Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

İLK YUMRUK YENİLMEYECEKTİ?

Siyasetin “şeytan-i dili..!”

Yazıklar olsun.. Bir değil, binlerce kez!..

Milyonlarca da diyebiliriz!!..

Ama kime dersin..

Ne yazık ki "siyasilerin kullandığı dil” giderek vahimleşiyor!...

Yıkıcı, yakıcı, yok edici!!!…

İşte son vakıa..

İşte Kılıçdaroğlu'nun yaşadıkları…

Siyaset…

Siyasetçiler..

Ki ortaya konulan politika ve fikriyat "güruh" bir karakter içeriyor!…

Geçmişten alınan bir ders yok..

Bilakis, daha bir haşinlik söz konusudur...

Şuursuzluk var..

İdraksizlik var..

Kötülük var..

Nefret var..

Yani var da var..

Organizeli bir "zihin bunalımı" körüklemesi var..


***

Vakıa yekûndur;

Ülkeye..

Millete..

Devlete "prdovokatörce" suikast içeriyor..

Ama buna rağmen;

Pusudaki tilkilere.,.

Çevreleyen sırtlanlara…

Komut bekleyen; çakallara davetiye çıkarılıyor!!

Siyasetçiler pespal, şuur kaybıyla "saldırganlık" içerisindeler!…

Barbarlık hakim!..

Diyeceksiniz ki, hali vaziyet "kendi düşen ağlamaz!" noktasındadır...

Ne acıdır ki; aynen öyle…

Eğer ki siyasiler..

Eğer ki, ortaya koydukları politika salih olmuş olsaydı; “şiddet” yaşanmazdı?!…

Ama değil...

Siyasetçilerin "başına" gelen kötülüklere..

Saldırıya..

Şiddete..

Öfkeye..

Yani kötülüklere "hasımane" tutum sergileniyorsa..
Ki dün olduğu gibi bugün de; aynı çizgide bulunuyorlarsa!...

Oh oh deyip, keyif çatılıyorsa..

Bak yumruğu nasıl vuruyor?..

Aha da silleye bak silleye, diyorsa!… Buradan vurmuş olsaydı şerbeti akar, "kahkahasında" ise!...

Gelinen aşama itibariyle…

Ne insani..

Ne vicdani..

Ne de imani bir "ruha" sahip olunmadığı gibi; "barbar bir vahşi siyaset" vardır!…

Şu vecizeli söz!..

Aslında tüm bu meramı anlatmaya yetiyor..

Özellikle, siyasiler için; "gülme komşuna gelir başına…!"


***

Şayet!!!..

Siyasilere atılan ilk "yumrukta" yekvücut olunsaydı!..

Bugün; "yumruklar" sıradanlaşmazdı!..

Hafızalardaki, yumruklara, saldırıları, linç girişimlerine bakarsak…

En tazeleri!…

Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ…

Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız..

Dönemin DTP Genel Başkanı Ahmet Türk..

Daha geçmişe gidersek..

Merhum Süleyman Demirel..

Mesut Yılmaz…

Ki suikaste uğrayan Merhum Turgut Özal..


***

Anlayacağınız..

Türkiye'deki "siyaset" tabiri caizse; "balık baştan kokar" misali!..

İlk yumruk; "yenilmeyecekti?!"

İlk yumrukta; "keyfiyet" hasıl olmayacaktı…

Yani; "sarı inek" hikayesi yaşanmamalıydı!!…

Velhasıl!…

Sana yapılmasını istemediğini başkasına isteme!..

Demek ki, zaman!..

Başkan Erdoğan'ın dediği gibi…

"Dönem kızgın demiri soğutma" dönemidir..

Eğer ki!..

Her kim olursa olsun..

"Kızgın Demiri" soğutmayıp "tavında" dövüyorsa..

Ve buradan da; "bir pay" çıkarıyorsa!"…

Vazifeyi; "nam-ı hesabına" yapıyorsa!..

Karanlıklara..

Dehlizlere…

Meymenetsizce "tüneller" kazıyorsa!…

Bilinmelidir ki; "ülke ve millet" hainidir?…

***

MANTIK VE SAĞDUYU!…

Hiç kuşkusuz ki "tek taraflı" değil..

