Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

MUÎN-İ ZÂLİMÎN ERBÂB-I DENÂETTİR! (III)

Evet, sevgili okurlar.

Bilindiği üzre, bir haftadan beri birçok önemli dünya devletleri başta olmak üzere, ekonomiksel olarak da Ortadoğu’nun büyük bir mali potansiyele sahip Katar Emiri Eş- Şeyh Temim, Türkiye’yi ve Erdoğan’ı yalnız bırakmadı.

Temim İdeal bir adam…

Büyük bir devlet adamı…

Gerçekten İslam dünyasının da medar-ı iftiharı...

Eş- Şeyh Temim bin Hamad es-Sani, Suudi Arabistan’daki satılmış piyon uşakları gibi değildir…

İslam’ın ruhunu ve manasını taşıyan bir devlet büyüğüdür... 

Ne mutlu ona ki, Erdoğan’ı tanıyabilmiştir…

Temim Erdoğan’ın gerçek kimliğine inanmış bir mevkidaşıdır…

***

Hiç kuşkusuz ki, Türkiye yüzyıldan beridir, yerli yerindedir..

Ama nasıl; yerindedir?

Şu yüzyıl içerisinde; gelen giden cumhurbaşkanları ve başbakanlar olsun, bakanlar dahi olsun, çoğulcu parlamenter sistem içerisinde yer alan üyeler, hep havadan cıvadan bahsetederek, havanda su dövmüşlerdir.

Daha 15 yıl öncesine kadar, IMF’den başka, kimse de Türkiye’nin semtinden bile geçmiyordu…

Bakmıyorlardı..

Hep, aşağılıyorlardı..

Alay ediyorlardı…

Tabiri caizse; ülke idarecileri "şamar oğlanına" döndürülmüştü...

Ama Erdoğan iktidarıyla; "herşey" tersine döndü…

Lider bir ülke..

Lider bir Türkiye..

Söz dinleyen değil, sözünü dinleten bir ülke haline geldik…

Karar uygulayıcısı değil, karar verici kimliğe kavuştuk...

***

İşte bundandır ki; siyonizm, emperyalizm ve haçlı zihniyet "ayaktadır..!"

Saldırıyor..

Farklı kumpaslarla; "ihanetlikler" organize ediyorlar...

İçten ve dıştan; "ablukaya" alınmak isteniliyoruz…

Bakınız, bir Papaz üzerinden "nasıl hırçınlıklar" sergiliyorlar..

Ekonomiksel savaş açmışlar..

Onun için bu olayı iyi görmeli ve okumalıyız…

Üstün feraset sahibi olan Erdoğan'in Berat Albayrak beyefendiyi Hazine ve Maliye Bakanlığına getirmesinin, ne kadar isabetli bir karar teşkil ettiğini; şimdi daha net anlamamız lazım…

Albayrak, bugün 3 bine yakın yabancı iş adamıyla; uydu aracalığıyla görüşecek…

Öyle inanıyorum ki bu görüşmede; "haçlı zihniyetin" maskesini düşürüp, hakikatleri gün ışığına vuracaktır…

Herkesin parolası bu olmalıdır...

***

Eğer Erdoğan da onlara “efendimcilikle” önünü ilikleseydi…

Dün olduğu gibi bugün de; "IMF’nin kapısını çalmak zorunda kalmış olacaktık?"

Ama Erdoğan yapmadı..

Ne önünü ilikledi..

Ne de efendimcilikle; "onların" kararlarının uygulayıcı oldu…

Dik durdu..

Boyun eğmedi...

Zira Erdoğan’ın imanı, misyonu, inanç ve fıtrat gerçeği; aksi durumu kabul etmiyor ve etmez de!…

***

Sevgili okurlar...

Bize göre bu ekonomiksel hamle, yani "ekonomik savaş" 15 Temmuz darbe girişiminden daha da tehlikeliydi..

Ama şükürler olsun ki, üstesinden gelindi…

15 Temmuz’u kanıyla ödeyen ve püskürten bu millet, tüm ciddiyetiyle, bir ders-i ibret olsun diye gereken dersi bu kez ekonomiksel olarak, "şer güçlere" karşı verdi…

“Ekonomi çöktü, çökecek” diye kirli provokasyon yapanların emellerini kursaklarında bıraktı…

İstekleri yerine gelmedi.. Ki gelmeyecektir de.

