Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

KONU GAZETECİLERİ İLGİLENDİRMEZ!

Vakıa, Silvan Devlet hastanesi!… Yeni "inşa" edilen 150 yataklı hastane.. Gariptir..

"Bitimi ve açılışı, hizmete" sokuluşu; "yılan" hikayesi!.. 

Bir muammalık içerisinde… Nedeni; "çok" etkenler içeriyor…

Ama bir ayrıntı var ki; "olamaz" dedirtiyor… Nitekim basına da yansıdı "hastaneye ihale darbesi"…

***

Şöyle ki!.. Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet hastanesine "ek inşa" edilen bina için… Yani hizmet vermeye başlaması için gerekli; 45 kalem tıbbi "cihaz ve demirbaş" malzeme alımı kararlaştırılıyor..

Bunun için de; "ihale" ilanı yapılıyor.. Tarih 11 Temmuz!.. Gün geliyor, çatıyor.. İhaleye giren "firmalar" hazır.. Teklifler; zarflanmış… Mesaj geliyor; "ihale" iptal..

***

Peki gerekçe ne?… Gerekçe; İhale Komisyonu Üyeleri.. Asil de, yedek de.. Yani; "Mali üyelerin" hepsi; "raporlu"… "Sağlık gerekçesiyle" ihale komisyonuna müdahil olamadıkları için; "ihale" iptal… Denir ya; biri, ikisi, üçü hepsi mi; "o gün" rahatsızlandı!.. Ne tesadüf!…

***

Hal bu iken!.. Yeni bir "ihale" tarihi belirleniyor.. O da geçtiğimiz hafta idi.. Nasıl bir hikmet-i durum ise de; "ihale" bir kez daha, iptal kararına maruz kalıyor… Yapi iptal.. Gerekçe belli değil.. Ki; "gazeteciler" ilgili ve yetkili zevat'a sormuşlar; "nedendir" diye.. Gelen cevap; "keyfiyet" haslıyla; "Gazetecileri ilgilendiren bir konu değil…"

***

İş; "adrese" teslimde; arıza ve adrese ulaşmama değilse.. Yolsuzluk, usulsüzlük, adam kayırma gibi bir "düşünce" kendini, saklamıyorsa… Yani akçeli bir "hesap" anlaşmazlığı yoksa!...

Demek ki, hesap başka…

Akla gelmeyen bir çok sorunun varlığı kadar; "işin" cezalandırılma hali söz konusu olur!..

***

Ki ilçe sakinlerinin, dediği gibi… O da; bu kent, bu ilçe ve yaşayan ahalisi olarak, sağlık "sağlıksız" işlesin, halk eziyet görsün.. Hükümete ve devlete karşı; "tepkisi" oluşsun..

Mevzunun seyrine baktığınızda; "bunun başka izahı yok.."

***

Yoksa!.. Bakanlık "ödeneğini" göndermiş.. Ki, ekonomik sıkıntı ve tasarruf tedbirleri var iken!.. "Tıbbi cihaz ve malzeme" alımı neden; 5-6 ay öteleniyor…Enva-i şaibeli hal ve kararlar neden "havada" uçuşsun!… Sağlık Bakanlığı.. Valilik.. Ki, iktidar üyesi Milletvekilleri; "ne der" bilmem.. Neyse; "konu biz gazetecileri ilgilendirmez?"…

***

KARDEŞLİK PLAKETİ!..

İdareciler ve Bürokratlar Birliği Derneği…

Sanırım, üç yıl önce idi..! "Kardeşlik Sınır Tanımaz" projesini başlatmıştı..

"Biz birlikte güçlüyüz" diye… "Proje" alanında bir de "anket" yapıldı.. Adına da; "Kardeşlik ödülü" denildi..

Bir çok kişi.. Kuruluş.. Ve kurum; "farklı" branşlarda, "ödüle" layık görüldü…

Uzay Haber… Ve biz… Yapılan oylama neticesinde.. Yani, hilesiz, hurdasız bir seçim sonucu!…

"Kardeşliğin birlikteliğine" verdiğimiz katkılardan dolayı; ödüle layık görüldük…

***

İşte; o ödülü!.. Üç yıl sonra; önceki gün "teslim" aldım!…

Çünkü, Ankara'daki "ödül törenine" katılamamıştım.. Mazeretim vardı.. Üzüntülerimi de, belirtmiştim!…

Başkan Yücel Can, o gün şöyle demişti; "biz sana geleceğiz.. Paketle ödül göndermek, uygun değil. Değerin yanına değerlerle gidilir.."

