Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

ERDOĞAN VE BOSNA HERSEK GEZİSİ!

Evet, sevgili okurlar.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dün Balkanlara gitti.

Erdoğan’a karşı bir hafta öncesinden gelen bazı istihbarı bilgiler doğrultusunda “Erdoğan’a suikast yapılacak” diye yaygaralar koparıldı.

Ama boşuna..

Çünkü, Erdoğan’ın yeryüzünde Allah’tan başka kimseden korkusu yoktur.

Zira Erdoğan’ın yüreğinde meşale olarak parlayan iman nuru, onu hep istikametli yollara götürmüştür.

Ve bundan sonra da götüreceğine inanıyoruz.

Gerisi laf-ı güzaftır.

Erdoğan gitti geldi.

Herhangi bir suikast tehlikesi bile söz konusu olmadı.

Olamaz da.

Çünkü Erdoğan’ın beslediği iman, hakiki bir imandır.

Bediüzzaman’ın dediği gibi;

“İman hem nurdur, hem kuvvettir..

Hakiki imanı elde eden insan, kâinata meydan okuyabilir.

Zira iman, insanı insan eder.

Belki insanı sultan eder.”

Gerçekten, o gençliğindeki beslediği iman sevdası, aşkı, hizmet ve muhabbeti bugün Erdoğan’ı sultan etmiştir.

Yani yalnız siyasi bir lider olmaktan daha fazla tüm İslam ümmetinin bir lideridir…

Bir halifesi durumundadır..

Ki herkesin kalbinde beslenen beklenti de bu yöndedir.

Ama ne yazık ki çevresinde bulunan bazı oluşumlar, özellikle milletvekilliği aday adaylığında kimseye sıra vermeden büyük bir ihtirasla, dört gözle milletvekili seçimine kendini endeksleyen sözde şahsiyetler, ne yazık ki bu seçim sath-ı mailinde seçmenleri dahi, Erdoğan’a gönül bağlayanları bile hayal kırıklığına uğratmış durumda.

Tüm samimiyetimizle ifade edebiliriz ki “Ben nasıl ve ne zaman, hangi oyunla milletvekili olabilirim?” edasıyla yola çıkan, basmakalıp, cahil ve sivil hayatında bir baltaya sap olamayan nice insanlar, Erdoğan’ın gölgesinde kandırmaca bir şekilde bir yerlere gelmek istiyorlar ise de fakat heyhat!...

Dün ne idiyse bugün de aynıydı.

Bir arpa boyu kadar bu partiye faydaları olmamıştır..

Ancak partiyi yaralamış insanlardır...

Elbette ki, istikamet ve ihlasla partiye ve Erdoğan’a gönül bağlamış birçok insan potansiyeli vardır ki bu tür megalomanyak muhteris kimseleri görünce, adeta hayal kırıklığına uğramaktadır..

Partinin bünyesi, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı kilit noktaları işgal eden ve hep ön planda yürümek isteyen ve halk nezdinde zerre kadar itibarı olmayan, hep palavra sıkan nice insanlar var ki ne yazık ki bölgede bu partinin ibresi hep eksiye düşmektedir...

* * *

Nitekim Diyarbakır’da dün Kudüs mitingi düzenlendi.

Başbakan Sayın Binali Yıldırım geldi...

Güzel bir konuşma yapmasına rağmen, etrafı beklendiği gibi olmadı.

Adeta halk hayal kırıklığına uğradı.

Sanki sıradan bir parti seçim mitingiymiş gibi biçimlendirildi.

Bu işe öncülük yapan sözüm ona kurtarıcı bazı siyasetçilerimiz, Valilik, Büyükşehir Belediye Başkanı gibi simaların önde yürümesine rağmen, ne yazık ki potansiyel “cemm-i ğafir, sivad-ı azam” denilen yüz binlerce büyük halk kitlesi bulunmadı.

Oysaki bu yalnızca AK Partinin seçim mitingi değildi.

Bu Filistin mitingiydi.

İstanbul Yenikapı’da nasıl Cumhurbaşkanının konuşmasında toplanan halk kitlesini, gönül arzu ediyordu ki Filistin davasını göğüsleyen ve inanan her mümin Diyarbakır’daki mitingde de olmalıydı.