Ne Mantık..

Ne Sağduyu…

Tedavülü de, karakteri de "iki yönlüdür?"..

Kişisel değildir..

Toplumsal bir "kimlik" kazanımıdır…

Sana var bana yok..

Bana var sana yok, olamaz..

Olmamalı..

Demeyiz..

Dememeliyiz!…

Vaziyet yangına "körükle değil" benzinle hiç değil!..

Suyla..

Köpükle..

Yangın söndürücü argümanlarla; müdahale etmeliyiz!..

 

 

***

MAYIN TARLASI!…

Dedik ya!.. Muhalefet.. Ki iktidar da!..

"Politika" topunu "sahada" tutmuyorlar.

Sürekli, "başka" alana taşıyorlar..

Ki son süreçte, vahim bir şekilde "mayın" bölgesinde top çeviriliyor..

Sonuca değil, yıkıma odaklı!…

***

KAMERALARA NE OLDU?…

Duydum ki!…

Bismil'deki kameralar fena halde; görüntü vermiyor..

Bozuk..

Arızalar baş göstermiş…

Okul idarecileri; "kapı kapı dolaşıyor" arızaları kim giderecek diye?..

Ama muhatap yok…

Ne arayan, ne de soran var?..

Olur mu ki!

Kim gelir…

Biz günlerdir buradan soruyoruz!..

Ey Kayyum..

Ey Kaymakam..

Ey Milli Eğitim..

Hele bir cevap verin…

YSK 69 okul dedi.. 

Siz "bonkör" davranıp, 132 okul diyerek; "kamera" taktırdınız!…

Nasıl bir ihale..

Nasıl bir temin..

Nasıl bir yasal işlem yaptınız bilinmiyor?

132 Okul'a; 1 milyon 650 bin lira ödeyerek "kamera" taktınız?….

İlginçtir..

İşi yürüten firma, Diyarbakır değil, Batman!…

Yine ne ilginçtir!..

Al gülüm-ver gülüm misali; "para iki taksitle" ödendi…

Ki, o kadar müteahhit "alacakları" yüzünden kuyrukta beklerken..

Kaldırım yapan..

Park bahçe yapan..

Okul onaran..

Diğer bilumum işleri yaptıranlar "para beklerken!!!"

Büyükşehir Belediyesi kayyumu da, aynı işi yapmıştı..

Neyse ki!..

Burda biraz "el insaflık" var…

Onlar 330 okula; 740 bin lira harcama yaptı..

Yani Bismil gibi; "çok katlamalı" bir iş becerikliği yok!..

Ama yine de; "konuşulmuyor" değil..

İhale kimden alındı..

Kim ne kadar paylaştı; spekülasyonları…

Biliyorum..

Yine "ketum" kalacaklar…

Çünkü; arka fonda "siyasi abiler" var!…

Teşkilat kapsamlı...

Ancak diyeceğim şu; "bari arızalı okulları onarın beee!!!"

***

D.Ü HASTANELERİ?…

Battı.. Batıyor dedik ya!..

Meğer ki; Hastaneler çoktan batmış..

Kimsenin haberi yok..

Eee…

Kafalar kuma gömülü olunca..

Ne duyan olur..

Ne gören olur..

Ne de bilen olur?…

Hele ki; "herkes yolunda" ise!..

Vay ki vay!…

İşte DTSO açıklaması.. Diyor ki; "suç duyurusunda" bulunacağız…

Hastane yönetimi..

Rektörlük..

Yani etkili ve yetkili kesim; "suç işliyor?"…

Garip bir durum..

Tüm olup bitene karşı; "hala da ketumluk" hali sürüyor!!!…

***

YSK REDDETTİ!..

Ne demiştik.. Bir bu kalmıştı?..

YSK da öyle dedi…

Ak Parti'nin..

MHP'nin "seçim iptaline" ilişkin gerekçe gösterdikleri..

KHK'dan "ihraç edilenler oy kullandı.." iddiası..

YSK dün karara bağladı..

Ne mümkün?

KHK'ların "seçme" hakkı var… Oy kullanabilirler!..