Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

MELHEME-İ KÜBRA EŞİTTİR MEHDİ İLE DECCAL?İN SAVAŞ..I!?

Evet sevgili okurlar!

Bugünkü sohbetimiz “Barış Pınarı Harekatı” ile ilgili gelişmelere dair olacak?.

Elbette ki, ne olacak, ne olmayacak onu Allah bilir,,.

Ama bir atasözü var... “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” demişler ya..

Bizim yüce İslam dinimizin inançlarına göre, tarihte vuku bulan hakla batılın çarpışmasının kıyamet gününe dek devam edeceğine dair çok önemli emareler mevcuttur...

Geçmişe yönelik tarih içerisinde nasıl ki insanlar iman ve küfürle karşı karşıya geldiği söz konusu ise, kıyamete dek yine bu iman ile küfür, hak ile batılın savaşı hep devam edecektir.. Ki hiç kimsenin de bunda, kuşkusu olmasın.

Ama bize göre her şey miadını doldurmuş.. Beklenenler çok yakında vücut bulacak, insanlığın da önüne çıkacaktır...

Tabi, inanır mısınız, inanmaz mısınız o ayrı mesele…

Ve tabi ki sizin bileceğiniz bir durum...

Ama vuku bulan olayların silsilesi, bize bu hakikatin, er ya da geç gerçekleşeceğini göstermektedir.?

Evet!

İki gün önce de bahsettik.

Ahiri zamanda Şam coğrafyasında vuku bulabilecek hadiselerin varlığı tartışılmaz ve kaçınılmazdır.

Ahiri zaman, yani kıyamet alametlerini bize bildiren bir çok hadis ve rivayetler var.? Ki, diz boyu…

En çarpıcı olanı da Hz. İsa (a.s.)’nın yer yüzüne intikalıi ve Hz. Mehdi’yle Şam coğrafyasında bir araya  geleceklerine dair, hadislerdir...

Nitekim, Hz. İsa (a.s.)’nın İslamiyet’in ana temsilcisi olan Hz. Muhammed (s.a.v)’in şeriatının hükümlerine inanarak bağlı kalacağını ve insanları buna davet edip,  uygulayacağı bildirilmektedir.

Hz. İsa (a.s.) ile Mehdi’nin bir araya gelmesinin manası da budur.

Diğer bir deyimle ifade edersek...Mana itibariyle, hadise şöyle cereyan edecek...

Ehl-i kitap dediğimiz Hristiyanlık dünyasından birileri batıl ve hurafeden ibaret olan kilise ve hiçbir dini değeri olmayan sözde Hristiyanlık dinine inanmış devletlerin, özellikle seküler devletlerin yaptıkları mezalime karşı, baş kaldıracak...

İslamiyet’i benimseyip, kucaklayacak.. İslam’la barışıp küfrün karanlığını temsil eden çağın Deccalleriyle, Süfyanlarıyla mücadele etme harekatını başlatacak..

İşte buna dair çok hadisler vardır.

Bu söylediklerimizin daha detayını Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Şualar isimli kitabında görüyoruz...

Beşinci Şua bu hususu tüm detayıyla bize açıklamaktadır.

Günü gelmişken nerdeyse mevcut görünen savaş bize onu gösteriyor.

Her ne kadar “Barış Pınarı Harekatı” adı taşıyor ise de bu ismin altında gizlenen çok müjdeleyici ve ümit verici gelişmelerin olacağına inanıyoruz.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  da nerdeyse son zamanlarda her konuşmasında Batı dünyasını ve Birleşik Arap Devletlerini anlatırken bunların ne kadar kasıtlı olduklarını, ne kadar yanlı hareket ettiklerini bir bir yüzlerine çarparcasına arlatmaktadır... Gerçekten Reis’in ağzından çıkanlar kelimesi kelimesine bize şunları gösteriyor ki, hedef Suriye’deki Kürtler değildir...

Türkiye’nin Kürt kardeşleriyle herhangi bir kavga, savaş diye taşıdığı bir amaç ve hedef yoktur.

Sadece Haçlı emperyalizminin kullandıkları Kürt olarak kendini gösteren bazı yanlış odakları hedeflemektedir.

Amaç da tamamiyle odur.

Bize göre bunların çoğu da yıllar önce Türkiye’den kaçıp Suriye’ye giden ve orada konuşlanan bir kısım Ermeni, Süryani ve şeytana tapan Kürt Yezidilerdir...

Bunların da bel bağladıkları haçlıların birer piyonları olduğundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Zaten Cumhurbaşkanımız da açıkça olmasa dahi, imalı yollardan bunları bir bir dile getiriyor ve diyor ki:

“Batı dünyasının hedefi Türkiye’dir, Türkiye’nin böldürülmesidir ve parçalayıp yok edilmesidir.”

Yaşadığımız çağda, bu tür fitne unsurlarının her daim, varlık göstermeye çalıştığını biliyoruz...

Bakınız sevgili okurlar...

Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) ahiri zaman fitnesini anlatırken şöyle buyuruyorlar..

“Min fitnetil Deccal ve min fitneti ahiri zaman”

“Yani Deccal ve ahiri zaman fitnesinden Allah’a sığınıyorum.”

İşte insanlığın medarı iftiharı olan o yüce Peygamber, insanlığın bugün içine düştüğü, “ahiri zaman” fitnesini, o gün hadisleriyle anlatmıştır..

Bediüzzaman hazretlerinin de Beşinci Şua’da bugünlerin alametlerini anlatırken şöyle diyor:

“On üçüncü mesele, kat’i ve sahih rivayette var ki, İsa aleyhisselam büyük deccali öldürür.

Ve’l ilmu indallah

Yine ilim Allah’a aittir.

Bu hadisin iki manası vardır.

Birisi sihire, manyetizme ve ispirtizme gibi harikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi kendine bağlayan o dehşetli deccali öldürebilecek, mesleğini değiştirecek ancak harika ve mucizatlı ve umumun kabulü bir zat olabilir.. Ki; o zat en ziyade alakadar ve ekseri insanların peygamberi olan Hz. İsa (a.s.)’dır.

İkinci cihet ise, hz. İsa (a.s.)’a ait şahsi kılınç ile öldürülebilecek olan şahıs Deccal’in teşkil ettiği dehşetli maddeperest, dinsizlikle ilhat ve inkarla oldukça büyüyen bir küfür sisteminin şahsi manevisini kast ediyor.

Nasıl ki Hz. İsa’yı temsil eden fiziksel bir şahsiyet değil, taşıdığı iman ve İslam hakikatleriyle  var olacak, Deccal’in taşıdığı küfür sistemlerinin aynı minvalde var olacağıdır...

Denilen şu..

Hz. İsa dinine bağlı bazı ruhaniler, yani gerçek Hristiyanlık dinine bağlı bazı İseviler, İslamiyet’i savunacak ve İslam’la beraber birleşecekler.. İslam’a dahil olup, ona inanacaklar.”

Evet sevgili dostlar!

Bugünkü sohbetimiz bundan ibarettir.

En derin saygı ve sevgilerimle…

Hayırlı Cumalar diyoruz..

Allah nasip ederse, aynı konuyu üç beş gün tüm detaylarıyla sizinle paylaşmaya devam edeceğiz…