Görüş Bildir

Google 18 yaşında! İşte Google’nin geçmişi

Google 18 yaşında! İşte Google’nin geçmişi

Dünyanın en büyük arama motoru Google bugün 18 yaşına girdi. Google, 18. Doğum gününü ana sayfasında yaptığı doodle ile kutladı.

Google bugün farklı bir sürpriz yaparak doodle logosunu kendi doğum gününü kutlamak üzere tasarladı. Yapılan doodle da Google'ın 18. doğum günü kutlanırken, İnternet devinin 18 yıllık geçmişi de tek konu başlığı altında toplandı. Google ne zaman kuruldu? sorusu ile ekranlara gelen doodle, takipçilerin beğenisine sunuldu ve Google'ın tarihi bugün haber sitelerinde yer aldı. İşte Google'ın tarihçesi…

Google özel günleri hatırlayan ve anasayfasına taşıyan literatürünü bu kez kendi doğum gününü kutlamak için kullandı. Google ne zaman kuruldu başlığı ile anasayfa logosu Google'ın kutlamasına dönüştü. Peki, Google ne zaman kuruldu? İşte Google hakkında tüm detaylar

Google doğum gününü kutluyor. İyi ki doğdun Google! Peki Google ne zaman kuruldu, Google Kaç Yaşında?  Teknoloji devi Google bu kez kendisini doodle yaptı. Google, anasayfa için hazırladığı doodle'la 18. doğum gününü kutluyor. Google bir garajda, Stanford Üniversitesi öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin tarafından 4 Eylül 1998 tarihinde kuruldu.

19 Ağustos 2004’te halka arz edilen Google yaklaşık bir yıl sonra 27 Eylül 2005’te rekor bir indeks sayısına ulaştı. Google elde edilen rekor indeks sayısının şerefine doğum gününü 2005'ten beri 27 Eylül’de kutlamaya başladı.

Google’ın kuruluşu Google'ın kuruluş süreci 1996 Ocak ayında Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi'nde doktora öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin'in araştırma projesiyle başladı. Page ve Brin yeni oluşturdukları arama motoruna ilk olarak "BackRub" ismini koymuştu, çünkü siteler için geri bağlantıların kontrol edilmesinin önemini tahmin edebiliyorlardı.

Ancak daha sonra, "googol" sözcüğü üzerinde orijinal bir imlâ değişikliği yapılarak, bu arama motoru Google olarak adlandırıldı. Google arama motoruyla insanlara büyük bir bilgi kaynağının sunulduğunu belirtmek için bu isim konulmuştu, çünkü googol on üzeri yüz rakamını ifade ediyordu.  Başlangıçta Google; Stanford Üniversitesi'nin alt-alan adı olarak google.stanford.edu alan adını kullandı. Bugün kullandığı alan adını 15 Eylül 1997'de etkinleştirdi ve 4 Eylül 1998'de Google şirketi resmen kuruldu.

Google'ın dünya çapında veri merkezlerinde bir milyondan fazla sunucuda çalıştığı, bir milyardan fazla arama isteğini işlediği ve kullanıcıları tarafından oluşturulan verinin gün başına yirmi dört petabayt olduğu tahmin edilmektedir. Kuruluşundan bugüne dek gerçekleşen büyüme hızı, şirketin temel web arama motorunun ötesinde ürünler, satın almalar ve ortaklıklar zincirinin meydana gelmesini sağladı. Şirket, Orkut, Google Buzz ve Google+ gibi sosyal ağ araçları ile elektronik posta hizmeti Gmail servisi gibi çevirmiçi verimlilik yazılımları sunmakta, ek olarak, web tarayıcısı Google Chrome, fotoğraf görüntüleme ve düzenleme yazılımı Picasa ve anlık mesajlaşma Google Talk gibi uygulamalarla masaüstüne kadar uzanmaktadır. Bunlar dışında, Android mobil işletim sistemi gelişimine öncülük yapmıştır. Cr-48 ana işletim sistemi olarak da bilinen yeni Google Chrome OS,15 Haziran 2011 tarihinden beri, Samsung 5 Serisi ve Acer AC700 gibi ticari Chromebook'larda kullanılmaktadır.

Alexa, internette en çok ziyaret edilen web sitesi olarak ABD odaklı "google.com"'u listelemektedir, YouTube, Blogger, Orkut gibi Google'a ait diğer siteler ve çok sayıda uluslararası Google sitesi (google.co.in, google.co.uk vb.) ise en çok ziyaret edilen siteler arasında ilk yüz içinde yer almaktadır. Ek olarak şirket, BrandZ marka değeri veritabanı listesinde ikinci sırada yer almaktadır.Buna karşın Google, gizlilik, telif hakkı ve sansür gibi konularda eleştiriler almaktadır.

GOOGLE GİZLİLİK KURALLARI

Google'nin yönetim şefi Eric Schmidt, 2007'de Financial Times'a verdiği bir demeçte: "Google'ın hedefi "Yarınım nasıl olacak?" ve "Ne iş yapacağım?" gibi geleceğe dönük sorular sorulmasına olanak tanımak ve bu soruları yanıtlayabilmektir." demiştir.[230] Schmidt 2010'da Wall Street Journal'a verdiği başka bir röportajda ise bunu teyit etmiş ve şöyle demiştir: "Aslında birçok kişi Google'ın onların sorularını yanıtlamak istemediğini düşünüyor, onlar (kullanıcılar) bundan sonra Google'ın neler yapacağını anlamak istiyor.

