Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

SINIRIN ÖTE TARAFI…

Okur sormuş!

ABD'nin "kurgulu" planına ilişkin..

Ne düşünüyorsunuz?

Söylenecek..

Yazılacak..

Yorumlanacak..

Ama, veya, lâkin "girişli" çok şeyden bahsedilebilinir!

Ama özet ifadem..

Eğer ki..

Dün veya önceki gün!

İçerde "sağlam" dursaydık..

Yarayı "tedavi" etmiş olsaydık…

İç korkuları..

Kaygıları..

"Tekçi ve inkarcı" olunmasaydı..

Bin yıllık duygu..

Bin yıllık tarihsel birliktelik "pekiştirilseydi!"

Ne içimizde…

Ne de bugün sınırımızın ötesinde…

Hiç kimse..

Hele ki okyanus ötesinden..

Gelip birileri; "koridorlar, terör orduları" oluşurmazdı?

Güney de..

Kuzey de..

Doğu da..

Batı da; "savaş rüzgarları" estirmezdi?

Peki şimdi ne yapmalıyız?

İşte burda "duygu değil, akıl devreye" girmeli…

Yani..

Dışarıda fırtına..

Ama içerde de "vahdet" oluşturulmalı…

Ki "iç yarayı" kaşımak isteyenler beyhude kalsın!

Tabii Kürtler de uyanık olmalı?

Hele ki, ABD'nin Ortadoğu üzerindeki "sinsiliği" vaki iken..

Bugün değil, asırlardır..

Büyük Ortadoğu projesi..

Hiç ama hiç akıldan çıkarılmamalı..

Derler ya..

"Evdeki bulgurdan olma…!"

***

KULLANILAN DİL!

Ne yazık ki..

Siyasetin dili kadar..

Sosyal medyanın..

Ve bazı toplum öncüsü olduklarını ifade edenlerin..

Son günlerdeki; "dilleri" çift yönlü bıçak gibi kesiyor..

Türk ve Kürt eksenli; ideolojik bir duygu körüğü var..

Vahim!

Bu minvalde, şuan ki taşınan su; "iç yarayı" kaşımaktır..

Zaten, sınır ötesindeki kurgunun gayesi bu..

"İçten" kaos yaratmak!

Aman ha!

O "ötekileştiren, düşman kestirten dil" terk edilsin!

Vahdet dilidir bizim reçetemiz!

Ki büyük devlet olmanın da; gerekliliği budur!

Kucaklayan olabilmek!

***

ŞİZOFRENİK HALİMİZ!

Bir önceki yazımın başlığıydı..

Toplum nereye gidiyor..

Öfke..

Kin..

Garez..

Ve şiddetin enva-i ruh hali…

Travmatik hal..

İşte geçtiğimiz gün, Diyarbakır'da vuku bulan hadise!

Bir avuç toprak için…

Azıcık bir miras...

Bir ortaklık… Pay… Yani; "alış-veriş!"

Akraba…

Ayni ailenin efratları…

Dayı-yeğen…

Amca…

Abi, kardeş..

Baba.. Oğul..

Sokak ortasında..

Güpe gündüz "mekan basılıyor?"

Ellerinde silah..

Karşılıklı..

Gözünü kırpmadan..

Birbirlerine kurşun yağdırıp; "katlediyorlar?"

Dayı..

İki yeğenini öldürüyor..

Bir yeğen de yaralı..

Öz ve Yılmaz ailesi…

Şimdi..

Kim haklı..

Kim haksız; önemli değil..

Önemli olan; ölenler..

Evet, ölen, öldürülen "geri" gelir mi?…

Telafisi mümkün mü?

Ne mümkün!

Yüzbinlerce dönüm arazi verilse..

Milyarlarca lira akıtılsa..

Bilmem neler yapılsa; "yitirilen can" gelir mi?

Ya da acı diner mi?..

Dökülen kanın; "haklı haksızlığı" sonuç getirir mi?

Velhasıl diyeceğim odur ki;

İnancımızı,

Ahiretimizi,

İnsanlığımızı,

Özellikle de; "benliğimizi" maddiyata kaptırmışız!

Sonumuz nereye varır bilmem..

Ama bildiğim tek şey..

Kurtuluş..

Dediğim gibi; "maneviyatın" üstünlüğündedir..

Eğer ki, "maneviyatı" üstür kılarsak…

Ümmet oluruz..

Yoksa; "fitne ve kaosun" girdabında debelenmeye devam ederiz!

Hayırlı Cumalar!

***

 

İNCE KÖPRÜDEN SON ÇIKIŞI YAPACAK?

CHP Kurultayı için geri sayım başladı…

Şu an için...

Kemal Kılıçdaroğlu'na rakip sayısı iki…

Tabi ilk açıklayan Ümit Kocasakal oldu…

İkinci rakip…

Yalova Milletvekili Muharrem İnce…

İnce..

Köprüden önce son çıkış deyip "aday" olacak?

Tabii 185 imza gerekli..

O da Kurultay üyelerinden..

36. CHP Kurultayı 3-4 Şubat tarihlerinde Ankara’da yapılacak.

Şimdiden ifade edeyim...

Kongre bir hayli, curcunalı geçecek…