Millet 15 Temmuz’u, o rezaleti, o edepsizliği, o kanlı olayı püskürttüğü gibi bugünde, ekonomisiyle girişilen "ekonomik savaşı" püskürtmüştür...

Allah’a şükür olsun…

Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün, Siyonist emperyalist dünyası hariç, bütün dünya kamuoyunun sevgisini kazanmıştır…

Ve kardeşliğini yakalamıştır.

Nerdeyse bir dünya lideri durumundadır.

Zaten İslam dünyası onu kendine lider olarak kabul etmiştir.

Erdoğan, gittikçe misyonunu artıracaktır.

Öyle ümit ediyoruz ki bundan sonra Allah’tan başka hiçbir güç Erdoğan’ı yenemez ve etkileyemez...

Tek kelimeyle şunu ifade edeyim; Erdoğan, Allah’ın hifz-u himayesi altındadır...

Ve Allah ona “yürü kulum” demiştir...

Ne darbeler, ne piyon uşaklarının hıyanetleri ve ne de ekonomiksel olarak bazı yanlış kuruluşların kalleşliği Erdoğan’ı etkileyemez, yenemez ve çökertemez...

*** 

Benim korkum şudur ki…

Erdoğan’ın misyonunu taşıyamayan, davasına bile inanmayan, kozmopolit, çıkarcı, vurguncu insanların varlığıdır…

Özellikle de; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da partiyi ele geçirmeleridir..

Kamuoyunu Erdoğan’dan soğutarak, düşmanın hedefine ulaşmasını sağlamasında; "üstlendikleri" misyonu yerine getirmeleridir..

Çünkü hal-i hazırda böylesi bir tehlike mevcuttur…

Özellikle yerel seçimlerde Başkanlıklar için, cahil cühelanın şimdiden sıraya girmesi, bize göre büyük bir tehlikedir...

Özellikle Güneydoğu Anadolu’da ve Diyarbakır’da…

Erdoğan davasının semtinden bile geçemeyen eski ANAP’lı, Doğru Yol’cu, hatta Ecevitçi bazı çıkar grupları; cirit atıyor…

Halkın karşısına çıktıklarında ve kendilerini üst gruplara attıklarında; işte o zaman büyük bir yıkım başlar..

Maazallah…

Haçlıların, siyonistlerin, emperyalistlerin yapamadıkları; "bunların" varlıklarıyla, yapılmış olur..

Yoksa Gezi Parkı olaylarıymış, 17-25 Aralık’mış, 15 Temmuz başarısız darbe girişimiymiş veya Trump’ın ekonomiksel tehditleriymiş, bunların hiçbirisi; Türkiye'ye artık sökmez.

Bunun tekrar tekrar altını çizerek diyoruz ki;

"Bu tehlikenin" şimdiden belirtiler görünmeye başladı.

Belediye seçimleri için ileri sürülmesi tasarlanan isimlerin hiçbirisi Erdoğan’ın davasına inanmış insanlar değildir.

Kesinlikle ya HDP’lidir, ya PYD’lidir, ya FETÖ’cüdür veya da eski vurgunculardandır.

Hal böyle olursa, 15 Temmuz'daki darbe girişimlerinin yapamadığını bunlar hükmen yapmış olacaklardır…

Buna çok dikkat etmemiz gerekir.

Onun için, Katar gibi bir ülkenin dost ve kardeşliği Eş- Şeyh Temim bin Hamad es-Sani’nin arka çıkma hareketi bize yeter.

Ama görülen bu tehlikeli şemayı da hafife almamak gerekir.

Şimdiden bizden dostça uyarı…

Çünkü bunlar; Gâh PKK’lı, gâh AK Partili, gah FETÖ'cü oluveriyorlar…

Sinsidirler..

Bukalemun gibidirler..

Bu insanlar, partiye ve Erdoğan’a çok zarar verebilirler.

Hele hele bu Dolar ve Euro’daki görünen kur şoku, halkı biraz daha temkinli davranmaya itmektedir…

Eğer ki hal böyle olursa, Ziya Paşa’nın yazımıza başlık olarak kullandığımız şiirindeki vecizeli sözünü daha çok konulara başlık olarak kullanmak zorunda kalacağız…

Ne diyor Ziya Paşa...

“Muîn-i zâlimîn erbâb-ı denâettir,

Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetten..”

En derin saygı ve sevgilerimle.