Görüş Bildir

BİR SÖZ DE BİZDEN

Ali İhsan Erdem

TABLODAKİ RESİM VE YEREL SİYASET

9 Kasım 2017 tarihinde köşemde yazdığım Büyük İhanet yazımı tekrar okumanızı tavsiye ederim.

Çünkü bugünler de ilimiz siyasetinde ve bazı önemli kurumlarımızda olup bitenler tam da o yazıda belirtilen hususların ete kemiğe bürünmüş hali.

Zaten 15 yıldır yaşadıklarımızın bir özeti bu. Ancak görmedim, duymadım, bilmiyorum siyasetinin zorunlu ve yaygın halinden il başkanlığına başvuru furyası ile beraber isyan noktasına evrilmiş durumda.

Aslında bu durum yerelde Ak Parti siyaseti için bir uyarı fişeği gibi. Zira bugün yaşananlar Ak Parti siyasetin fay hattında birikmiş bir enerji boşalımı hali gibi. Bu büyük bir depreme de sebep olabilir.

Resmi adaylık sürecinde 52 kişi başvurdu ve temayül yapıldı. Ancak adaylar bunlardan ibaret değil, kendini ifşa etmeden tepeden konmak isteyen adaylar için Ankara da kulislerin ve pazarlıkların sürdüğünü tahmin ediyoruz.

Aslında Ak Partililerin merak ettiği husus şu?

Diyarbakır’ı 15 yıldır sömüren siyasi Troykanın bu süreçte ne kadar etkin olduğu ve aday tercih edip etmediğidir.

Bir kaç gün önce Ankara da ilimiz ile ilgili yapılan bir zirvede ortaya çıkan resim tam da bu sorunun cevabını verecek nitelikte.

Zirvede, ilimize çevre ve şehircilik alanları, kentsel yapılaşma ve dönüşüm ile ilgili hazırlık ve çalışmalara dair sunumlar yapılıyor. Masanın başında Ç.Ş Bakanımız Özhaseki, hemen yanında İstanbul Miletvekili M.Mehdi Eker oturuyor.

Masanın sağında bakanlığın bürokrat ve teknokratları var. Solunda ise ilimizin Valisi, Kayyumları ve önemli bir zevat.

Peki kim önemli zevat? Yeni vekilimiz E.Bal, eski vekiller A. Kurt ve Mine L. Beyaz, eski bakan yardımcısı Kutbettin Arzu oturuyor. Bir de yanlarında bu karede düşünmedikleri ancak Sayın Cumhurbaşkanı’nın tercihi ile zorunlu ikamet diyebileceğimiz M. Emin Yılmaz var.

Şehrin yeni yapılanma sürecinde ki aktörler bunlar değil elbet. Orada olmayıp ancak toplantıdan an be an haberdar olan saygı değer ismi söylememe gerek var mı bilemiyorum doğrusu.

İl Başkanlığı sürecinde gerek resmi müracaat yapan heyecanlı partililer gerekse kulislerde gizli çalışan şahısları oraya buraya koşturup dururken, aslında ilimizin kime emanet edildiğinin resmi o tabloda çizilmiş bile.

Atı alan Dicle’yi geçti diyemeyeceğim, çünkü ortada yıllardır at yok.

Dicle ise bu kirli siyasetten kan ağlıyor yıllardır.

O halde, kimin il başkanı olacak sorusunun bir önemi yok bu saatten sonra. Asıl sorulması gereken o tablo.

Yıllardır bizzat şahısları, aileleri ve çevreleri ile ilimize yaşattıkları bu kabusun sorumluları ve uzantıları var o tabloda.

Bu tablo yeni yapılanmanın yeni siyasetin umudun tablosu değil bundan eminiz.

Yıllardır yeni versiyonları ile tekrar tekrar karşımıza çıkarttıkları emitasyondan başka bir şey değil bu resim.

Karnımız tok bu oyunlara.

Bir filmi yıllarca tekrar tekrar bize izlettirmek isteyenler, 2019 da hangi filmin figüranı olacaklar onu düşünsünler.

Bu siyaset Baronları ve Troykası ellerini ilimizden çekecekler mi dersiniz?

Hiç zan etmiyorum.

Bu kölelik ve sömürü düzenlerini devam ettirmek isteyeceklerinden eminim neredeyse...

Ancak artık partililer, seçmenler, teşkilatlar bunu kabul edecek mi bilemem!

Lakin İlimiz deki tablo bu yönde gibi görünüyor yani isyan başlayacak gibi...

Yeni seçilecek il başkanı bunlarla mücadele mi edecek yoksa her zaman ki gibi köle olmaya devam mı edecek?

Ya da kendilerine rağmen özgür, dik duran dava sahibi biri kendi çabası ile bu göreve gelebilecek mi?

Bu soruların cevabını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Bu tablo beni geleceğe dair ürkütse de umudumu korumak istiyorum.

Her ne kadar bunlarda Bizans Oyunu bitmez ve halen devletin değişik birimlerinde her türlü senaryoya hazırlıklı projecileri olsa da, hak davanın sahibi olan ALLAH (c.c) görendir, duyandır ve planları da bozandır.

Halkımız O’na güvensin yeter...