Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

DEVLETİN MALI?

Kim demiş…

"Devletin malı deniz" değil diye…

Diyen halt etmiştir…

Bal gibi…

"Yemeyen keriz…"

İşte, Diyarbakır'daki devlet malları…

Devlet kurumları…

Kuruluşları…

Birçoğu kaldıkları binalara "on binlerce lira" kira vererek oturuyor…

Yer yok…

Bina yok deyip ha bire birilerine "rant" temin ediliyor..

Ama beri yanda…

Devlete ait birçok "bina!"…

Ki yıllarca bırakılan "metruk" yapılar hariç hiçbiri kullanılmıyor…

Onarılıp buralara yerleşmiyorlar…

Çünkü…

Buralar "devlet malı deniz" misali, birilerine peşkeş ediliyor…

Kimi dernek…

Kimi vakıf…

Kimi STK adıyla; "üzerine" konuyor…

Kimi de; "mal takası!"

Pazarlık yoluyla satılanlar ayrı…

İşte, Ordu evi!

Ki Diyarbakır'ın bir "sembolü" gibi!

Ama onun akıbeti de devletin diğer malları gibi!

Gitti, gitti…

Öyle ya, Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait Yenişehir Belediyesi'nin eski binası da!

Birilerine verildi…

Vakıf, yeni oluşum diye…

Üstesinden gelinmedi…

Şimdi o vakıf birilerine "satış" hesabı içerisinde…

Ne garip işler…

Eee…

Burası Diyarbakır…

Sahipsiz memleketin çobanı çok olur…

***

YOKSULUN KÖMÜRÜ!

Bir bu kalmıştı…

Enva-i hileyi…

Üçkâğıdı…

Usulsüzlüğü…

Rüşveti ve yolsuzluğu işittik de.

Yoksulun…

Fakirin…

İmkânsızın…

Kış gününde sosyal devletin dağıttığı kömüre; "göz dikildiğine" şahit olduk…

Baksanıza rezillere…

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın dağıttığı kömürler..

Kısmi olarak; "taş çıktı?"

Nasıl oluyor demeyin…

Bu taş öyle;

Kömür ocağında çıkan kömür taşları değil…

Ya da, kömürle birlikte maden çıkarılan da değil…

Bu taşlar…

Bu kayalıklar; "bir karışım" olarak, torbalara sokulmuş…

Ki taş kömür diye, satılmış…

Olacak şey mi?

Biri cevap versin…

Bu zafiyet…

Bu keyfiyet…

Bu üçkâğıtçılık nasıl bir "işlem" görüyor?

Yazık ya!

***

GÜL NEREYE KOŞUYOR?

Köşe işgalciler…

Son haftanın, sorusuyla arz-ı endam ediyor…

Diyorlar ki…

Abdullah Gül "nereye" koşuyor…

Soruyor soranlar…

"Ayaklanmayı da" dile getiriyorlar…

Yani Gül…

Erdoğan'a…

Ak Partiye karşı; "intifada…"

Yok daha neler?

Neyse!

Dediğim gibi; Gül eksenli bir strateji var…

Ama şimdi hayat bulmaz…

Çünkü Gül, "azıcık" halk deyimiyle "pısırık!"

Zemin yoklatıyor…

Hesabı, 2019 sonrası…

Şu anki hali, "bir ısınma?!"

2019 "seçimleri" çok sancılı ve gebeli olacak…

Önceki yazımda dedim…

Erken seçim konuşulmasına gerek yok…

Neden…

OHAL ikmali var iken…

"Seçim erteleme" konuşulmuyor..

İşte bir de bu pencereden bakın..

Gül neden; "ısınma turlu" intifada yapıyor…

***

DE CEVAP VERİN.

Dedik ya..

Yargı "guguklaştı!"

Hele ki, son Anayasa Mahkemesinden çıkar karar…

Neyse…

Hak ihlali yapan mahkemeden; "hak" aranır mı?

Kurumuş bir insaf damarı…

Söyleyin bakalım…

Vaziyetin ikmalinde; "hak" mümkün mü?

Bekliyorum…

***

 

KEMAL BU, ZİHNİ BU KADAR?

Kim mi?

Elbette ki, Kemal Kılıçdaroğlu..

Başka kim olabilir ki?

Baksanıza.

Nasıl bir siyasi ruh?

Nasıl bir siyasi lider?

Nasıl bir muhalefet anlayışı?

Anlamak gerçekten zor…

İşçi, "sefalete" isyan edip kendini yakıyor…

Hem de, Meclis önünde…

İsyanı "var"; yaşadıklarına karşı…

Ama empati yoksunu…

Hakikati göremeyen, zihniyet sahibi Kılıçdaroğlu diyor ki..

"Meclisin önünde işin ne…

Git, sarayın önünde kendini yak!

Ebe yuh yani…

 

 

***

BÜYÜKTİMUR'LA GÜNDEM…

Bu akşam…

Saat 22.00'de Uzay Televizyonunda canlı…

Konuğum..

Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu…

Ben soracağım, kendileri cevap verecek…

Tabi sorularınızı ve sormak istediklerinizi şimdiden bekliyorum..

Şimdiden iyi seyirler…