Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

ERDOĞAN VE DİYARBAKIR...

Erdoğan…

35 yılı aşan meslek hayatım içerisinde…

Özal sonrası…

Tanıdığım, yakından takip ettiğim biri olması münasebetiyle…

Hiç kuşkusuz ki..

Türkiye'nin "en güçlü ve aklını iyi kullanan" siyasi bir figür!…

Kudreti..

Yönetim ahlakı..

İnancından..

İmanından..

Ve akidesinden gelen cesaretidir…

Nitekim..

Eğer olmamış olsaydı…

16 yıl gibi uzun ömürlü bir iktidara sahip olmazdı..

Kendiyle yarışan, kendiyle muhalefet eden olmazdı..

Yeniliğe..

Değişime..

Türkiye'ye "yeni ufuklar" açma, gerçeğine girişmezdi!…

Tabuları yıkmaz..

Dokunulmaza, dokunmazdı…

Diğer iktidarlar gibi; "suya sabuna dokunma" haliyle, geçiştirirdi; iktidarlarını…

Ama yapmadı…

Salt Türkiye için değil..

Ortadoğu…

Ki İslam dünyası için; "hep varlık" gösterdi..

Birliğe odaklandı…

O güçlü liderliğini, hissettirdi..

İçteki..

Dıştaki..

Küresel emperyal güçlerin, hainliklerine rağmen dik durup Dünya Lideri oldu...

Üstüne üstüne gitti..

Kumpaslara..

Darbe girişimlerine..

Siyasal ve ekonomik müdahalelere rağmen..

Siyasi hayatını..

Ailesini..

Çevresini..

Yekvucut nokta "ortaya koyarak" mücadele etti…

Başka bir lider..

Başka bir siyasi figür…

Ki Türkiye'deki mevcutların hiçbiri "üstesinden" gelmezdi..

Girişemezdi..

O risklerin "hanesine" adım atamazdı..

Ama o attı..

Onun içindir ki..

Beş Genel seçimler.. Üç yerel seçimler.. Üç de referandum…

Bir de Cumhurbaşkanlığı seçiminde; "zaferle" çıktı!…

Ve şimdi; 2019'daki üç seçime hedeflenmiş durumda..

Yerel.. Genel.. Cumhurbaşkanlığı seçimi!…

***

Gelelim, Cumartesi günkü buluşmaya…

Cumhurbaşkanı "seçildiğinden" bu yana; üçüncü gelişi!..

Bu seferki gelişinde; ilkler yaşandı..

Hatırlarsak..

Bir önceki geliş tarihi; geçtiğimiz yıl 1 Nisan'dı..

Teşekkür ve temel atma, açılış töreni için gelmişti…

Miting yeri; yanlış tercihti..

İl Valiliği önü seçilmişti…

Dar bir alan…

Ulaşılması güç…

Çevre güvenliği; cumartesiden beter olağanüstü idi!…

Ama, bu kez farklıydı..

Aksilikler..

Güvenlik aşırılığı olduysa da...

Ama, miting alanının tercihi..

Ve halktan gelen sahiplenme tercihi; "tarihi" bir nitelik ve buluşma gerçekleştirdi..

Heyecan, coşku ve kalabalık!…

Anlayacağınız..

Cumartesi günü..

Diyarbakır "bir başka" güzeldi..

Bir başka rüzgar estirdi..

Bir başka "siyasi duruş" ortaya koyarak üzerindeki tozları attı..

"Biz kardeşiz" dedi…

***

NELER KONUŞTU…

Gelirsek, Erdoğan'ın konuşmasına..

Aldığım notlar var…

Miting alanı ve salondaki hitabesinden; çıkan mesajlar..

İşte o notların özeti…

 "AK Parti'yi kurma çalışmalarımız sırasında buradaki dostlarımıza hükümete geldiğimizde bizden ne istersiniz diye sorduğumuzda olağanüstü hali kaldırın bize yeter diyorlardı.

