Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

ERDOĞAN, DÜN MİLYONLARA HİTAP ETTİ!

Evet, sevgili okurlarımız.

Her şeyin eksisiyle, artısıyla, pozitifiyle, negatifiyle, müspetiyle, menfisiyle karşı karşıya getirildiğinden, müspet olumluluk ağır bastığı zaman, menfi ve negatif olumsuzluklar çürüyüp gidecektir..

Bu külli bir kaidedir…,

Usuldür.

Bilimsel bir gerçektir.

15 yıldan beri Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, nerdeyse 80 milyona hitap ediyor, hatta dünya Müslümanlarına hitap ediyor.

Dahası, tüm Dünya'ya hitap ediyor..

Bu hitabı hiçbir zaman da ona geri çevrilmemiş…

Hep müspet (olumlu) olarak kabullenilmiştir…

Dün, Erdoğan İstanbul’da nerdeyse 2 milyon insana hitap etti.

Bu hitap kabiliyeti herkesin karı değildir.

Yorgunluk ve yorulmak nedir bilmeyen Erdoğan, her gün biraz daha çalışma versiyonunu artırıyor.

Bu gençlik, yaşlılık meselesi değil…

Bu izan, düşünce ve hareketliliğe bağlı olan bir gerçektir, bir sesleniştir.

ve ideolojidir..

Batıla karşı hakkı savunmaktır.

Kamuoyu nezdindeki siyasi görüş, Erdoğan’ın Türkiye başından gitmesiyle, maazallah "Türkiye çok büyük sarsıntılar" geçirir.

Ne idüğü belirsiz insanlar bu Türkiye’yi nasıl yönetecek?..

Erdoğan’ın yönetiminde bir zarafet var, bir nezaket var, bilimsellik var, ilim ve irfan vardır.

Bu itibarla bu ülke insanı artık Erdoğan’ı yalnız bırakmaz…

Mümkün değil.

Ama muhalefetin, özellikle ana muhalefetin entrikalı oyunlarına bakıldığında yıllardan beri bu oyunlar hep tezgâhlanmıştır, tezgâha konulmuştur ve millete yutturulmuştur.

Örneğin; 1960-1965’li yıllarda Ecevit’in koalisyonu esnasında, Kılıçdaroğlu’nun SSK’nın başında Genel Müdür olarak görev yaptığı esnada, sözde işçi hakkını savunarak çıkardığı bir iş kanunu var…

Adeta şablona konulmuş, yatırımcı iş adamlarını suçlamak için, sorgulamak için hazırlanmış bir tuzak gibi..

Ne iş çevresi ve ne de mahkemeler; bu "kirli tezgâhın" içinden çıkamıyor..

Bilgisizlık var…

Mutlak bir zulüm var, cenhalet var…

Antidemokratik, yanlı bir iş yasasının hegemonyasından kendini kurtaramayan bir Türkiye var…

Ekonomisine verilen zarar, telafisi mümkün olmayan zararlardır…

Hele ki yarattığı, sorunlar...

Birileri kötü niyetli olarak yola çıkıp iş çevrelerini dolandırıyor ve ben işçiyim diyor.

Hak, hukuk, tazminat, sigorta, mesai, vs. vs. ne dersen de….

Hepsi mevcut…

Kılıçdaroğlu’na seslenmek lazım.

Ey Kılıçdaroğlu!

Senin 1965’lerdeki işlediğin bu suç, bu vebal, nice istihdam yaratan iş çevrelerinin ticari hayatlarını felç etmiştir…

Etmeye da devam ediyor…

Bu insanlar sana nasıl inanıp oy verebilir ki?

* * *

Bakınız, sevgili dostlar.

Dün, Erdoğan İstanbul’da Yenikapı mitinginde konuşurken şöyle seslendi...

“En baba mitingimizi İstanbul'da yapıyoruz.

24 Haziran'da kükremeye var mısın İstanbul?

24 Haziran'da bir destan yazıyor muyuz?

İstanbul, 24 Haziran'da vakit İstanbul vakti diyor muyuz?

İrade erdem ve cesaretle Türkiye'yi şahlandırıyor muyuz?

Maşallah ben inanıyorum, İstanbul kararını verdi.

24 Haziran Demokrasi bayramımız şimdiden hayırlı olsun.

Konuşmamın bir bölümünde İstanbul'u anlatacağım, diğer bölümünde Başbakanlığım ve Cumhurbaşkanlığım döneminde neler yaptığımızı anlatacağım.

Birileri gibi konuşmayacağım.

Yalanın bini bir para...

Yani usta neyse çırağı da o.

Şimdi soruyorum.

İstanbul'da bizim içme suyumuz var mıydı?

İstanbul'da 94'te içme suyu var mıydı?

Çöp dağları yükselmemiş miydi?

Şimdi buradan bir soru daha soruyorum.

Ümraniye'de çöplük patladığında kim vardı?

CHP'li belediye vardı.

39 vatandaşımız hayatını kaybetti.

CHP'nin olduğu yerde pislik var, kirlilik var.

Biz gelmeden önce 6 ilde doğalgazımız vardı şimdi bu 78'e yükseldi.

AK Parti huzurdur, mutluluktur.

Biz bunu sağladık.

İçinizde Haliç'i bilmeyen var mı?

Ben orada doğdum, büyüdüm.

Haliç'te pislikten geçilmiyordu?

Peki, kim vardı, CHP.”

Erdoğan, Yenikapı mitinginde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye de şu sözlerle yüklendi;

“AK Parti temizliktir,

AK Parti huzurdur,

AK Parti mutluluktur.

Biz bunu sağladık, başardık ve başarmaya devam ediyoruz.

Rant odaklarının saldırılarını püskürttük Bay Muharrem...

Bak, yolsuzluklardan falan bahsediyorsun, haddini bil.

Sen (Muharrem İnce) bizim yaptığımız yatırımlara kör müsün, görmüyor musun bu yatırımları?

Adam tam kör…

Adam soygunlardan bahsediyor, haddini bil.”

Biz de buradan diyoruz ki;

Türkiye Erdoğan’a minnettardır.

Yalnız Erdoğan’a âcizane tavsiyemiz; bu listeleri hazırlayan kişilere dikkat ediniz…

En derin saygı ve sevgilerimle...