Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

EĞİTİMDEKİ SÖMÜRÜ!

 

Yeni "Öğretim Yılı" Pazartesi günü başlıyor..

Yani, 17 Eylül'de…

Ki bu hafta "Okula Uyum" eğitimi de başlamıştı...

Yeni sınıflar..

Yeni öğrenciler..

Yeni öğretmenler..

Ve tabi ki, yeni idareciler..

Bir "kaynaşma" evresi..

Ama; eğitim startı hafta başı verilecek..

***

Ne yazık ki..

Her eğitim yılı başında yaşanan "rant tekeli", bu yıl da "mide" bulandırıcı bir seyirde işliyor..

Tiksindiriyor..

Ve sorumsuzluğun "boşluğuyla" velileri isyan ettiriyor…

Özellikle;

Öğrenci kıyafeti…

Kırtasiye…

Okul servisi…

Taşımalı eğitim…

Öğrencilerin iaşeleri…

Pek tabi ki, "özel okullar."

Maalesef oluşturdukları tekelleşmeyle "sömürü" düzeni gibi işliyorlar..

***

Hele ki…

Döviz'deki "kur" kurşunu..

Zamlar..

Keyfiyet içeren fırsatçılık…

İğrenç bir şekilde icra edilen "bahanelerle" bu alanda da vücut bulduğunu görüyoruz..

Veliler; "sağıldıkça, sağılıyor!"

Hatta, devlet-i aliye de, "nasibini" alıyor?…

***

Bakınız, sömürü ve söğüşleme düzeninde "kalemler" nasıl tekelleşmiş?

İşte; Öğrenci kıyafeti…

Malum, mevzuat gereği "kılık-kıyafet" serbest..

Ama, okulların ekseriyeti, "tek tip" kıyafette ısrarcı...

Ve uyguluyorlar..

Resmi yok..

Aba altında sopa gösterme var..

Okul Aile Birlikleri'nin de; "kurgulu" planıyla; dayatılıyor..

Nitekim…

Geçtiğimiz haftadan itibaren; "veliler" bu konuda, "ablukaya" alındı..

Şu kıyafet şu mağazada satılıyor..

Ele tutuşturulan "kartvizitle" yönlendirilmeye çalışılıyor…

***

İlginç olan da…

Diyarbakır'ın özelinde ifade ediyorum..

Diyarbakır….

Ki koca metropol bir kent…

Ne hikmetse; "okul kıyafeti" satan tek bir mağaza var..

Tabi, ilçelerde şubesi var..

Ama 2 milyonluk kentin "tek" adresi; "tekelleşmiş..."

Ne hikmetse, yıllar yılı böyle..

Okul idarecileri..

Okul aile birlikleri…

Sanki işbirliği organizasyonuyla; "buradan" alış-verişi zorunlu kıldırıyor..

İlla ki buradan alınacak..

***

 

Veliler de "el mahkûm...".

Ne yapsın; boynu bükük bir şekilde rıza gösteriyor..

Eline tutuşturulan kartvizitle adrese gidiyor..

çocuğuna, "okul kıyafetini" buradan satın alıyor..

Ama; "söğüşlenerek.."

Çünkü…

Piyasada 15 lira olan bir gömlek; 40 liraya..

Piyasada 20 lira olan pantolon 45 liraya..

Piyasada 10 lira olan tişört, 20 liraya..

Takım elbise, 60-70 lira iken, 150-200 lira..

Ne Pazarlık…

Ne indirim…

Ne de herhangi bir; müdahale söz konusu değil…

İlla ki; "paketlenilecek?"…

***

Veli…

Bağırıyor…

Çağırıyor…

İsyan ediyor…

Yok mu, "idareciler, yetkililer, sorumlular?" diyor…

Ki bugün değil…

Yıllardır; böyle!

Her eğitim yılı başında; "münakaşası" yapılıyor…

Ama sonra!

Herkes yaptığıyla "kalıyor!"

