Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

BAŞKAN ERDOĞAN NATO ZİRVESİNDE!

Evet, sevgili okurlar...

Bilindiği üzre, artık Cumhurbaşkanı olarak telaffuz etmiyoruz...

Başkan Erdoğan diyoruz.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, dün NATO zirvesindeydi...

NATO üyesi devlet başkanları, özellikle Trump, NATO Genel Sekreteri, hele hele Almanya Başbakanı Merkel gibi insanlar, gerçekten eski tavır ve hareketlerini tamamıyla geride bırakıp, 90 derece dönmüşlerdi…

Başkan Erdoğan’a karşı küçüldükçe küçüldüler...

Büyük saygı gösterdiler.

Ve bütün dünya kamuoyu nezdinde adeta Erdoğan’a karşı "baş eğildiler…!"

İnsanın aklına şu gelir.

Dün ne idi, bugün nedir?

Hayrola!

Bu tevazu, bu samimiyet nereden geliyor?

Elbette ki bu yalnızca Türkiye’nin lideri olan Başkan Erdoğan’a karşı değildir, çünkü Erdoğan, tüm İslam dünyasının lideri olarak bilinmektedir.

Dünya kamuoyu da bunu onaylamıştır…

Bu bir hakikattır, inkâr edilemez.

Erdoğan diyor ki;

“Benim kitabım yüce Kur’an-ı Kerimdir.. Peygamberim de, Hz. Muhammed (S.A.V)’dir. O ne demişse, biz onu uyguluyoruz. Bu bir risalet peygamberidir..

O Mescid-i Aksada tüm peygamberelere namaz kıldıran imamdır…

O ilahi emir karşısında eğiliyoruz.

Ve tatbik ediyoruz…

"Festakim kemâ ümirte " emrinin himayesi altında yürüyoruz.

“Emredildiği üzere dosdoğru ol” diye buyurdu Allah.

Biz de bunu yapıyoruz.

Hz. Ebubekir-i Sıddık’ın Sevr Mağarasındaki halet-i ruhiyatını yaşıyoruz.

Üzülen, azıcık da endişe duyan Ebubekir-i Sıddık’a karşı o Allah’ın Peygamberi diyor ki;

“Ey Ebubekir!

Üzülme, sıkılma, endişelenme, korkma, Allah bizimledir.”

Biz de aynı o paralelde boyun eğmedik, üzülmedik, büyük bir fedakârlık ve cesaretle yola çıktık.

Ve inşallah halkımıza büyük hizmetler yapacağız.”

Görülmekte olan budur ki;  Erdoğan, Türkiye’yi artık oligarşik bürokrasiden yavaş yavaş kurtaracaktır..

Ki ilk adımı atmış durumda.

Yani “Yeni Türkiye için Başkandan ilk neşter...”

Bilindiği gibi iki gün önce yemin edip kabineyi açıklayan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, dün ilk iş olarak hemen 3 kararnameyi yürürlüğe soktu.

Teşkilat, kadro ve atamalara ilişkin kararnameler…

Kamudaki hantal yapı kaldırılıp, oligarşik bürokrasinin önü kesmek için…

Yeni Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının önündeki engeller böylece ortadan kaldırılacak…

* * *

Evet, sevgili dostlar.

Hani diyorlar ya;

“Görünen köy kılavuz istemez.”

Gerçekten, Başkan Erdoğan’ın bu şekildeki attığı dev adımlar, Türkiye için beklenen hamlelerdir…

Beklenmesi de gerekiyordu.

Çünkü yüz yıldan beri Türkiye’de; hileli, maskeli, bulanık bir politikayla millet düşmanlığı körüklendi…

Ama artık yok..

Başkan Erdoğan azmiyle, inancıyla, imanıyla “Yeni Türkiye” dedi, dik durdu ve başardı..

Halkın beklentisi artık açıktır.

Ama her zaman bu sütunlarda, bu köşede ifade etmeye çalıştığımız gibi, özellikle Güneydoğu Anadolu da, özellikle Diyarbakır’daki siyaset atmosferinde, ciddiyetten ve samimiyetten uzak yürüyenler vardır…

Bazı bürokratlar, siyasiler veya sıradan şahsiyetler….

Kimseye hiç pay bırakmayan bu insanların artık devreden çıkarılmaları gerekiyor..

Belediyelerdeki kayyumların yapmış olduğu yanlışlıklar; akla ziyan bir istikamette yürümektedir…

Özellikle Diyarbakır’da…

Başta Büyükşehir Belediyesi kayyumu dahil olmak üzere diğer ilçe kayyumları…

İyi niyetli olabilmekle beraber, ne çare ki İmar Müdürlüğü dahil, DİSKİ dahil ve Belediyelerin diğer birimlerinde, nerdeyse HDP’nin eski kadrolarının mevcudiyeti söz konusudur.

Buralarda işler tersyüz ediliyor..

Keyfemayeşa evraklar yapılıyor…

Tabiri caizse; "işler kılıfına" uyduruluyor.

Çifte standartlar uygulamalar ve çok büyük para vurgunu şaibesi.

Büyükşehir ve Yenişehir Belediyelerinin imar müdürlüklerinde; "neler oluyor?" dedirtiyor..

Tabi biz burada kayyumları "töhmet" altına almak istemiyoruz..

Ama ne var ki..

Derler ya; "Görünen köy kılavuz istemez..!"

Ne yazık ki, hantal bir yapı hakim…

Nitekim Başkan orada olmadığı zamanda, yani mesai dışı dahi olsa çok kirli işlerin döndüğünü söyleyebiliriz..

Özellikle imarla ilgili..

Çünkü büyük bir kokuşmuşluk var..

Buna neşter lazım..

Başkan Erdoğan yayımladığı son kararnamede; "kamudaki hantal yapıyı bitireceğiz…!" diyor..

İşte bunun ivedilikle; "yapılması" gerekiyor…

Lakin, hantal kadronun yanı sıra ideolojik kadroların varlığı, para karşılığında iş yapılmayışı…

Hele ki parasız hiç kimsenin babasının mezarına dahi gitmediği bir zihniyetin ayyuka çıkmış hali, ürkütücüdür…

Dürüstlük, şeffaflık ve liyakat…

Hak, hukuk ve adalet,,

Kamuda güven tesisi artık  ehil kişilerin elinde "temel" ilke olmalıdır…

En derin saygı ve sevgilerimle.