Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Bİ KESİN O DİLİNİZİ YA!?

Yetti artık.. Siz.. Evet; siz siyasiler!..

Seçilmişler.. Parti Başkanları.. Teşkilatlar… Yöneticiler… Sendika Başkanları..

Odalar.. STK'lar.. STÖ'ler..Siz; yandaşlar.. Siz karşı mahalledekiler…

Yazarlar.. Çizerler.. Siz spor otoriteleri..

Yani bilumum.. Yani alayımız… Bizler dahil!…

Nedir bu; "fitne" dilini kullanma halimiz..

Seçim bitti… Seçilen seçildi.. İtiraz edilen edildi…

Ama hala aynı; "şeytan-i dil" kullanılıyor..

Bir tahammülsüzlük, bir çekememezlik var..

Bir sindiremeyiş halidir gidiyor; "ortalık" tar-u mar!

***

Terör diyoruz.. terörist diyoruz!..

Üç harfli, dört harfli örgütler diyoruz...

Şiddet.. Çatışma.. Şehitler. Gaziler deyip duruyoruz..

Kan ve gözyaşı.. Ölümler.. Ağıtlar yakıyoruz!

Siyonizm’in.. Emperyalizmin..

İç ve dış şer güçlerinin, ittifakıyla, "birbirimizi" boğazlayıp duruyoruz diyoruz!…

Bizi de, Suriye'ye.. Bizi de Irak'a.. Bizi de Afganistan'a..

Bizi de Mısır'a benzetmek istiyorlar, deyip duruyoruz!…

Kurtlar pusuda.. Çakallar saldırıda..

Sırtlanlar çevremizi sarmış, "parçalamak" istiyor diye tepki veriyoruz!!..

***

Bir olalım.. İri olalım.. Kardeş olalım.. Ümmet olalım diyerek, öğütler veriyoruz!!..

Miting meydanlarında.. Seçim ekranlarında.. Gazete sütunlarında..

Söyleşilerde…Toplantılarda, konferanslarda; "sakız misali" bunları çiğneyip duruyoruz!…

Demokrasiden.. İnsan haklarından.. Eşitlikten.. Özgürlükten..

Hürriyetten.. Fikir serbestiyetinden.. Hak, hukuk, adaletten dem vuruyoruz!..

Meşruluğu.. Hakikati.. Legal yapıyı; birlikte kazanımlar olarak görmeliyiz!…

Dili de.. Rengi de.. Dini de.. Kültürü de farklı olarak; ama bizim zenginliğimiz diyoruz…

***

Kısacası; bir nalına, bir mıhına vurup, duruyoruz!..

Ama velakin!…

"Şeytan-i dili" bir türlü terk etmiyoruz!…

Sürekli ötekileştiriyoruz.. Sürekli düşmanlık üretiyoruz..

Sürekli kişileri, partileri kriminalize ediyoruz!!…

Kızgın demiri soğutalım diyoruz!. Ne var ki; ateş körüğüne sarılıyoruz!.

Her türlü provokasyona.. Her türlü kışkırtmaya..

Her türlü fitne ve şiddete zemin yaratan öfkeye "alev" olunuyor!…

***

En sıradan hadiseden.. En küçük vakıadan bile; "siyasi çıkar" gözetiyoruz!…

Ya bendensin..

Ya benden değilsin; "mantığıyla" sınıfsal bir batağın, "su taşıyıcıları" gibi olduk… Öylesine iğrenç bir hale gelindi ki!…

Senin şehidin.. Benim şehidim der; hale geldi ki "mazallah..!"

Son iki günde kullanılan dile bir bakın..

Gazete manşetleri.. Köşe yazıları.. Siyasilerin kullandığı dil ve kurdukları cümleler!..

Bilaistisna!… Hele ki, 81 İl'de "ahaliyi" sokağa döktüren çağrılar…

Yumruklar sıkılmış.. Kaşlar çatılmış.. Burunlar keskin soluyor..

