Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

OYUN BOZAN KİM?

Hiç kuşkusuz ki!

Seçime dair; "ittifak" yapıldı…

Ki saflar netleşti..

Tabi, bölgedeki Kürt partiler de bir arayış içerisindeydiler..

Nasıl bir "ittifak" yaratılabilinir diye?

Bir oluşum yapıldı..

Adını da; "Kürdistan İttifak Heyeti" denildi..

KDP..

PSK.

PAK..

PDK-T..

Azadi Hareketi..

Ve Hak-Par..

Hedef; "bölgenin" gerçeğini içeren siyasi akımları "çatılaştırmak!"

"Hep birlikte!"

Tabi..

Heyetin ana fikriyatı; "iki parti" odaklıydı..

HDP ve Hüda-Par…

Bölgede "en çok yüksek oranda oy alan" iki parti olması münasebetiyle!

Heyetler..

Görüşmeler..

Koşullar..

Tarafların mutabakatları..

Doğrusu belli bir ivme kazanmadı; değil…

Yol alındı..

Var olan uzak mesafede; "yakınlaşma" oldu..

Sonra..

Ne gariptir ki, ilk "istemezlük" belirlemeye başladı..

Ki başı çeken HDP..

İttifak "güzel, mutabıkız" dedi..

Ama bir şart var diyerek; Hüda-Par'la "bir çatıda olmayız!"

Nedeni de..

"Geçmişteki husumetler" gösterilerek!

Barış istemiyoruz..

Ki basına da yansıdı; Hüda-Par "aşiti" istedi…

Ama, HDP "red" eden taraf oldu...

Eee...

Hüda-Par "Türk solu" aklıyla gelen cevaba ne dedi?!

"Bizi, istemeyeni biz hiç istemeyiz.."

Nitekim!

Hüda-Par bilahare "Saadet'le" yakınlaştı..

Şu an görüşüyor..

Önümüzeki günlerde; "durum ne" olur bilmem..

Ama, Ak Parti'de dirsek teması pek "istek" içermiyor..

Yapıcıoğlu…

Demişti ki "her halükarda seçime partimizle gireceğiz!"

Bu da demektir ki..

Hüda-Par "milletvekiliğinde" parti olarak sahada olacak.

Cumhurbaşkanlığı için!

Cumhur'a mı?

Millete mi; "o konuda" henüz kararsız..

Eğer ki, Saadet'le "siyasi saadet" ararsa; "milli ittifak'tan" yana tavır koyar..

Biliyorum..

Bu noktada diyeceksiniz ki, Hüda-Par hep iktidardan yana tavır koydu..

Yerel seçimler..

Genel seçimler..

En son 16 Nisan'daki refarandumda bile; "yetmez ama evet" demişti..

Sorgulanacak bir ayrışma!?..

Yeniden dönersek "Kürdistani İttifak Heyeti'nin, sürecine.

Bir fire daha oluştu..

O da; Hak-Par!..

Kısa ve öz bir açıklama yapıldı..

"Biz ittifakta yokuz..!

Seçime bağımsız adaylar olarak gireceğiz..!"

Tabi bu çıkış..

Aslında HDP'nin "kendinden başka" birine tehamülünün olmayışını gösteriyor..

Hele ki, "türk solu" aklı..

Ne muhafazakar..

Ne de İslami bir "kimlikle" hareket edilmesini istemiyor..

Siyasi "kulisler" vaziyeti, sindirmeye çalışırken..

Diğer, Kürt partilerden de ses geldi..

HDP..

Mutabakatı da..

Birlikte hareket etmeyi de..

Oluşan şartları da; "önemsizleştirip" kendi politikasını uyguladığı için; "tıkandık..!'..

13 Mayıs'ta; "birlikte" bir manifesto icra edilmesi gerekirken..

HDP ben kendim varım çıkışı yaptı!..

İşte bu "söylem", ittifak arayışının son durağı oldu..

Bu "dikiş" tutmaz!..

Nitekim de öyle oldu..

Önceki gun kamuoyuna; "vaziyetin ikmaline" dair duyuru yapıldı..

İttifak "tıkandı" diye..

HDP ile "aynı kulvarda" yürünmeyecek..

PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik..

"HDP ittifakı yok saydı…"

Peki, "ittifak" heyeti şimdi ne yapacak?

Tavrı ne olur?

İşte bunu da; Özçelik beyan ediyor..

Konuşacağız..

Tartışacağız..

Alternatif ir yol belirleeceğiz..

Ya seçimleri boykot edeceğiz..

Ya da bağımsız girmeye çalışacağız..

Görünen o kip kararsızlık hakim olacak..

Nitekim, bölgedeki "seçmenin" kararsızlık oranın yüksekliği işte bu nedenlerdendir?

