasında Bedriye Altun, eşinin ölümünde tedavi gördüğü hastanede kendisine müdahalede bulunan Uzman Doktor B.T. (34) ve Genel Cerrahi Uzmanı Opr.Dr. Y.K.'nın (62) ihmali olduğu iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu. Adli Tıp Kurumu'nun olayda ağır hizmet kusurunun olduğunu belirtir raporu doğrultusunda iki doktor hakkında 5'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Taksirle ölüme neden olmak' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Bedriye Altun, ayrıca Bölge İdare Mahkemesi'ne ağır hizmet kusuru iddiasıyla Sağlık Bakanlığı aleyhine 260 bin TL manevi, 5 bin TL de maddi tazminat davası açtı. Açılan iki davanın halen devam ettiği belirtildi.

ÖNCE DERİ YIRTILMASI DEDİLER

Tahliye karanının ardından tutuklu bulunduğu Samsun E Tipi Kapalı Cezaevi'nden çıkan Bedriye Altun, Canik İlçesi'ndeki babasının evine giderek çocuklarına kavuştu. Çocuklarıyla hasret gideren kadın yaşadıklarını anlattı. Olay günü eşinin eve alkollü geldiğini belirten Bedriye Altun, "Büyük kızımın doktora gitmesi gerekiyordu. Ona 'Gidemezsin' dedi. Tartıştılar. Sonra da üç çocuğumu dövdüğü için araya ben girdim. 'Sen benim çocuklarıma karışamazsın. Onlar benim çocuklarım' deyip beni itekledi. Benim o anda canımın yanmasıyla bir anda aramızda çıkan tartışmadan dolayı olan bir yaralama. Bu yaralamadan dolayı eşim hastaneye gidiyor. Doktor yara deri yırtılması deyip eve gönderiyor. Ama ertesi gün tekrar hastaneye eşimi götürdüğümde ameliyata alındı. Ameliyattan çıktıktan bir süre sonra hayatını kaybetti" dedi.

Olay sonrasında 1,5 yıl cezaevinde kaldığı dönemde çok sıkıntılar ve zorluklar yaşadığını dile getiren Altun, "En büyük kaybım ailem ve çocuklarım oldu. 1,5 yılda çocuklarımla olan bu kayıbım nasıl ödenecek. Bunun cevabını ben doktorlardan istiyorum. Bir insanın hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Sadece bir deri yırtığı deyip dikip de hastaneden gönderilmemeli. Bir karın ağrısından gidince bile sabaha kadar müşahede ediliyor. Doktorlar bu durumu neden gözardı etti. Ben doktor ihmali olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili açtığım dava devam ediyor. İnşallah lehimize bir sonuç çıkar. Evlatlarımın hakkını yediler eşim öldü, beni de 1,5 yıl çocuklarımdan ayrı bıraktılar. Güzel ilgilenseydiler sonuç böyle olmazdı. Hastanede kalsaydı o gece böyle bir şey yaşamazdık. Bu davanın sonuna kadar peşindeyim" diye konuştu.

EŞİMİ SEVDİĞİM İÇİN DAYAĞA VE YOKSULLUĞA KATLANDIM

Eşinden yıllarca şiddet gördüğünü dile getiren Bedriye Altun, "Ben öldürmek amacıyla asla yapmadım. Çocuklarımı ve kendimi dayaktan korumak amacıyla yaptım. Korkar, uzaklaşır, gider diye düşündüm. Ama böyle bir sonuç oldu. Benim 20 senelik yuvam yıkıldı. Ben eşimi çok seven bir kadınım. Hala da onu çok seviyorum. Sevdiğim için eşimin yoksulluğuna, dayağına ve her şeyine katlandım" dedi.

BAĞIRSAKTAKİ YIRTIĞI GÖRMEMİŞLER

Bedriye Altun'un avukatı Ata Giritli, olayda müvekkilinin de mağdur olduğunu belirterek, "Hazırlanan Adli Tıp Raporunda iki doktorun hasta ile ilgili doğru teşhis koymayıp, Erdoğan Altun'un bağırsağındaki yırtığı hastaneye geldiği ve film çekildiği ilk anda görmeyerek, dosyasını usul ve mevzuata göre tutmayarak, hastayı 24 saat müşahede altında tutmayarak ağır hizmet kusuru işledikleri belirtiliyor. Yapılan ilk müdahalenin ardından hasta hayati tehlike yoktur diye taburcu ediliyor. Halbuki bağırsağında delinme var doktorlar bunun farkında değil. 24 saat geçmeden kişi rahatsızlanıp tekrar hastaneye getiriliyor. Bu sefer de kurtarılamayarak ölüyor" dedi.

Kaynak: Diyarbakır Söz