Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

KAYYUMLAR İŞİNE BAKSIN!?.

Kim diyor?..

AK Parti'nin iki numaralı ismi söylüyor..

Yani, Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş…

Diyarbakır'da demiş..

Geçtiğimiz hafta STK temsilcileriyle yaptığı toplantıda, gelen soru üzerine söylemiş!..

Bir STK temsilcisi konuşmuş..

Kerameti kendinden menkul..

Övgüler yağdırmış..

Şu, bu deyip; "Aday gösterilebilinir mi?" diye sunum yapmış!..

***

Kurtulmuş da, soruya şu yanıtı vermiş..

Siyasi bir, dik duruşla..

"Kayyumlar siyaseti değil, kendi işlerine baksınlar..!"

Ne demek bu!…

Anlam itibariyle nasıl okunmalı, bu ifade?!....

Doğrusu, açık ve nettir!?.

İfadenin açılımı şu..

***

"Kayyumlar…

Büyükşehir…

İl.. İlçe Kayyumları…

Bila istisna!..

Kimse, siyasi bir beklenti içerisinde olmasın..

İşine-gücüne, verilen göreve baksınlar..?

Heveslenmesinler.."

Özetle bu!?..

Tabi birileri anlar mı; onu bilmem?..

***

YATACAK YER YOK!…

Eğer ki, vaziyet böyle ise!…

Yani...

D.Ü. Tıp Fakültesine bağlı hastaneler de..

Ki hepsi…

Denilene göre; bilaistisna "boş yatak" kalmamış!…

Ful "yatak tedavili" hasta çekiliyor…

Klinikler dolmuş…

"Yatak" için sıra bekleniliyor…

Hastalar "acil serviste" bile yatak bulamıyor!..

***

Her yer "tıka-basa" dolmuş…

Hasta sirkülasyonu, dışarıya taşmış…

Başka hastanelere "sevkler" yapılıyor..

Doktorların..

Polikliniklerin önü dolmuş..

Hasta kuyrukları dışarıya uzanmış!…

Ki yerel gazetenin, haberi bu noktada!..

Dahası!…

51 yaşındaki Ayşe Tekin adlı hastadan söz ediliyor..

Deniliyor ki…

Klinikte boş yatak olmadığı için; "servisine" alınamıyor..

Bir haftadır; "acil serviste" tutuluyor..

Tedavisi burada yapılıyor..

***

Şimdi!..

Vaziyetin ikmaline ne denilir?..

Mülahazası çok..

Çünkü çok başlıklı, çeşitlilik arz ediyor..

Ama, hastane yönetimi cephesinde duruma bakılırsa…

İş farklılaşır..

Onlar için; "işler" yoğun..

Lakin "kazanç" yüksek olması gerekir…

Yani, gelir-gider açısından!..

İşte tam da bu noktada; "cevap aranan" soru ikmale geliyor…

***

Her şey bu kadar; "hareketli ve yoğun!" ise!..

Ki öyle deniliyor..

O zaman; hastanenin "borç" içerisinde yüzmesine kim ne diyecek?..

Döner sermaye ödememesi..

İlaç..

Medikal..

Tıbbi malzeme alımlarında; "ödeme" sıkıntısı çekilmesi!…

Borç miktarının; yüz milyarları aşması neyin nesi?!..

Harcamalar birbirini neden tutmuyor?…

Boy mu uzun, yoksa yorgan mı kısa?..

***

HAC VE UMRE TURLARI..

Aldığım mesajlar var…

Yüksek oranda...

Deniliyor ki..

Diyanet İşleri Başkanlığı..

2019'a dair;

Hac ve Umre turlarına "acayip" bir şekilde zam yapmış..

Yani öyle böyle; bir zam değil..

Çok yüksek!?..

Misli, misli...

Ne enflasyon oranı.

Ne döviz kuru farkı..

Ne de, tefe-tüfe gibi bir "sonuç" neticesi baz alınarak, yapılmış zam değil..

O biçim; "fırsatçılık" var…

Okurların dediği gibi; Diyanet bunu yapıyorsa!…

Diğerleri ne yapmaz ki?

Yoksa gaye başka mı?

***

FESTİVAL Mİ, ŞÖLEN Mİ?…

Tavuk-yumurta misali...

Kavram girdabına girmeyelim…

Diyeceğim şu..

Karpuz Festivali mi?

Gençlik şöleni mi?

Hangisi Diyarbakır'ın patentini taşımaktadır?..

Size göre…

Tasarruf tedbirlerine..

Ya da israfı düşünme noktasında; "vazgeçeceğiniz hangisi olur?"…

Bu minvalde aldığım mesajlar var da!..

Olaya "ırak" kalmamak adına, konu ettim..

Etkili ve yetkili zevattan çok, takdir ahalinin..

Tabi; yerel yönetimlerin harcamalarına bakacağız..

Ne harcadılar?..

Her ne kadar; bir banka sponsor ise de!…

Masraflar var..

Stant açanlar..

Kent meydanındaki organizasyon!..

Sanatçılar..

Şarkıcılar..

Elbette ki, “babalarının hayrına” gelmiyorlar..

Mutlaka; bedeli var..?

***

ORFİOĞLU VAKFI?..

Diyarbakır'ın rantı en yüksek, arazilerine sahip!..

Ülkenin en zengin vakfı..

Yüzlerce konut..

Yüzlerce işyeri..

O biçim gelen kiralara sahip..

Lakin hep "söğüşlenen" oldu..

Hele ki, son zamanlarda daha bir; hortumlanıyor..

Mahkeme kararları..

Anlaşmalar..

Müteahhitlerden konut satın alanların; mağduriyetleri var..

Yani, vakıfla alakalı yeni bir serüven var!..

Kötü kokular..

Özellikle, Vakıfların, vakıflarla bağlantısı!..