Peki bu çıkışa, HDP ne diyor?

"Sitemli" bir beyan geldi..

İl başkanı M. Şerif Camcı.

"Anlaşılmazlığa" dikkat çekerken..

Şu cümlesi; önemliydi..

"Anlaşıldı ki..

Bir kez daha beceremedik!.."

Velhasılı kelam!..

Önceki gun dile getirmiştim..

HDP..

Vahim bir "Türk solu" kumpası içerisinde..

Eriyor..

Eridikce de; taban kaydediyor..

Çünkü..

Kararlar..

Politika..

Siyasi tavır..

Lider kadrosunun konuşlanma hali; "ciddi sorgulanıyor..!"

Doğrusu!..

Kürt seçmenin, "oyuyla" varlık sahbi olan HDP için "öze dönüş" anlamında, ders-i ibrettir..

Ama kime dersin..!

Neyse!..

Ahali artık gerçeklerin farkında..

İradesini teslim ettiği akım; "iradeye sadık" değil..

Başkalarının nam-ı hesabına siyaset güdüyor..

Parti hızla ama hızla; "sarı inek" hikayesini yazıyor..

Gün gelince; "içerde kimse" kalmaz!..

Tarihe bakılmalı..

Atasına "hasımlık yapan"..

Evladına..

Torununa mı; sevdalılık yapacak..

Türk solu; değilmiydi ki; "ırkçılığı" ikmale getiren…

***

DEMİRTAŞ'IN TAHLİYESİ..

Suç..

Ceza..

Nedenler, niçine, nasıla girmem..

Tutuklanma..

İstenilen ceza..

An itibariyle; pek mülahaza konusu değil diye düşünüyorum!..

Ki olmaz da..

Hiç kuşkusuz ki..

Hukuk devletinde; "hukuk" işler..

Hiç kuşkusuz ki "Demokrasilerde ana kural da; "siyasetçilerin" özgürce ifade edilebilmesidir..

Demirtaş ta..

Siyaset nokta-i nazarında; icrasını özgür yapmalı..

Bakınız!..

Ak Parti Milletvekili Aziz Babuççu..

Katıldığı bir televizyon programında konuşmuş..

Soruya dair verdiği bir cevap..

Diyor ki..

Demirtaş'ın cezaevinden çıkmasını..

Özgürce propagandasını yapmasını isterim..!"

İşte; demokrasi bu..

Ki siyaset ve doğru politika, eşitçiliktir!..

Tabi; "Babuçcu" bunu söyledi diye..

Trollerin..

Ki kendi safındaki bazı trollerin "hışmına" uğramadı değil..

Saldıran saldırana...

Eleştiren eleştirene "vay sen nasıl tahliye" istersin?

Her ne ise!..

Demirtaş'ın "salı verilmesindeki" algı ve beklenti, artıyor..

Ortak bir beklenti..

Ancak mevzu; "iki eksende" vicdan sorgulayıcı!?.

***

SEÇİMİN TEK KAZANANI!..

24 Haziran neticesi..

Reislik adına..

Vekillik adına..

Partiler ve kişiler nokta-i nazarında sonuç ne olur?

Kim kazanır?

Kim kaybeder?

Hal-i hazırda kestirmek mümkün değil.

Ama!..

Okur sorusuna binaen; diyeceğim şu..

Özellikle, Kemal bey adına..

Seçimin; "tek kazazanı ve galibi var?"

O da; Kemal..

Ki önceki yazımda da ifade ettim..

Tekrarda fayda var..

Ki bu sinvaldeki soru tekerür etmesin..

Şöyle ki..

Herkes kaybetse de!..

İnce de..

Meral da..

Temel de..

Millet itttifakı da, çatılı-çatısız bıraksak bile!..

Çünkü..

Kemal bey…

CHP'nin başında olacak..

Milletvekili seçilecek..

Yeni siyasi sürecte yine "muhalefetin" başınrda bulunacak..

Hele ki; "parti içi" rakipsiz hale gelecek!..

Vaki olamaz..

Eee..

Deyin bakalım; "kazanan kim?!"

***

ARAYAN KİM?

Muharrem İnce..

Diyor ki..

FÖTE lideri Gülen için, ABD'den birileri aradılar..

İadesi için..

Hazırlanan "iadeye" ilişkin dosya içeriği eksik..

"İstenilsin" diye, dosya eksik..

Niye..

Birileri koruyup-kolluyor mu ki?

Ne diyeyim..

Olup-biteni anlamamak için "zihin" zayıflığı yaşayan biri olmak lazım..

Vakıa da öyle gibi!..

Peki İnce'yi arayan kim?

Bu kadar gizli dosyayı..

Muhtevasını..

Eksik olduğunu Yeterli hassasiyet gösterilmediğini söyleyebilmek!

Mümkün mü?