Görüş Bildir

Ali Şen’den olay Aykut Kocaman açıklaması!

Ali Şen’den olay Aykut Kocaman açıklaması!

Fenerbahçe’nin eski başkanı Ali Şen, Sarı-Lacivertli kulüpteki teknik direktör krizini Yetkin Etkin’e analiz etti.

Sezon başlıyor ve yeni futbol sezonun futbolseverlere, kulüplere, yöneticilere, sporculara, basına ve medya’ya hayırlı olmasını diliyorum. İnsanlar futbolla yatıp futbolla kalkarken her hafta sonu yoğun bir şekilde maç izliyor ve takip ediyor. Üzüldüğüm bir nokta taraftarlar sevdiği takımın trübünlerini boş bırakıyorlar. Bu durum çok kötü çünkü taraftarın olmadığı futbol oyunun çok büyük bir eksiği olur. Bu büyük eksikliğin içinde taraftar çoşkusu, 12 numaranın eksiği özeliikle Fenerbahçe taraftarının eksiği olursa sıkıntı yaratır. Ben her zaman şöyle bakmışımdır. 3 tane yıldız kadar eş değerdir. Fenerbahçe gibi büüyük bir taraftar dünya liglerini izliyorlar. Büyük kulüpleri izlerken kaliteli futbolcular görüyorsunuz. M.United-Barcelona-B.Münih gibi takımları görüyorsunuz. Bu maçları seyrettikten sonra öbür kanala geçip bizim ligimizi izlediğiniz zaman fark ortaya çıkıyor. Bizim ligde sanki old boys dedikleri sanki emekli futbolcular oynuyormuşcasına yavaş oynuyorlar. İnsanlar bunu artık kıyaslıyor. Para vereceksem ağır futbolu, heyecan vermeyen futbolu, az gol atılan bir futbolu seyredeceğime evimde oturup izlemek istiyorum diyorlar. Yani söylemek istediğim şey iyi ürünü ortaya çıkartısan millet gelir ve taraftar parayı vererek destek oluyor. Buradaki gerçek bu. Türk futbolundaki kalite bu yüzden azaldı. Hem heyecam hemde kalite tarafında. Bu yüzden de taraftarlar gelmiyor. Çok az maç işte bazı derbi maçları burada ön plana çıkartabiliriz. İşte böyle olmasını temenni ediyoruz.

Pereira yönetim tarafından getirildiği zaman bana sorulduğu zaman tanımadığımı söylemiştim. İlk açıklamalarını gördüm bu adam gayri ciddi, Fenerbahçe’yi doldurabilecek bir antranör tipi değil.

Nedir antranör tipi diya tarif edersek. Fenerbahçe bir dünya kulübü. Dünyada en büyük takımlar arasında değer olarak birinci sıradaki M.United takımının 3 milyar dolarlı değerde Fenerbahçe 9.10. sırada yer alıyor. Yani bir dünya kulübü. Bu konuda bütün Fenerbahçeliler mutlu. İlk başkandan şu andaki son başkan Aziz Yıldırıma kadar herkesin büyük emeği var. Futbolcuların sporcuların çok büyük emeği var. Herkes’den allah razı olsun. Şimdi bugüne baktığımızda zaman çok dar. Geçen yıl 70 milyon euro harcıyorsunuz ama 1 kupa gelmedi. Demekki başarı yok. Avrupa’da ikincilik başarı sayılabilir ama Türkiye’de özellikle Fenerbahçe’de asla kabul edilemez. Şimdi bizim için şampiyonluk dışında tatmin etmez.

