Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

REZİLLİĞİN DİK ALASI!?

İl Milli Eğitim ve Eğitim Bir Sen ekseninde, son 3 ay içerisinde yaşananlar.. Özellikle, "tepe isimlerin" kulvarında olup bitenler.. Ne yazık ki; "sosyal medya" üzerindeki, "hasımane" belden aşağı vurma halleri; "rezilliğin dik" alasının ötesine, bir seyir almaya başladı.. En basit ifadeyle; "çürümüşlüğün" dibi..

***

Her yönüyle, çirkinlik, iğrençlik, ahlaksızlık, şuursuzluk, kişiliksizlik içerdiği gibi; psikopatça kurgulanan "kumpaslar" artık şiddet doğurur noktayı vahim şekilde "alevlendirmektedir"... Ki iş içinden çıkılmaz hal aldı.. Son paylaşımlara bakıyorum; "taciz, tecavüz, tehdit ve sahte sosyal medya hesaplarıyla, kurgulanan gayri ahlaki" ithamlar.. Hepsi akla ziyan bir serüven!..

***

Beri yanda, "ses kayıtları..!" Siyasilere dair, "küfür ve hakaretlerin" havada uçuşması, suçlamalarda bulunulması!.. Yani bini bir para "pervasızlıklar-rezillikler" sergileniyor; iki kurumun arasındaki “köprülerde?”.. Gerilen gerilene, sinsilik üreten üretene!!..

***

Ki, eğitim camiası yaşananlar karşısında; "2 ayrı bloklaşma içerisine girdiği gibi vaziyete "lanetler" yağdırıyor..!" Bir kesim, İl Müdüründen yana, bir kesim Sendika tarafından.. İlginçtir bir kesim de; "iki tarafı" birbirine kırdırma adına, öylesine sinsice "avuç ovuyor ki" maazallah!..

***

Benim anlayamadığım, "suç, fail" havada uçuşurken, ilgili ve yetkili zevatın olup bitene karşı, fransız kalması!.. Görmedim, duymadım, bilmiyorum modunda bulunmasıdır!!.. Doğrusu bu "tutum" ilerisi açısından "vahim hadiselerin" geliyorum çığlığını atmıyor değil.. Her türlü aksiyona gebe..!

***

MEB'deki bu iç çekişme; "makam ve mevki" hesaplaşması mı, güçlerin elde tutulması ve baskı üstünlüğü mü, rant mı, siyasi ve ideolojik bir çekişme mi, ne derseniz var..! Görünen odur ki; "tüm bunların" mevcudiyetini ortaya koyan hadiseler zinciri çirkince yaşanmaktadır..

***

Buradan çağrım!.. Gerilen ve sinir uçları "alev topuna" dönen iki kesime dair "sağduyulu ve aklı selim" bir tutumdan taviz verilmemesidir..


***

Ve tabi ki, İl Valisinden, Cumhuriyet Başsavcısından, Milli Eğitim Bakanlığından "alev topuna" dönen iğrençlikler silsilesinin yarattığı "yangına" yetkilerinin kullanımıyla "su" dökmeleri gerekir.. Yani müdahil olmaları lazım!..

***

Yoksa!.. Yarın olası üzücü ve can yakıcı vücut bulacak vakıalar için "geç kalınmış" olunacak!...Benden söylemesi.. Sonra demedi demeyin..

***

YAVER MUSLUĞUN BAŞINDA!…

Geçtiğimiz hafta; "Hamvarat'ın" kulislerinden diyerek, isim vermeden ahalinin ağzından dökülen bir "Yaver'e" dair bazı maharetlerin, ulu orta cereyan ettiğinden söz edildiğinden bahsetmiştim..!

***

Özellikle; "akçeli" işleri "adrese" teslim gibi "kadeh" tokuşturmada maharetli olduğuna dair, genel bir iddianın şehir kamuoyunda konuşulduğu!!.. Tabi bunu derken; "iddiaların da" teyide muhtaç olduğunu söylemiştim..

***

İşte bu irdelemeye ve Hamravat kulislerini yansıtan yazım sonrasında, bir çok "şikayet mesajını" aldım!.. Meğer ki, zat-ı muhterem, "akçeli işlerin" musluğunun başında, fena işlerle "siyasi abilerin emir erleriyle" hayli, iş tutup, rant devşiriyormuş!!..

***

Bir de bir koltukta, merkezi, yerel ve yarı özel çarkı döndürüyormuş!… Yani "çok yönlü bir beceri sahibi..!"  Son vukuatı olan lastik gibi, bir esneklik özelliğini barındırıyor..

***

Neyse.?!.. Dost uyarısıyla, umarım tepe yetkili "Hamravat'ın kulislerine, akçeli işlerin kadeh tokuşturmasına" kulak verip, tez elden gidişatın ve musluğun "birilerinin kovasına" akmasını, önler!..