***

Can ve Yönetim Kurulu üyeleri, Diyarbakır'daydı.. Gelişleri; "kardeşlik" odaklıydı..

"Biz birlikte güçlüyüz" ilkesiyle…

"Evlatlarımız geri gelsin" diyen; Anneleri ziyaret ettiler.. Onların yüreğiyle, seslendiler… Barış olsun.. Kardeşlik olsun.. Acılar yaşanmasın.. Annelerin yüreğine "ateş" düşmesin, diye de haykırdılar!…

***

İşte bu vesileyle bizleri ziyaret ettiler.. Ve; ödülümüzü bize taktim ettiler..

Kendilerine.. Bizi "ödüle" layık gören, oy vericilere.. Bir kez daha; "teşekkür" ederim…

***

YİNELİYORUM….

Eğer ki; "Anaların" yüreğini şahsileştirirsen!…

Eğer ki; "Anaların" yüreğini yarıştırırsan..

Eğer ki; "Anaların" yüreğini, senin ki, benim ki diye görürsen…

Eğer ki; "Anaların" yüreğini, siyasi ve politik malzeme edersen…

Eğer ki; "Anaların" yüreğini, dil, inanç ve ırk odaklı, sınıflandırırsan…

Eğer ki; "Anaların" yüreğini meşrebine göre, seçersen…

***

Sen… "Evlatlarımızı" geri verin diyerek, HDP kapısına dayanan "anneleri" duymazsan..

Sen… "Silahlar sussun, annelerin yüreğine kor öteşi düşmesin" diyen, anneleri duymazsan..

Sen… "Barış olsun, kardeşlik olsun, dağdaki evlatlarımız insin, kucaklayalım" diyen anneleri duymazsan..

Sen… "Cumartesi" annelerinin feryadını, görmezden gelirsen…

Sen.. "Kayıp yakınlarının" ağıtlarını, seslerini duymazsan…

Sen… "Faili meçhul cinayete kurban" giden evladın annesinin acısını hissetmezsen!…

***

Sen.. Evet sen; "terörün, şiddetin, zulmün, işkencenin" yani insanlık dışı muameleye reva görülen; "sese" kulak tıkarsak..

Görmedim..

Duymadım..

Bilmiyorum.. Diyerek; üç maymuna dönersen!.. Ve sen; "annelerin yüreğinin" birlikte, yekvücut olmasını, istemeyip engel oluyorsan!!…

Demek ki; "sen insan değilsin…"

***

 

Siyasetçi olabilirsin..

Parti üyesi olabilirsin…

Parti genel Başkanı olabilirsin…

Akademisyen olabilirsin..

Hukukçu olabilirsin..

Gazeteci-yazar olabilirsin..

Kanaat önderi de… En sıradan; "biri, okumamış da" olabilirsin..

Eğer ki; fikrin, zikrin, düşüncen bu minvalde ise; "sen" yer küresinin en vahşi; karakterisin…

Çünkü; "kandan, gözyaşından, şiddetten" besleniyorsun..

Ve ne hazindir ki; gün senin günün!…

***

ABD VE AB ŞEYTANLIĞI!…

Bilmem.. Dikkatinizi çekti mi?… Kulp'taki 7 sivil şehit saldırısı sonrası gelen; "uluslararası" kınamalar..

Özellikle, ABD ve AB…

Pek görülmüş değil, Türkiye'deki "terör" saldırılarına karşı; refleks geliştirdiği.. Özellikle; "anında" fikri beyanda bulunması!…

Ama, olayda "alelacele" beyanat verildi.. "Kınıyoruz..!"

Sizce; hikmeti mucibesi nedir?.. Yoksa; "kapıları açarız" narasının bir etkisi var mı?!…

Neyse, "muraillikte" iki tarafın da üstüne yok!…