2009 Aralık ayında, Google CEO'su, Eric Schmidt, gizlilik konusundaki endişelerini açıklamıştır: "Eğer herkesin bilmesini istemediğin bir şey varsa, belkide ilk raddede bunu yapmayacaksın. Eğer gerçekten bir gizliliğe ihtiyacınız varsa, gerçek şu ki Google dahil arama motorları bu bilgileri bir süreliğine koruyor; örneğin, "Amerikan Yurtseverlik Yasası uyarınca bizim elimizdeki mevcut bilgileri yetkili makamlara sunmamız imkan dahilindedir. Google Uluslararası Gizlilik Örgütü'nün "Gizlilik Muhalifi" olarak nitelendirdiği şirketler arasındadır, bu listede Google gizlilik güvenilirliği en düşük kurumlar arasında yer alıp, mevcut konumuyla bu derecedeki tek şirkettir.

2010 Tekonomi konferansında Eric Schmidt internetin geleceğinin "gerçek şeffaflık ve bilinirlik" üzerine kurulacağını tahmin etmiş: "Dünyadaki eş zamanlı olmayan tehditlere karşı, belirli bir tanımlama yapamamak son derece tehlikeli. Bundan dolayı bazı insanlar için doğrulama hizmetini kullanmaya mecburuz. Bu hükûmetlerin isteklerindendir." şeklinde konuşmuş ve devam etmiştir: "Yeterli sayıda iletinize, bulunduğunuz yere ve kullandığınız yapay zekâya bakılınca; bizler sizin nerede olabileceğinizi tahmin edebiliriz. Bize 14 fotoğrafınızı gösterin; bizler sizin kim olduğunuzu tanımlayabiliriz. Şimdi düşüneceksiniz ki, internet ortamında 14 fotoğrafım nerede var? Facebook'taki fotoğraflar size ait!

Kâr amacı gütmeyen bir kurum olan Kamusal Bilgi Araştırmaları; Google İzleme Örgütünü başlatmış, "Google'ın tekelini, algoritmasını ve gizlilik sorunlarını görün" içerikli bir web reklamı hazırlamıştır. Bu site Google'ın internet çerezlerini saklaması konusundaki soruları gündeme taşımıştır. 2007 yılında; bu çerezlerin ömrünün 32 yıl olduğu ve bu verilerle kullanıcı kimliklerine istinaden, benzersiz kullanım günlüklerinin oluşturulmasının mümkün olduğu açıklanmıştır. Google kurduğu sosyal ağ hizmeti olan Google Buzz ürünü nedeniyle de eleştirilerle karşı karşıya kalmıştır, Gmail kullanıcıları bu hizmetten yararlanmayı kapatmadığı takdirde otomatik olarak iletişim listesinde yer almıştır. Ayrıca Google belirli ülke ve bölgelerde bazı siteleri kendi inisiyatifiyle engellediği için eleştirilmiştir. Mart 2010'a kadar Google, halk dilinde "Çin'in Büyük Güvenlik Duvarı" olarak bilinen Çin'in İnternet sansürleme politikalarına bağlı kalmıştır. 2010'da Çin Komünist Partisi Bürosu'ndan sızdırılan diplomatik ilişki raporlarında, Google'ın dünya çapındaki sunucularından bir kısmının koordineli sabotaj düzenleyen bir grup tarafından ele geçirildiği ve bunun "hükûmet operatörleri, özel güvenlik çalışanları ve Çin hükûmetine bağlı internet casusları" tarafından yapıldığı belirtilmiştir.

Google'nin yerel ve ulusal gizlilik politikası son derece etkili olmasına rağmen, şirket kendi çevrim içi politikasını kamuoyu ile paylaşmamıştır. Ağustos 2010'da, New York Halk Sözcüsü Bill de Blasio tüm ulusal şirketleri politik harcamalarını açıklamaya çağırmıştır.

Google 2006-2010 arasında, otuzdan daha fazla ülkede özel Wi-Fi ağı kurmuş, Google Streetview ile kullanıma sunulan 600 gigabaytlık veri sayesinde de ücretsiz kamera-yol izleme sistemi geliştirilmiştir. Ancak Google, ne bu konudaki gizlilik politikası ne de Wi-Fi istasyonlarını barındıran kişiler hakkında bir açıklama yapmıştır. Bir Google temsilcisi, şirketin Almanya'da açılan soruşturmaya dek veri toplama faaliyetlerinden haberdâr olmadığını iddia etmiş ve Google'ın arama motorları veya diğer servislerinde topladığı bu verilerin kullanılmadığını söylemiştir. Consumer Watchdog temsilcisi ise verdiği cevapta, "Bir kez daha Google'ın gizlilik politikasındaki eksiklikler görüldü. Şirketin bilgisayar mühendisleri cinnet halinde çalışıyor; her ne kadar örtülmeye çalışılsa da, onların internet çerezlerini biriktirdiği ortaya çıktı." şeklinde konuşmuştur. Bunun yasal cezalara neden olabileceğini, Google'ın izin verilen kadar internet çerezini yok etmediğini savunmuştur.