Bugün bütün imkanları Pereira’ya verdiler. Ve mümkün olduğu kadar işine karışmadılar. Onların hepsini biliyorum. Fakat akıllı ve zeki bir antrenör yıldız futbolcularla takışmayacak. Çok tecrübeler yaşadım ve biliyorum ki futbola gelen bazı antrenörler kendinden daha büyük veya daha büyük yıldız olabilen bir futbolcuyla takışır ve diğer futbolculara bakın bu futbolcuyuda kadro dışı bırakıyorum 85.dakikada oyuna alıyorum gibi aklı işi değildir. R.V.Persie-Nani bunlar dünya yıldızı futbolcular ve büyük takımlardan geldiler. Milli takımlarının yıldızlarılar. Akıl işi yönetimin çok para verdiği o yıldız futbolcuları yönetmekten geçer. Şimdi bu yıldızların oynaması lazım. Bu şevk kaçınca tutturmak zor oluyor. Bu kadar başarısızlık varken sezona başlamaması gerekirdi. Aziz Yıldırım çok tecrübeli aynı zamanda diğer yönetici arkadaşlarımızda öyle. Aklı başında isimlerde var. Yani şunu yapacaklardı. Sezon başında takımı taşıyacak tecrübeli, bilgili, kararlı birini bulmalıydı. Bu olmadı sezon başlandı.

Ama benim iddaam birinci Monaco maçından sonra bile gönderilebilirdi. Keşke ikinci maça yeni antrenörle çıksalardı. Dünyanın büyük kulüplerinden Real Madrid’de bile kampa başka bir antrenörle gidip sezona başka bir isimle başladığını harırlıyoruz. 3-5-2, 4-4-2 gibi sistem önemli değil! Önemli olan futbolcuların buna nasıl uyum sağladığıdır. Bugün yapılan zararın neresinden dönülse kardır.

Şimdi kim gelecek diye sorarsanız. Eğer sıradan antrenörlerden birini getirirseniz o zaman yerli antrenörlerimizin ne günahı vardı. Bugün yerli antrenörler içinde benim önerdiğim takım içinde olan bugün Fenerbahçe’de uzak ara en çok forma giymiş Müjdat Yetkiner’e bu fırsat verilir. Yanında’da Kemalettin ve Saffet ile devam edilebilir. İnşallah yıllar yılı bu devam eder.

Aykut kocaman’ı çok iyi tanıyorum. Döneceğini çok sanmıyorum. Geçmişte çok başarılı oldu. İşin başındayken kim olacaksa antrenör ilk olarak açık olarak Aziz Yıldırım ile konuşmalı. Ondan sonra yok başkan benim işime karıştı, yok futbolcu bunu yaptı diye! Şunu söyliyeyim başkan herşeye karışır. Ama bunu baştan açık açık adam gibi konuşursa sorun çıkmaz. Fenerbahçe’de bu belirsizlik hızlı şekilde kapatılsın.

Artık yerli antrenör ile yabancı antrenör ile fark kapandı. Artık bir düğmede bütün yenilikleri öğrenebiliyorsunuz. Dünyadaki takımların hangi sistemde yönetildiğini hangi futbolcu ne yaptığını artık herkes görebiliyor. Onun için yabancının bilipte bizim bildiğimiz fark kalmadı. Pellegrini diğer bir isim ama geldi şampiyon yapamadı diyelim. Ama Müjdat ile yapılırsa bravo deriz.

Aziz Yıldırım uzun zamandır 18 yıldır görevde olduğu için büyük işler yapmıştır. Hatta her başkanın katkıları olduğunu düşünüyorum. Bazıları azdır bazıları çoktur bu o zamanki imkanlarada bağlıdır. O zamanki bütçe kaç şimdi kaç bunlara bakmak lazım. O zamanlarda başkanlık ve yöneticilik daha zordu. Şadan Kalkavan’ın cenazesinde Vefa Küçük söylemişti 50’1 bu zamanki yönetimin daha fazla şansı var diye. Bu imkanları heba etmemek lazım.