Fakat ne yazık ki bunu alıp siyasete ve AK Parti mitingine dönüştürmek istediler.

Ve sevilmeyen bazı eski ve yeni milletvekillerine rağmen halk gitmedi.

Bize göre orada sevinen varsa, bölgede ve Diyarbakır’da hükmen de olsa HDP’nin işine yaradı.

Yaradı da ne oldu?

Tabii adamlar her iki taraftan manen besleniyorlar.

Yani AK Parti kazanırsa, “Zaten ben AK Partideyim, zaten milletvekiliyim veyahut milletvekili olacağım.

Ama o olmasa da zaten eskiden beri yerim HDP’dir ve PKK’dır.

Misyonum eskiden beri PKK’cılıktır.

AK Partide bir şey olmasa dahi yine orada bir mertebem, bir menzilim vardır.

Davamın bir geçmişi de orasıdır.”

"Duvarım sana söylüyorum, gelinim sen anla…"

Batıl ve hurafe bir düşünceyle yola çıkan AKP’liler var bu memlekette. 

Onun için hep diyoruz.

Özellikle deneyimli bir devlet büyüğü, büyük lider Erdoğan’a dostane zaman zaman bazı önerilerimiz olmuştur ve yine olacaktır.

Ne olur artık bu tür insanları Güneydoğu’daki siyaset alanlarından geri çekmelisiniz.

Bu adamlar rantiyeci, ihaleci, vurguncu tipteki insanlardır.

Ne halk onları sever.

Ve ne de parti.

Ama ne yazık ki kendilerine yer edinmişler.

Büyük bir kolektif içinde çalışıyorlar.

Gönül arzu ediyordu ki Sayın Erdoğan, kendisi gibi ruhu temiz, kalbi iman nuruyla parlayan, aydınlık saçan bir kalp, bir vicdan ve basirete sahip olan insanları bu davaya görevlendirseydi.

Yoksa bu kervanla mesafe katedilmediği gibi, böylesi siyasi bir orduyla da savaşa girilmez.

Bu her zaman söylediğimiz gibi dostane tavsiyelerimizdir.

Nitekim 1995’li yıllarda yine aynı olay ortaya çıktı.

Birileri belediye başkan adaylığına soyundu ve fiyaskoyla neticelendi. 

Biz o zaman da söylemiştik.

Bunların ipiyle kuyuya girilmez.

Ama kime dinleteceksin?

Dünkü miting gerçekten Erdoğan’a bağlı gönüldaşları üzdüğü gibi, bizi de çok üzmüştür.

* * *

Evet, sevgili okurlar.

Bir de şu Ergenekon davasında yargılanıp da ceza aldığı halde ansızın adalet terazisi değiştirilerek temize çıkan bazı Ergenekoncu generaller…

Ki bazıları..

Bu generaller, sözde Atatürkçü, Kemalist, laikçi olarak kendilerini göstererek, hep devlet işlerine darbe işlerini soktular.

Ve böylece devlet bir yere gidemedi.

Tarihte örnekleri çok..

Bakınız, Genelkurmay eski Başkanlarından İlker Başbuğ…

Son günlerde popüler..

İki de bir televizyon kanallarına çıkarak "ahkam" kesiyor..

Atatürkçü..

Laikçi..

Ve ulusalcı kimliğiyle; iktidarı eleştiriyor..

Meclis Başkanı'na laf yetiştiriyor..

Şimdi, İyi Parti'den Milletvekili adayı olacak mış?

Maşallah..

Ne diyelim, nazar değmesin..

Evlere şenlik..

Tabi, onun gibi düşünen bir kesim var..

Meclis Başkanı İsmail Kahraman beyfendi'yi "ağızlarına" sakız edinmişler..

Neymiş..

19 mayıs Atatürk'ü anma, Gençlik ve Spor Bayramı'na dair yayımladığı mesajında; "Atatürk'ın" adını zikretmemiş!..

"Vay senmizin zikretmeyen" diye koparılan yaygara..

“Böyle siyaset mi olur?

Böyle meclis başkanlığı mı olur?..”

İnanıyorum ki Sayın Kahraman çok güzel bir dille; bu kesime cevap verecektir..

Ancak ondan önce cevabını biz vereceğiz.

Devamı yarın...

En derin saygı ve sevgilerimle…