***
Yoksa, "Cumali'nin hali durumuna" düşer ki, "işin içinden" çıkılmaz hale gelir!.. Öyle ya, Cumali makam ve dinlenme odasıyla "mide bulandırdı".. Hele ki, "çevrede tatlı dolu bir rant tepsisi dolaşıyorsa!.. Sinekler de üşüşüyorsa!!.

***

80 BİN LİRAYA KADRO…

Olur mu, demek ki oluyor da konuşuluyor.. İşte, DSİ'ye personel "alımıyla" ilgili kadro “rüşveti?”… Diyarbakır'a dair, konuşuluyor.. Ver 80 bin lira "rüşvetini" al kadronu diye!.. Ne diyeyim bir süredir, "kulis bilgisi" olarak bende mevcut ama, teyit muhtaçlığı açısından, "seslendirememiştim.!"

***

Dün baktım kı, eski vekillerimizden biri paylaşım yapmış; "ed-i bese" diyerek.. Bakalım bu "yüksek sesle dile getirme" sonrası, kim nasıl bir refleks geliştirecek.. Pek beklentim yok.. Çünkü her zamanki gibi en muhteşem tavırları; "üç maymunu"  oynamak!?..

***

 

LİCE'DEKİ ESRAR!..

Hep zihnimi kurcalamıştır; Lice bölgesindeki "esrar" operasyonlarına ilişkin!.. Şöyle ki.. Son aylarda hemen her gün, "basın bülteni" bu minvalde yayınlanıyor.. Bir ton, üç ton, yüzlerce kilo, milyonlarca "hint keneviri" diye, beyanatlar veriliyor!..  Örgütün "finans kaynağı" kurutuldu gibisinden...  Nitekim önceki gün açıklama geldi; 1 ton 37 kilo ele geçirildi..

***

 

Tabi, bu operasyonların beri tarafında yakalanan bazı şahsiyetler de var.. Polis ve asker!.. İşte Hazro'da görevli polis, Bolu'da yakalanıp tutuklandı.. İşte, Lice Merkez komutanlığında "üst düzey" rütbelilerin hal-i pür melali… Son yıllar ve yakalanan uyuşturucu, suçüstü olan yetkililerin durumuna bakınca, "neslin nasıl uyuşturucu batağına" düştüğünü, nice "uyuşturucu baronların" nasıl türediğini, devletin gücünü kullanarak, "uyuşturucuyla" milyoner olan şahsiyetlerin üremesinin "nedeni" ortaya çıkıyor..

***

Yani; yıllar önce Lice dağlarındaki uyuşturucunun bir kısmı örgüte, bir kısmı feodaliteye, bir kısmı marabaya, bir kısmı da, etkili-yetkili bölgedeki güvenlik birimlerinin başındaki zata; nasıl hortumlandığını gözler önüne seriyor..

***

BECERİKSİZ ŞAHİNLER!..

Bazı kurum amirleri işte; böylesi bir karakterle makam işgal ediyor… Zevat "usulsüzlük" yapıyor.. İşi de, ihalesi de, işlemi de aynı paralelde "usulsüzce..!" Bi saniye "bu yanlış bu usulsüz, bu hukuki ve yasal" değil, diye uyarıyorsun.. O ne yapıyor;  kaale almıyor..

***

Yapma diyorsun; "ne olacak" diyor.. Sonra ifşa olunca… Yani "kep düşüp kel görününce", vay niye böyle oldu diye; mırıldanıyor?.. Bile bile; kendi ayağına kurşunu sıkıyor.. Bilahare "kim sıktı" diye de, futursuzlaşıyor.. İşte hal-i vaziyet; hem beceriksizliği gösteriyor, hem de "aptal" şahinliği..

 

***

Ha bir de "çığırtkanca" konuşması var.. Mangalda kül bırakmamacasına..! Şeffaflıktan, dürüstlükten, haram yememekten, dem vurma hali!… Kısacası; gündüz külahlı, gece meyhaneli!...

***

BAY KEMAL!…

Yine.. Evet yine "şaşırtmadı" Bay Kemal.. Baksanıza, "Külliye'ye CHP'li birinin gittiğini ve Genel başkanlık desteği" aldığı yönünde külliyen yalan atan Rahmi Turan'ı aramış.. "Üzülme" demiş.. Yani iftira atanı "koruyup kollamış" iftiraya maruz kalanı da, "tu kaka" görmüştür..

***

 

Yaşananlara karşı Muharrem İnce "küplere binmesin de ne yapsın.." Hem iftiraya uğrayacaksın hem itibar suikastına maruz kalacaksın. Genel başkanın seni "arayıp üzülme be, İnce yanındayım" demeyecek.? Ve iftira atan kişiyi arayıp "üzülme yanındayım" diyecek?…  Ne demiştim!.. Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu!..

***

GÜNÜN SÖZÜ

Kendi değerleriyle övünmeyen, başkalarının değerleriyle övünüyorsa!.. Vay malamıni!..