Bu yıl tarafarlar ile Aziz Yıldırım koptu. Tarafatarlara rağmen ben görevde kalacağım demek zordur. Daha evvelde taraftar Aziz Yıldırım’ın istifasını çok istedi. Ama ben buradayım bir yere gitmiyorum dedi peki kalmaya devam etsin. Hayat boyuda devam etsin ama artık başarının gelmemesi sabrı zorlaştırıyor. O yüzden başkanın işi zor. Büyük işler yaptı. Yönetimdeki diğer arkadaşlarında iyi çalıştığını görüyorum ve biliyorum. Taraftarla el ele kol kola olmayan bir başkanın devam edebileceğini zannetmiyorum.

Fenerbahçe kulübü futbolcusu veya futbol takımı asla şike yapamaz. Hatta istese bile yapamaz. Onun için yıllardır söylüyorum şike var mı Türkiye’de? Herkes bildiğini açık konuşsun. İşte var ama..Konuşamayız diyorsanız o zaman konuşmasın. Var diyorsanız kim yapmış nasıl yapmış hangi tarihtr kim adı ne kimden almış kimden satmış onu bildirsin. Onun için Fenerbahçe’nin şike yaptığını bana kimse inandıramaz. Fenerbahçe’yi siz kandırabileceğini mi düşünüyorsunuz.Milyonlarca insanlar sokaklara döküldü. Milyonlarca insan kulüp için renkler için yürüdü. Aziz Yıldırım içinde destekleyenler oldu ama o destek Fenerbahçe kulübü içindi. Böyle bir konuda Fenerbahçe kulübünün adının geçmesi bile büyük talihsizlikti.

Fetullah Gülen cemaati ile ilgili geçmişteki düşüncem bugünde değişmedi. Fenerbahçe kulübünü ele geçirebilecek hiçbir güç yoktur. Kaldı ki Cemaat Fenerbahçe’yi napsın ki. Bu şekilde faydalı bir sonuç olamaz çünkü yöneticileri, kongre üyelerini, trübünleri ele geçirebilecek dünyada güç yok. Cemaat napacak başına bela mı alacak. O yüzden Fenerbahçe kulübünün yapısı çok farklıdır. Daha önce Türkiye’de siyasi akımlar değişti bazen öne bazen arkaya olacak şekilde ama asla Fenerbahçe kulübüne sahip olamaz. Hatta bunu deneyemezde. 1918 kulübünde geçmişte işgal kuvvetleri zamanınında komutan Harrington yenilmemiz için herşeyi yapmasına rağmen ölümü göze alarak yenmiştir. Bunu tarih yazıyor. Fenerbahçe asla ele geçirilemez.

Ben lobi kuvvetli olsun dediğimde millet bilmediği için oteldeki lobi sandılar. Bu amerikan ingilizcesinden gelen bir laftır. Amerikan senatasu ve temsil ve  meclis koridorlarında görünen insan ilişkilerini yöneten kişilerdir. Böyle ahbap çavuş ilişkisi ile karıştırmayalım. Lobi dostluk ve insan ilişkilerinin yayılmasını sağlar. Mesela biz seninle dost olduk üçüncü bir adam geçti onu tanımıyoruz. Sonra dost olduk. Bir süre sonra o adam bir yerde milletvekili. Sonra eşlerimiz tanıştı onlarda dost oldu. Derken o dostluk genişliyor ve büyüyor ve iyi bir dost oluyorsun. Bir gün başına dert geliyor. İnsanlık hali bu gelebilir. Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş’ı yönetiyorsan o kulüplerinde dünya kulüplerini yöneten Fifa ile Uefa ile başın sıkıntıya girebilir. Bir bakıyorsunki o senin dostun ve karar verici duruma gelmiş. Bir bakıyorsun dostunun dostuda arkadaşın çıkıyor. Burada en önemli şey haklı olmaktan geçiyor. Haklıysanız sana haksızlık yapılmaması için dostundan rica edersen o dostunda senin hakikaten haksızlıpa kurban gittiğini görürse yardım eder. İşte lobicilik budur. Çok başarılı olduk. Ben dostlukların çok faydasını gördüm. İş hayatımda, özel hayatta, başkanlık sürecinde her aşamada dostluklar önemlidir. Bu konuda en önemli şey dürüst ve saygı duyulan biri olmalı. O dostlar neticesinde pek çok faydalarımız oldu. Bu şike konusu olduğunda bir an evvel bu lobiciliğe başlamamız gerektiğni söylemiştim. Bie an evvel Platini ile görüşmem gerktiğini düşündüm. Daha sonra öğrendim biraz aceleci davranılmış ve hatalar yapılmış. Belki doğru haraket edilebilse şike yapmamış Fenerbahçe’nin haklılığı daha önce ortaya çıkardı.