Zihinler ise; "öfkenin" kilidinde…  Herşey; gayri meşru bir nizam içerisinde!…

Yani; dirliğimiz "dinamitleniyor?"..

Güruh ve şeytani bir dil bizi "bizden" ediyor?!…

Ne yazık ki; "o dili kullananlar da" yabancı değil, bizleriz!….

Bir şunu diyebilsen.. "Bi kesin şu dilinizi ya!…"

Ama nerdeeee?…

***

 

***

İTTİFAK MADDELERİ

 

Başkan Erdoğan’ın geçen hafta gündeme getirdi..

"Türkiye İttifakı.."

Deriz ya tam da dönemi!…

Aynen de öyle..

Herkesin kafasında bu kavrama dair oluşan paydaşlık; parametreleri şöyle!

* KURTULUŞ VE KURULUŞ: Kurtuluş ve kuruluşun kapsayıcı ve koruyucu felsefesine sahip çıkmak. Cumhuriyet’imizi ve kurucu liderimiz Atatürk’ü, ülke ve milli değerlerimiz olarak sahiplenmeyi güçlendirmek.

***

* VATANIN VE MİLLETİN BİRLİĞİ: Türkiye’nin; coğrafi ve siyasi bütünlüğünü ve birliğini koruma ve güçlendirme mücadelesini tavizsiz sürdürmek.

***

GÜÇLÜ DEMOKRATİK DEVLET: Devleti demokratik yoldan ve demokratik devlet olarak güçlendirmeye devam etmek. Devlet ve ülke karşıtı ideolojik siyasetle kararlı ve ödünsüz bir şekilde ideolojik, siyasi ve hukuki mücadele yapmak.

***

YURTSEVER DEMOKRASİ VE DEĞERLERİMİZ: Demokrasimizi, hak ve özgürlükler alanımızı yurtseverlik esasına dayalı geliştirmek. Sınırları belirsiz liberalizmden değil yurtsever demokrasiden yana olmak. Siyasi ve hukuki sistemimizi; tarihsel, kültürel, yerel, toplumsal ve manevi tüm yapıcı değerlerimize uyumlu kılacak bir yaklaşıma sahip olmak.

***

* TERÖR VE ŞİDDET SİYASETİYLE MÜCADELE: Türkiye ve insanlık için şiddet siyasetiyle, terörle ve terör örgütleriyle kesintisiz ve kararlı mücadele içinde olmak. Ülkemize karşı ve ülkemiz içindeki şiddete dayalı her türlü siyasetin gayri meşruluğunu deşifre edip bunlarla tereddütsüz mücadele etmek.

***

*ULUSLARARASI TOPLUMDA EŞİTLİK: Uluslararası ilişkilerde eşit seviyeyi ve eşit haklı bir pozisyonu sürekli kılmak. Küresel toplum içinde merkez aktörlerden biri olmak için gösterilen çabaları güçlendirmek.

***

EMPERYALİZME ve FAŞİZME KARŞI OLMAK: Yeni tipte emperyalist saldırılara ve küresel faşizm oluşturma çabalarına karşı demokratik dünya toplumuyla birlikte mücadele etmek. Bu bağlamda İslam düşmanlığıyla, ırkçılıkla ve bağımsızlığını korumaya çalışan ülkelere yapılan emperyalist saldırılarla mücadele içinde olmak.

***

ÜLKE LİDERLİĞİ: Türkiye’nin siyasal icrasının merkezi olan Cumhurbaşkanlığını ülke liderliği olarak kabul etmek ve konumlandırmak. Cumhurbaşkanının hükümet etme görevinin yanı sıra devletin başı olma ve devleti temsil etme ödevi kapsamında ülke liderliği olarak yürüttüğü faaliyetleri desteklemek ve güçlendirmek.

***

BİR BU KALMIŞTI..?!

Maalesef..!  Bir halk deyimi var.. Denir ki;

“Yenilen pehlivan, güreşe doymazmış...?”

Ne yazık ki…

“İstanbul seçimleri de” bu kulvarda seyrediyor..

