Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

SAPIK BİR HAYAT HAKİM?!!!

Akla ziyan bir hal!.. Bu nasıl bir şuursuzluk.. Anlamak zor!..

Baksanıza..

Sapıklığı da.. Sapığı da.. Tacizi de.. Tecavüzcüyü de..

Yani enva-i aşağılık karakterdeki şahsiyetleri de "siyasileştirdik!"…

Ne bu hal ya?…

İşte, İstanbul'daki iki vakıa!..

Metrobüsteki; "rezillik.." Büyükçekmece'de 5 yaşındaki kıza; yönelik canilik!…

***

İki gündür takip ediyorum!!!..

Kim ne diyor?… Doğrusu ağzı olan konuşuyor..

Hele hele; "isimlerinin önündeki" ünvanlı olanlar..

Kelle kelle adamlar.. Akademisyenler.. Kendine uzman diyenler..

Ya mürekkep yalamış olduğunu söyleyenler!..

Köşe sahipleri!.. Sosyalistler.. Feministler.. Kendine muhafazakarım deyip, herşeyi yapanlar..

Dinle.. Dille.. Kültürle.. Zerre-i miskal alakası olmayanların; "verdikleri" fetva!…

Velhasıl!.. Topyekûn bir toplumsal "terelelliyi" oynuyoruz!..

***

Bayanlar.. Beyler.. Ey ahali!…

Sapık.. Sapıklık.. Kişiye özgüdür.. Tekildir..

Ama etkisi ve yıkımı, "toplumsaldır..!" Yani arızadır… Hastalıktır..

Sirayeti de yüksek derecede bulaşıcı bir virüstür!!!…

Sapıklık..

İster cinsel.. İster ekonomik.. İster sosyal.. İster kültürel.. İsterseniz de siyasi yönde vücut bulsun!…

Sınıflandırılması; "kişidir.."

Camia.. Toplum.. Genel bir millet kavramı, endeksli düşünülemez..

Bu kulvara da sokulamaz..

***

Ne gariptir ki!… Hal-i vaziyet, bir açmazda..

Neymiş; partisi var..

Neymiş; tuttuğu takım var?

Neymiş; siyasi görüşü var?

Neymiş; dini inancı var?

Neymiş; çullu ya da çulsuzmuş?

Neymiş cemaati varmış, üyesiymiş?

Neymiş, vakfı varmış?

Neymiş, şu sivil örgütün mensubu imiş?

Eğitimli, eğitimsiz.. Okumuş, okumamış.. Büyük, küçük, orta.. Kadın, erkek, yaşlı!..

İşte bu girdabın içerisinde; debeleniyoruz!..

Ki, debelendikçe de batıyoruz!.. Çünkü, "çözüm" üretmiyoruz!…

***

Varsa yoksa!.. Kaşın var.. Kaşın altında gözün var..

Yani şuyu var.. Şuyu yok..

Çıksa ne olur?

Bencilliği içerisinde; "senin sapığın, benim sapığım" deyip duruyoruz!…

Mağdur kim olmuş.. Saldırıya uğrayan kim?..

Sapığın, hedef aldığına ne oldu, ne bitti?.. Sağlığı.. Ruhi dengesi.. Çevresi..

Ailesi.. İçerisine düşülen, "sapık bataktan" nasıl kurtulacak!..

Rehabilitesi?
Ne konuşan var?

Ne de, ilgilenen var?…

***

Yani bir gaflettir.. Bir delalettir.. Bir ihanettir..

Vahim bir toplumsal çürümüşlüktür almış başını gidiyor!…

Yapılması gereken!!!…

Sapığın.. Sapıklığın…

Partisine.. İdeolojisine.. Milletine.. Rengine.. Irkına..

Dinine, ki diline de bakılmaz…

Ki bakılmayarak bir sebep-sonuç ilişkisi sağlanmalıdır!..

***

En önemlisi de şudur.. Hastalığı körükleyen etkenler olarak..

Eğer ki..

Bir toplumda "ahlaki" bir erozyon vaki olmuşsa!..

Bu yaşamın her alanı için geçerli… A'dan, Z'ye diyoruz ya!..

Uyuşturucu.. Fuhuş.. Kumar.. İçki..

Kısacası günlük hayat, "mafya sektörüyle" dizayn edilecek noktaya gelmişse!…

Milli ve yerli değerlere; "batılılaşma" adına, pranga atılmışsa..

Geleneklerimizi..

Göreneklerimizi..

Ulvi değerlerimizi, bir kenara itip!.. Enva-i emtianın "kölesi" olmuşsak!…

***

İçteki, tahribatı… Kangrenleşen, yıkıcı unsurları; görmezden gelirsek..

Hak.. Hukuk.. Adalet.. Eşitlik.. Özgürlük..

Hürriyet gibi kavramları; "güdümlü" siyaset ve ideolojinin, cenderesinde "lime lime" ediyorsak!..

Parası olan..

Nüfuzu bulunan..

Makam ve mevkiinin ehliyetsizliğiyle, ehliyet sahipliğiyle, "kralım" çok, oluyorsa!…

Vahşi bir, zihnin!..