Sevgi herzaman nefreti yenmeli. Aslında nefret olmalı diye düşünürseniz allah bu duyguyuda vermiş. Nefret duygusuna sahip olan insanlar hemen bundan arısın inşallah. Ben optimist bir insanım. Herzaman bardağın dolu tarafına bakmaya çalışırım. Ben deplasmanlara gittiğimde hep iyi karşılanırdım. Belediye başkanları, sanayi odası başkanları, kulüp başkanları gibi bütün şehirlerde iyi karşılardı. Her maç öncesinde konuşurdu fikir paylaşımları yapardı. 96 yılında şampiyon olduktan sonra taraftarlar bizi alkışladı. Sevigiden asla zarar görürsünüz ama nefret herzaman sıkıntı doğurur.

Ali Şen başkan Fenerbahçe şampiyon sloganı dünyada asla yok. 35 yıllık süren sloganın dünyada eşi yok. Stadyumda, salonda bunu taraftarlar defalarca söylerdi. 90 yılında Bechenbauer ‘i maça getirmiştim. Adana Demir maçında bana sormuşlardı takımın başına kimi getireceksin diye sorduğunda Bechenbauer olacağını söylemiştim. Hatta Ziya Şengül bana bu konuda latife yapmıştı. Satadyumda bu Ali Şen başkan Fenerbahçe şampiyon sloganı olunca çok etkilenmişti. Ben iki kere başkanlığa geldim ve her ikisinde de şampiyon olduk. Beni halk getirmişti. 1981 ylında 12 nisan, diğeride 1994 18 aralık tarihinde gelmiştim. Her ikisinde de devre arasında gelmiştim. Çünkü zor durumdayken göreve gelmiştim. Başarısızlık vardı gidişat kötüydü. Tarafatrda çarey, bende bulduk. Tabi bizim işimiz en iyilerini transfer etmekti ve biz bunu yaptık. Şampiyon olduk. Her ikisinde de kendi isteğimle ayrıldım. 15 şubat 1998 yılında Geçmişte Aziz Yıldırm’ın aday olduğu süreci hatırlıyorum. Hatta kendiside söylemişti siz aday oluyorsanız olmayacağını söylemişti. Ama ben aday olmamıştım o süreçte böyle devam etti. Bu sloganı yanıltmadığım için çok mutlu oldum.

Oğuz ve Aykut’u Trabzon maçından evvel 5 mayıs tarihide hatırlıyorum trabzon bizimle berabere kalırsa şampiyon oluyordu. İlk devre 1-0 mağlup ikinci yaro 2-1 kazandık. Bende demecimde 2-1 kazanmıştık. Ben Oğuz-Aykut’u yanıma çağırmıştım. Hatta takımıda çağırmıştım. Bir konuşma yaptım. Bu konuşmayı şimdi söylememiştim. Biz Trabzon’u yarın yenicez. İkinizde 5’er gol atsanız bile sizi takımdan göndericem demiştim. Gerçektende ilk önce Oğuz son olarakta Aykut golleri attı. Bravo her ikisinede. Keyif almadım. Ailelerine verdiğim üzüntüden sonra her ikisindende kusura bakmayın da dedim. İkisinide çok seviiyorum. Hatta ben ileride Oğuz’un iyi bir başkan olabileceğini düşünüyorum. Aykut’da zaten çok iyi bir antrenör. Gurur duyduğum bir kararım değildir.

(Akşam)