Seçim sonuçları.. İtirazlar.. YSK’dan çıkan kararlar..

Ve ortaya konulan; gerekçeler silsilesi!!..

Binbir çeşit…. Amma velakin; seyir keyif vermiyor.. Bıkkınlık yarattı…

Bir bu kalmıştı dedirtiyor!!.. Yeni itiraza bir bakın Allah aşkına!…

Akla ziyan, zihin kilitlemesi yaratıyor..

Deniliyor ki!... Seçimde "KHK’lar oy kullanmış…"

Eee...

Seçim “murdar” olmuş..  İstanbul “seçimleri iptal edilsin…”

Yok daha neler..?

***

AK Parti İstanbul teşkilatı..

Milletvekili.. SKM.. İlgili diğer birimler..

Kim ne der bilmem…

Ama el birliğiyle; "vahim bir itibar" operasyonu çekiyorlar, kendi partilerine!!..

Erdoğan'a.. Hükümete.. Ak Parti'nin 17 yılık geçmişine; "limon" sıkıyorlar!…

Algı operasyonu!..

Kendilerini suret-i haktan gösterme adına!..

Beceriksizliklerini.. Başarısızlıklarını.. Yanlışlarının üstü örtülmesi için; "enva-i" şekil yapıyorlar!..

Ne hazindir ki; "parti merkezi de" seyrediyor!!…

***

Şimdi!.. Ne demek; KHK'lar oy kullandı, "seçim iptal" edilsin!…

Ama sadece, İstanbul!!!

Sormak lazım!.. İyi.. Hoş.. Güzel.. "KHK'lar seçimi murdar" etti!…

Peki… KHK'lılar sadece, İstanbul'da mı varlar?.. Orda mı yaşıyorlar?…

Diğer 80 ilde yoklar mı?.. Varlar..

Orada da; "sandığa gittiler, oylarını kullandılar?"… Gel de izah et!…

***

Ya; 15 Temmuz sonrası yapılan seçimler!..

Mesela referandum..  Yani, 16 Nisan seçimleri… 

Hemen akabindeki; "genel seçimler?..

24 Haziran seçimleri!.. Başkanlık.. Milletvekili..

Bunlar için de, KHK'lılar sandığa gidip oy kullandı?..

Seçime katıldılar.. Hatta, Milletvekilliklerine YSK "vize" verdi…

Velhasıl!.. İzahı mümkün olmayan bir serüven yaşatılıyor!!!…

***

KAYAPINAR İTİRAZI….

AK Parti adayı Cevdet Nasıranlı..

O da; "itirazda" bulunmuş..Ki daha önce bir kaç itirazı oldu..

Usulsuzlük yapılmış.. Oy sayımında hata var.. Yani bir dizi itiraz..

Netice derseniz; YSK hepsini reddetti… Kabul görmedi!!!

Şimdi yeni bir itirazı var..

Bu itirazının gerekçesi de şu!…

HDP'li Keziban Yılmaz..  Yani seçilen kişi!!

Nasıranlı'ya göre; "Baro Yönetim kurulu" üyeliğinden istifa etmesi gerekirken, istifa etmemiş!…

O'nun için; "mazbatası" iptal edilsin..

Seçimde ikinci sırada oy alan ben olduğum için; "mazbatayı" bana verin diyor?!!…

1963'ten de bir örnek getirmiş!!

***

Biliyorum!.. Diyeceksiniz ki; "bu maya" tutar mı?!…

Hukukçu değilim… Mevzuatın "iplik dökümünü de", pek beceremem.. Ki karar verici de değilim!...

YSK ne karar verir göreceğiz!!!. Çünkü muhatap YSK!.

Amma velakin, genel görüş derseniz!…

Sandıktan çıkanı istesenizde de, istemezseniz de!…

Tanısanız da… Tanımazsanız da!..  Kabul etseniz de; etmezseniz de!

Gelinen aşama itibariyle bu iş bitmiştir derim…