Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

EMPERYALİZM’İN İSLAM ÜZERİNE KİRLİ İTTİFAKI!

Evet, sevgili okurlar.

Dünkü sohbetimizde ifade etmeye çalıştığımız önemli meseleler, tabiatıyla bizleri ilgilendirdiği gibi Ortadoğu'daki tüm İslam ülkelerini de bir o kadar ilgilendiriyor.

Hatta dünya kamuoyunu da alakadar ediyor..

Çünkü konuşan hakikattir.

Tarihi gerçekleri kaleme alıyoruz ve siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz.

Bu minvalde, kamuoyunu aydınlatmak üzere yola çıktık ve yürüyoruz.

Çağdaş muasır medeniyet seviyesine tırmanan sözde dünya…

Ve bu dünyanın söz de cihan devleti olduklarını söylenen ABD, İngiltere, Almanya, Fransa vs…

Bu saydıklarımız hiç kuşkusuz ki, haçlı Hıristiyan dünyasının liderleri durumundaki ülkelerdir…

İşte bu ülkelerin, yıllardan beri İslam dünyası üzerine oynadıkları oyunlar, kurdukları tuzaklar, Ortadoğu ülkelerine yönelik ortaya koydukları komplo teorileri kesinlikle boşuna değildir.

Sağdan vuruyor, solda çıkıyor.

Tabiri caizse kıyıdan köşeden saklanarak, pusu kurarak yürüyen ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail, bunların hepsi ama hepsi tümüyle büyük bir kirli ittifak içerisindedirler…

İstedikleri an birleşiyorlar, ittifak kuruyorlar…

Birlikte hücuma geçiyorlar.

“İslam ülkelerini nasıl işgal edebiliriz, İslam dünyasının yeraltı zengin kaynaklarını nasıl ele geçirebiliriz?” düşüncesindedirler.

Onlar için insanlık mı, medeniyet mi, demokrasi mi, insan temel hak ve özgürlüğü mü; hak getire.

Zerre-i miskal düşünmezler…

Varsa yoksa sömürüdür.

Haksızlıklar, kanun dışılık, antidemokratik uygulamalar hepsi bu küfür dünyasında mevcuttur.

Hasım gördükleri, diş biledikleri ülkeler için hep şu politikayı uygularlar.

“Böl, parçala ve yut…”

Ana stratejileri hep bu üç basamağa dayalıdır…

İşte Irak.

İşte Afganistan.

İşte Afrika ülkeleri.

Bakınız, 10 yıldan beri Irak’a giren ABD, bir türlü buradan çıkmıyor.

Çıkmaz da.

Çünkü Irak’ın zengin petrol kuyularını tamamıyla kendi imkân ve yararına çalıştırıyor…

Sülük gibi emiyor.

Bunu yaparken, “Biz Irak’a demokrasi getiriyoruz” diye kuyruklu yalanlar sıralıyor.

İşgal ettiği hangi ülkede; demokrasi ve insan hakları var?

Bir tek ülke gösterilemez.

Var olan terördür.

İllegal örgütlerin yapılmasıdır.

Şiddet, kan ve gözyaşından başka hiç bir şey yok.

Hep ifade ediyoruz.

Emperyalizmin söz ettiği “demokrasi ve dünya barışı” sömürgeciliğe giydirilmiş libastır…

Onlar için, var olan tek şey var; "İslam dünyasını" sömürebilmek.

Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, kendi kasasına indirmektir…

Yaptıkları tek şey bu.

Olan da, masum Anadolu insanlarına oluyor…

İslam dünyasına ve ahalisine oluyor.

***

 

Bakınız, bugünkü “Zeytin Dalı Harekâtına…”

Yani, Afrin'e dair yürütülen "barış harekâtımız" haçlı dünyasını korkutuyor…

Titriyorlar.

Onları korku sardığı gibi, içimizdeki nice satılmış ihanet şebekeleri de; "panik" içerisindedirler.

Olup-biteni içlerine sindiremiyorlar.

Lakin korkularından dolayı bir şey de diyemiyorlar.

Kendi kendilerini yiyip bitiriyorlar.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bu husustaki siyaseti gerçekten emperyalizmi titretiyor.

Haçlı ve Siyonist dünyasını korkutuyor…

Nitekim Türkiye'ye ve Erdoğan'a karşı ne yapacaklarını bilemiyorlar?

Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya kamuoyu nezdinde onlara hitaben önceki gün şu resti çekmişti…

“Bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açıktır…”

İşte bu ifade onlar için ciddi bir ifadedir.

Ciddi bir şekilde başta Amerika olmak üzere, haçlı anlayışın mimbardarlarını etkilemiştir.

Korku ve telaş içerisindeler.

Nitekim basın sözcüleri, dün medyanın karşısına çıkıp “Türkiye’nin kendi sınırlarını korumasına saygılıyız” demek zorunda kaldı.

Ki bu da, açık ve net olarak "korktuklarının" bir itiraftır…

Erdoğan'ın ABD'ye yönelik şu tarihi ifade de önemli…

Ne diyor…

"Türkiye'yi canlarının istediği gibi girip çıktıkları, her türlü hoyratlığı yapıp hesap vermedikleri yerlerle karıştırıyorlarsa çok yakında öyle olmadığını görecekler…”

İşte bu beyan, Emperyalizme ve Siyonizm karşı bir dik duruştur…

Tarihsel resttir.

Dünün kapıkulu ülkesi olmadığının, beyanıdır.

Öyle ya; ABD "müttefiklik" adıyla hep Türkiye'yi kapıkulu olarak görüyordu.

Ne dersek; yapar.

"Buyur efendimciler var, nasıl olsa" diyerek.

Ama bugün yok.

Öyle, İslam dünyası, Ortadoğu eskisi gibi ABD'nin, siyonizmin "cirit atabileceği" alan değil.

Artık, "Türkiye vardır."

İşte onun içindir ki, İslam dünyası için Erdoğan bir umuttur ve son şanstır diyoruz…

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı buradan tüm kamuoyu nezdinde tebrik ediyoruz ve dua ediyoruz.

İnanıyoruz ki, herkes kendisine duacıdır.

En derin saygı ve sevgilerimle…