Rant ve tekel çarkı aynen devam ediyor…

***

Gelirsek; öğrenci taşıma işine…

Yani, okul servisleri…

Ki, burada iki aşamalı söğüşleşme ve "tekelleşme" var..

Birincisi; "Özel Servisler!"

Okul idaresi..

Ve servisin bağlı bulunduğu şirket; "rant" teşekkülüyle; işbirliği sağlıyor..

Maalesef..

Veli de "zorunlu" olarak o servise mahkûm ediliyor…

Tabi fiyat; "servisi" alanın inisiyatifinde..

Kontrol yok…

Kilometre hesabı yapan yok…

Bu kadar denildi mi; yeter…

Veli; el mahkûma boyun eğiyor…

***

Bu çark; Öğrenci taşımada da var…

Tabi, burada veli soyulmuyor…

Devletin bizatihi kendisi; "söğüşleniyor?"

Şöyle ki…

Kırsaldan merkeze "öğrenci" taşıma; ihale usulüyle yapılıyor…

İlçeler bazında…

Her ilçe, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yapıyor…

Ne var ki; "tekelleşme" burada da hakim…

İhale şartnamesi…

İhaleye katılacak firma sayısı…

Ve istenilen; "araç temini, sürücü, araba yaşı…"

Bir zümrenin; "otokontrolünde…"

Kendin pişir, kendin ye misali…

Düşünün…

Her yıl ihale oluyor…

Göstermelik, şaibelerin dinmesi…

Ayyuka çıkan, usulsüzlerin üstünün örtülmesi…

Siyasi ve bürokrat "işbirliği" algısının son bulması adına…

Firma değişiyor…

Ki her yıl farklı firma; "işi yürütüyor?"

Ama ne hikmetse; "kişi aynı kişi, rantı alan aynı kişi?" değişmiyor?

Öyle ilçe vardır ki; 15 yıldır aynı kişi işletiyor…

Saltanat...

Nitekim taşımalı öğrencilerin bir de; "iaşeleri var?"

Yani "öğlen yemeği!"

Burada da çark bildik devam ediyor..

Mekanizma aynı..

Nitekim, Sayıştay'ın 2017 yılına ait raporlarında vurguladı…

Öğrenci taşıma...

Taşımalı öğrenci iaşesi...

Bu iki kalemde; "yapılan yolsuzluk, usulsüzlük ve suiistimalin haddi hesabı yok" diye?..

***

Ya Kırtasiye..

Kalem, defter..

Dergi ve diğer araç gereçler…

Burada da "okullar kartvizitlerle" dolu.. İlla ki; şu kırtasiyeden alınacak..

Okul aile birliklerinin, veliden istedikleri de..

Hani, alınmadığı söylenen "öğrenci kayıt" parası..

Sınıf için istenilen araç-gereçler..

Adres belli; kartvizitte yazılı..

Özel okullar..

Ki devlet teşviki de; hesaplanırsa!

Ne var ki, buradaki keyfiyet daha bir otokontrolsüz!

Kim ne becerebilirse?

***

Velhasıl kelam!

Eğitim ve Öğretimin neresinden tutarsanız tutun..

96 yıllık takvimin dört bir tarafı; "tutarsızlık!"

Dikkat ederseniz…

"Rant çarkı" bu kadar vahim bir sorunlar silsileli içeriyor..

Sınıfların..

Okulların..

Öğretmenlerin..

Okul güvenlikleri gibi; "eğitim çağdaşlığı" noktalarına dahi; giremiyoruz…

Çünkü "mekanizma" kısırdöngü…

Ne diyelim?

Eğitim düzeni;"neşter" istiyor…

Kim vuracak?

İşte orası bilinmez bir denklem; gibi "meçhuliyet" arz ediyor..

Lakin bugüne kadar vuran olmadı…

Bakalım, yeni idareciler "hele bir dur" diyebilecek mi?

Bekliyoruz…

Hayırlı cumalar…