Niğde Kalesine çıkan genç kız 'annemden özür diliyorum' diyerek intihar etti, genç kız öldü mü?

Niğde, de bir genç kız, Niğde Kalesine çıkarak, intihar girişiminde bulundu. Polislerin 1 saat süren ikna çabaları sonuçsuz kaldı. Genç kız Annemden özür diliyorum, anneme onu sevdiğimi söyleyin diyerek kendini 50 metre yükseklikten aşağıya bıraktı. Çalılık alana düşen genç kızı itfaiye ekipleri kurtardı. Ambulansla hastaneye kaldırılan Derya.Y’nin durumunun ağır olduğu belirtildi.

Niğde Kalesine çıkan genç kız 'annemden özür diliyorum' diyerek intihar etti, genç kız öldü mü?

Niğde Kalesi’nin surlarında bir genç kız gören vatandaşlar, durumu polise bildirdi. Olay yerine polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Polisin yaklaşık 1 saate yakın ikna çabalarına rağmen Derya Y., “Annemden özür diliyorum, anneme onu sevdiğini söyleyin” diyerek kendini surlardan aşağı bıraktı. Surların arasındaki çalılık alana düşen genç kız, itfaiye erleri tarafından çalılıkların arasında çıkarıldı. Yangın merdiveniyle aşağı indirilen genç kız, olay yerinde bulunan ambulansla Niğde Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Genç kızın durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Niğde, Niğde ilinin merkezi olan şehirdir.

Niğde İli’nin en eski adının Nahita ya da Nakita olduğu öne sürülmektedir. Bu ada ilk kez İbn Bibi’de rastlanmıştır.

Eski CHP Niğde Milletvekili Dr. Avram Galanti ise Niğde kitabında:“Niğde’nin en eski ismi Anahita’dır. Anahita, bir ilahenin ismidir ki, kameri ve bereketi temsil eder.” demektedir.

Nakida adı kimi zaman Nekide olarak da kullanılmış, 14. yüzyılda aynı sözcük Arap harfleriyle Nîkde okunacak biçimde yazılmıştır. Cumhuriyet’ten sonra bu ad, Niğde’ye dönüştürülmüştür.

Yaklaşık 10.000 yıllık bir târihî geçmişe sahip olan Niğde’de yapılan arkeolojik araştırmalar, Paleolitik Çağ’a değin uzanan buluntular vermiştir.[4] Yazılı tarih döneminde ise Niğde’de sırasıyla: Asur Ticaret Kolonileri, Hititler, Tabal Geç Hitit Devleti, Frigyalılar, Persler, Makedonya Krallığı, Kapadokya Krallığı, Romalılar, Bizans İmparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Eretna Beyliği, Karamanoğulları Beyliği ve Osmanlı Devleti hüküm sürmüştür. Niğde, Osmanlı hâkimiyetine 1470 yılında girmiştir.

Niğde’de Orta Anadolu’nun tipik kara iklimi görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yağışların kar haline kışın, yağmur haline ise ilkbaharda rastlanmaktadır.

Sıcaklık

En sıcak ay ortalaması temmuz ayına, en soğuk ay ortalaması ise ocak ayına denk gelir. Gerek mevsimler arasındaki sıcaklık farkı, gerekse gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, kara ikliminin en sıcak örneğidir.

Niğde’de yapılan gözlemlere göre sıcaklık ortalaması 37,7 derece ile temmuz ayına, en düşük sıcaklık ise (-)21 derece ile şubat ayına rastlar.

Yağışlar

Nisan, Mayıs ve Haziran ayının ilk yarılarına kadar sağanak halinde, bazen de ayrı sürekli yağış yapan şartları görünür.

Niğde’de yağış ortalaması 0.9 mm’dir. Yağışın en fazla olduğu ay 78,5 mm ile nisan, en az olduğu ay ise, 0,2 mm ile temmuz ayıdır.

Nemlilik

Niğde’de ortalama nispi nem %56’dır. Nemin en fazla olduğu ay %80 ile şubat, en düşük olduğu ay %30 ile ağustos ayıdır.

Ekonomi

Niğde ilinin ekonomisi tarıma dayanır. Özellikle elma, patates, şeker pancarı üretimi ile ön plana çıkan tarım faaliyetlerinin yanı sıra; halı, şeker, meyve suyu, un, çimento ve kimya sanayilerinin önemli bir bölümü Niğde ilinde mevcuttur.

Niğde; doğal güzellikleri, kültürel varlıkları ve termal kaynakları ile turizm açısından önemli cazibelere sahiptir. Günümüzden itibaren 10 bin yıllık kesintisiz bir yerleşim merkezi olan Niğde’de bu süreç içinde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşmış birçok târihî eser mevcuttur.

Ulukışla Merkez

Roma döneminden günümüze ulaşan en önemli tarihi eserler Roma havuzu ve o havuzun suyunu eski kent merkezi olan Kemerhisar’a (Tyana) taşıyan su kemerleridir.

Bizans döneminden günümüze ulaşan en önemli kültür varlığı Gümüşler Manastırıdır. Selçuklu döneminden ise günümüze ulaşan en özenli tarihi eserler arasında Alâeddin Camii , Sungurbey Camii, Ak Medrese ve Hüdavent Hatun türbesini sayabiliriz. Osmanlı dönemi eserleri arasında en önemli kültür varlığı büyük Türk şairi Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları” şiirinin esin kaynağı Ulukışla Öküz Mehmet Paşa kervansarayıdır.

Niğde Kalesi, bir höyük olan Alaaddin Tepesi’nin kuzey kısmı üzerine inşa edilmiştir. İnşa kitabesi olmadığı için yapım tarihini kesin olarak bilinmemekle; muhtemelen IX. yüzyılda Bizanslılar zamanında inşaa edilmiştir. Esas şeklini ise Anadolu Selçuklu hükümdarları II. Kılıçarslan (1155–1192), II. Rüknettin Süleyman Şah (1196–1204) ve I. Alâeddin Keykubat (1220–1237) dönemlerinde almıştır.

Yapı, iç kale ile onu çevreleyen ve konut alanlarını kuşatan kalın bir surla dış kaleden oluşmaktadır. İç kale ve surlar, şehrin doğu tarafında yer alan ve fazla yüksek olmayan, kuzey-güney doğrultusunda uzanan tepenin üzerine inşa edilmiştir. Bu tepeye daha sonra üzerinde bulunan Alâeddin Camii’nden dolayı “Alâeddin Tepesi” adı verilmiştir. Kale bugün fonksiyonunu kaybetmiş olup; burada iç kale, Alâeddin Camii (1223) Hatıroğlu Çeşmesi (1267–68) ve Rahmaniye Camii (1747) ile Alâeddin Tepesi bulunmaktadır. Kalenin eteklerine sonradan ev ve dükkânlar yapılmıştır.

Niğde Kalesi’nin kapalı mekanlarındaki Geleneksel Yaşam Sergileri, yerli ve yasancı ziyaretçiler tarafından ücretsiz olarak gezilebilmektedir

Kaynak: Diyarbakır Söz