O dönemdeki OHAL öyle bir uygulamaydı ki tüm vatandaşların üstünde demoklesin kılıcı gibi dolanıyordu.

Sakın ha o zamanın olağanüstü halini bugünle kıyaslamayın.

Bugün yüzde 5'i bile kullanılmıyor.

Sur içi gerçekten Diyarbakır'ın tarihine yakışır hale getirildi.

Siz nasıl ben Kürdüm diyorsunuz.

O güzelim camileri nasıl yıkıyorsunuz?

Sizde vicdan yok mu bunu nasıl yaptınız?

Teröristlerin özellikle hedef aldıkları Kurşunlu Camii başta olmak üzere tarihi eserlerin restorasyonları bitirildi.

Diyarbakır taş evleri şehrin kimliğinde önemli yer tutuyor.

Bin 500 taş evin yapımı için çalışmalara başladık, 350'sini tamamladık.

PKK'nın gençlerinin elinde silah var, bizim gençlerimizin ellerinde bilgisayar var.

Siz 2023'ün 2053'ün 2071'in gençliğisiniz.

Diyarbakır belediye hizmetlerinin adını dahi unutmuştu.

Onlar öldürmek biz ise yaşatmak için mücadele ediyoruz.

Kazanan terör değil, hizmet oldu.

Diyarbakır'a terör örgütüne rağmen 24 Katrilyonluk yatırım yapıldı.

Terör örgütü sadece kardeşliğimize değil bölgenin kalkınmasına da düşman.

Biz bölgemizi de Diyarbakır'ı da hizmetsiz bırakmadık.

Bize bu kardeşliği çok gördüler.

Ne olurdu sanki kardeşçe yaşasaydık?

Ne olurdu?

Ama sabrettik.

Sabreden kimse zafere ulaşır dedik ve ulaştık.

Bu teröristlerin arkasında kimler olduğunu da biliyoruz.

Çok şehit verdik.

Artık oyun bozuldu.

Sona geldik.

Mehmetçiklerimiz oyunu bozdu.

Fetih yakındır müjdeleniyor.

İslam ile yoğurulan bu ordu Afrin'de işi bitirdi.

İnşallah yakın.

Her an olabilir her an...

Camilerimizi delik deşik ettiler.

Ama bakın kesilen kol yerine gelmez kesilen sakal daha gür biter ve daha gür bitti.

***

KUPA FİNALI DİYARBAKIR'DA..

Erdoğan spor yönünde müjdesini verdi…

Dedi ki…

"İnşallah Diyarbakır'da şampiyonluk maçı oynanacak. Türkiye Kupası finali Diyarbakır'da oynanacak."

Karşılaşma, 9 Mayıs'ta olacak..

Ki Federasyon daha önce, Eskişehir diye açıklamıştı..

Nitekim, Erdoğan'ın Diyarbakır açıklamasından dakikalar sonra Federasyon da ikinci bir açıklama yaptı..

Açıklamada dikkat çekici vuru..

"Ancak son dönemdeki gelişmeler doğrultusunda; ülkemizin ne denli güçlü ve güvenli olduğunu göstermenin en iyi yolunun başta futbol olmak üzere, önemli spor organizasyonlarının özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan kentlerimizde yapılmasının önemi ortaya çıktı."

***

Yani...

"Ülkemizdeki tüm organizasyonların güvenli bir şekilde gerçekleştirildiğini tüm dünyaya göstermek için Ziraat Türkiye Kupası finalinin tamamlanma aşamasında olan Diyarbakır Yeni Stadı'nda oynanmasına karar verdi."

***

MİTİNG ALANI VE GÜVENLİK!…

Kongre salonunun, hemen önü..

Elazığ caddesi..

Türk bayrakları ve AK Parti flamalarıyla donatılmış!..

Mahşeri bir kalabalık..

Sayı vermek zor..

Ama şunu ifade edeyim..

Güvenlik tedbirleri..