Kötü bir karakterin… Yaptığı yanında kar kalıp, prim üzerine prim alıyorsa!…

Cesaretini, yaptığında görüyorsa!!!..

Demek ki, vay ki vay halimize!…

***

Netice itibariyle!!!… Suç.. Ve suçlu!… Ceza-i müeyyidede; caydırıcı bir hüküm almıyorsa!!…

Cezalarımızda.. Kanunlarımızda..

Yasalarımızda, argo bir tabirle "don lastiği" gibi, istediği tarafa çekebiliyorsan!…

Eli kanlı teröristi.. Eli kanlı caniyi..

Eli kanlı sapık ruhlu tecavüzcüyü, "koruyup-kolluyorsan?"…

Ey devlet-i aliye!. Ey, devlet-i aliyeyi tercih eden millet!…

Demek ki, arıza-i durum sende!!!…

Suçlu suçludur, ama sebep-sonuç ilişkisinde müsebbip sensin!..

***

Yani, aynayı kendimize tutalım..

Ve diyelim ki.. Ayna.. Ey ayna.. De bakalım güzel aynam!!

"Ben masum muyum!!..

Ben insan mıyım…  Yoksa, asıl sapık ben miyim!!!.."

***

DEMOKRATİK BİR TOPLUM!!!..

Öyle miyiz!?.. Sanmam.. Peki nasıl olabiliriz?..

İşte o, nettir..

Ne zaman ki;

Cesurca, korkusuzca, tereddütsüz, sorgusuz, sualsiz hiç bir ayırıma girmezsek!!.

Diliyle, rengiyle, düşüncesiyle..

Siyasi ideolojisiyle, insanları sınıflara ayırıp, ötekileştirmezsek!!…

Kararlı, tutumlu, tavizsiz..

Ki amasız, mamasız, fakatsız, acabasız, şusuz demeyerek, ilkeli bir duruş sergileyebilirsek!!!…

Özgürlüğün de, hürriyetin de, fikrin ve düşüncenin de "kişinin bağımsızlığıdır" dersek!…

Hiçbir şekilde; "sınırsız" bir nüfuza sahip olmadığını, idrak edebilirsek!…

Benim özgürlüğüm, senin özgürlüğünün sınırı, diyecek noktaya gelebilme erdemliğini yakalayabilirsek!!…

Ehil, liyakat..

En önemlisi de, hak, hukuk ve adalet nizamına "egosuz" bir giyim tertipleyebilirsek…

Per-ü pak...

Özü ve netiyle bütünlük kazandırarak, saat misali şaşmaz bir noktaya getirebilirsek!!!…

İşte o zaman!..

Evet işte o zaman, "demokratik bir toplum" olmuş oluruz!!!…

Sokak jargonuyla!..

Babayiğitler.. Delikanlılar.. Cesurlar ülkesi oluveririz…

Ki, işte o zaman "yedi düvel" baş eden ünvanın gerçek sahibi oluruz!!!…

Ama, diyeceksiniz ki nerdeeeee?..

İşte o nerdeyi; görmemiz gerekir artık!!…

***

SORDUM VE KAÇTIM?

Sahi!!!… Sizce;

Ülke ve millet olarak "milli miyiz, yerli miyiz?"..

Yoksa; "ikisine de Fransız mıyız?"

Diğer sorular mı?…

Aha da, Kemal'e atılan yumrukla!!.. Organizeli mi? "Provokatörce mi?"..

Yoksa, "duygunun" dışa vuruşu mu?

Malum, ilk yumruğu atan da önemli?

Olaya dair gündem olan isimler…

Süleyman Soylu.. Hulusi Akar.. Bu iki Bakan neden; "hedef" tahtasına alındı?…

Müsebbipler mi?.. Görev liyakati garazliği mi?…

Yoksa… Neyse ben sordum.. Cevabı sizde…

***

YAZIMIZ, YANKI BULDU!!…

Peki, ne yazmıştık, ne demiştik?…

Demiştik ki; Dicle Üniversitesi Hastaneleri Batıyooor muuu?..

İşte bu yazım.. 22 Nisan 2019 tarihinde kaleme almıştım…

Muhtevası.. Yazının genel anlatımı, Diyarbakır Söz'ün arşivinde yer alıyor..

Oradan ulaşılabilinir.

Yeniden buraya almaya gerek yok.. Ki, uzun uzadıya bir mevzuu…

Gelirsek yankı bulma haline..

YÖK… Yaşanan ve yaşatılan tüm mevzuları "irdelemek" adına…

Yolsuzluk.. Usulsüzlük..

İhmaller zinciri ve rant temini oluşturan iddiaları soruşturma adına; "denetçiler" görevlendirdi..

Dün itibariyle; Üniversite'ye geldi..

Denilene göre "karargah kurup", haftalar sürecek bir tahkikat yürütecekler!..

Neyse!.. Zaman kısıtlı, teferruatları bilahare mevzu ederiz..

Hayırlı Cumalar…