Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

EY NATO NEREDESİN ‘?!’

Evet, sevgili okurlar.

Devletin zirvesinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi ve yetkili sıfatı ile topluma karşı kullandığı çarpıcı ifadeler, neredeyse gündemdeki tüm olayları, geçmişe yönelik dahi olsa; güncelleştiriyor…

Ve bu güncelliği hiçbir zaman kaybetmiyor.

Çünkü her kelimeyi dolu anlamları ile ortaya koyuyor…

Hitabetini büyük bir hassasiyet içerisinde, halkın dikkatine sunuyor.

Bakınız, Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu katıldığı partisinin il kongrelerisinde tarihi bir konuşma yaptı.

Açık ve alenice Nato’yu uyardı..

Ve şunları söyledi…

‘’Ey NATO neredesin?

Bu kadar mücadele eriyoruz, Türkiye NATO'nun üyesi değil mi?

Ey NATO Afganistan'da çağırdın geldik..

Somali'ye Balkanlara geldik.

Şimdi de ben çağırıyorum; Türkiye tehdit altında niye gelmiyorsun?

Adil davranın.

Sadece kuru kelamlar bizi doyurmuyor.

Lafa geldi mi insan hakları konusunda ahkam kesenler, Suriye'de, Irak'ta adeta gözleri görmez, kulakları duymaz hale geliyor?"

 

Erdoğan bu beyanıyla…

NATO’nun "ne kadar delalette ve küfürde karalı olduklarını" yüzlerine çarpıyor. 

 

Sayın Erdoğan’ın bu söylemleri, gerçekten de küfür dünyasının ne kadar rezil olduklarını gösteriyor hatta onlara ispat eddirip, deşifre ediyor…

Aynı zamanda Erdoğan kullandığı ifadelerle "haçlıları hafife alıyor ve onlarla alay ediyor."

 

Ama ne yapacaksın ki?…

 

Hani derler ya;

‘’Anlayana sivri sinek saz, anlamayan gavura davul zurna bile az.’’

 

Elbette ki gavur gavurluğunu idame ediyor.

 

İslam dünyası ve yahut Müslüman olarak geçinen bugünkü İslam dünyasındaki siyaset kavramları ve siyasi organlar, elbette ki Erdoğan hariç, yüzyıldan beri ne kadar gaflet içerisinde oldukları orta yerde…

Çünkü, Avrupa’ya, Haçlılara, Emperyalist güçlere dün olduğu gibi bugün dahi bağlılar..

Ve bağlılıklarından da ne hazindir ki vaz geçmiyorlar..

Ki bu bağlılıkları kendi ülkelerini; tar-ü mer diyor…

Kendi ülkelerini NATO’ya karşı, haçlı emperyalistlere karşı çok küçük düşürmektedirler..

Yıllardır da bu eziklik ve düşüklük içerisinde olmuşlardır…

 

Ama unutmayalım ki;

Bugün Erdoğan, eğer devlet zirvesinde ise;  bize göre bu Türkiye hatta tüm İslam dünyası için büyük bir şanstır.

Erdoğan’ın varlığı ve devlet yönetim süreci henüz 15. yılındadır.

Cumhuriyetin kuruluş tarihi 96 yıldır.

 

Şu bir asra yakın zaman dilimi içerindeki gelen-giden iktidarlar, acaba bu küfür dünyası hakkında ne gibi görüşleri olmuştur?.

 

Bunu araştırırsak kocaman bir "hiçler" silsilesi karşımıza çıkacaktır…

Zaten hiç bir şeyi de tarihe kaydedememişlerdir.

 

Zulmen ve hükmen adeta kölelik yapmışlar…

Eller öne bağlanmış…

Sanki huzur-i ilahiymiş gibi, küfür dünyasının huzurunda elpençe durmuşlardır..

Keferet-ül secereleri’nin, yani yöneticilerinin önünde sanki kul köle gibi duruş sergilemişlerdir.

 

Allaha şükür ki Erdoğan, temiz ruhlu, parlayan bir yüreklilikle kendini ortaya attı…

İslam düşmanı olan Haçlılar her ne kadar Erdoğan’a yönelik yıllardan beri dolaylı yollardan olsa bile suikast düzenliyorlar ise de onu koruyan Allah’tır.

Ki sonra da milletidir.

Nitekim, 15 Temmuz bunun kanıtlayıcı delilidir.

 

Ve bu millet, yediden yetmişe kadar, Erdoğan’a duacıdır.

 

Fakat şunu da ifade etmeden geçmek istemiyoruz.

 

Birkaç gün önce…

Yani 8 Mart dünya kadınlar günü platformunda konuşan Erdoğan şunları ifade etmişti.

"İslam'ın hükümlerinin güncellenmesi var.

Siz İslam'ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız."

Erdoğan’ın bu ifadelerinin gerçekten de detaylı bir açılıma ihtiyacı vardır.

Her ne kadar bir gün sonra ‘’Nas’’ ayetleri hariç, onlar hükümdür, onlar değişmez ilahi manzumelerdir", demiş ise de;  o ifadeleri kötü niyetli bazı medya organlarının ekmeğine yağ sürmüştür. 

Yanlış anlaşılmalara neden olmuştur.

Hele hele fırsatçı, boş fetva arayan bazı kadın kuruluşlarına da neredeyse bir delil kaynağı oldu.

Keşke Erdoğan, bu ifadelerini bu günlerde kullanmasaydı…

Veya kullanmış ise de detaylı bir şekilde açıklama getirmiş olsaydı.

Fakat İslam’ı bilmeyen yanlış ve kötü bazı kesimler, bunu kendine has bir fetva arayışı içine girebilirler..

Nitekim girdiler.

Erdoğan’ın niyeti apayrı bir niyettir.

Öyle inanıyoruz ki; onlara, yani bu kötü niyetli medyaya veya muhalefet kesimlerine alet olmayacak derecede bir açıklama getirecektir.

Detayına inecektir diye düşünüyoruz.

 

En derin saygılarımızla…