Güzergahların, kilometrelerce ötede yasaklanması!..

Yani bıktırıcı bir hal…

İtici bir durum..

Tepki üretici, olağanüstü bir aşırılık vardı…

Bir değil, iki üç aramadan geçirilerek, alana gelenler alındı..

Der demez!..

Gelenler "ne işimiz var kardeşim burada" dedi..

Tabi bir de zaman mefhumu oldu..

Saat 14.30 denildi..

Saatler sonrası, miting gerçekleşti..

Salona alınışta; tam bir çarpık…

Miting kalabalığının içerisinden; alınır olması..

Kongre salonunun önü açıkken..

Geniş bir alan bulunurken..

Özellikle, protokol daveti alanların girişleri inanılmaz bir cephe savaşı gibi!…

Ama salon içi..

Denilir ya; "oh be burada nefes alınır?" misali..

Dizayn düzgündü..

Asılan afişler..

Sloganlar..

Verilen mesajlar da; "sade" idi, aşırılık yok..

Uçuk ifadeler de yoktu..

Talimatlarınızla Kırklar Dağı özüne döndü…"

"Diyarbakır'dan Afrin'deki yiğitlere binlerce selam.."

"Zulüm karşısında zalime hesap soranın adıdır Recep Tayyip Erdoğan…"

"Zeytin Dalı'na konmuş 80 milyon ebabil..."

***

KUŞKU YARATMAK!…

Gelelim..

Pişmiş aşa su katma durumuna...

Hani derler ya..

Şuyuu vukuundan beterdir diye..

Aynen de öyle..

Dicle Üniversitesi'nden, "yayılan" mesaj…

SMS..

Üniversitedeki "taşeron" firmadan çıkışlı mesaj…

Kısaca deniliyor ki..

"Mitinge zorunlu olarak katılacaksınız…

Selfi çekeceksiniz..

İdareye de bildireceksiniz..

Yoksa!.."

İşte bu mesaj haftasonu, Ak Parti mitingine "gölge" düşürdü..

Mide bulandırdı..

Kafalarda derin kuşkular oluşturdu..

Çünkü..

O mahşeri kalabalığa..

O büyük coşkuya..

O tarihsel katılıma…

Kongre salonundaki çoğunluğa…

Hele ki miting alanındaki onbinlerin varlığına!..

Bir anda;

Atılan işgüzarca..

Provokasyonca..

Algı üretimine yönelik sinsilik içeren SMS "halel" getirdi!..

"Taşıma kabalık" dedirtmeye neden oldu?

Her ne kadar..

Rektörlük "ilgimiz yok" dediyse de..

Taşeron firma; "işgüzarlığını" işçisine yüklediyse de!..

Mesajın Üniversiteden "çıkışı" düşündürücü..

Kuşku üretici…

AK Partinin..

İl Yönetiminin..

"İddiaların" üzerine ciddiyetle gitmeli..

Ki, benzer vakıalar oluşmasın..

Yoksa!…

Mesajdaki gibi; olabileceklere katlanır!..

***

ÖZETLERSEK…

Diyarbakır Erdoğan'a…

Erdoğan da Diyarbakır'a artık "şifa bulma" noktasında iyi geliyor..

Gelmeye de devam edecek…

Değişimin ve gelişmenin de önemi burada..

Kısacası..

Erdoğan, Diyarbakır'dan "her yönüyle" tadı damağında ayrıldı..

 ***

ÇANAKKALE RUHU….

Yaşıyor..

Yaşayacak…

Öyle ümit ediyorum ki..

Hiç eksilmeyecek; 18 Mart Çanakkale ruhu…

O ruh..

O iman gücü..

O ata mirası; sonsuza kadar yaşayacaktır.

Ülkenin..

Milletin..

Devletin..

Ki Ümmet!..

Yani, İslam bayraktarlığının "manevi ruhu" burda yaşıyor..

İşte o ruh; başka da hiç bir ruha geçit vermez!..