Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

VAHŞİ SULAMAYA SON!?.

Bayanlar.. Beyler…

Ey; çiftçi ahalisi..

Ey sulu tarımla uğraşanlar..

Pamuk ekenler..

Mısır ekenler..

Bu nasıl vahşi bir "sallama" işidir ki yeraltı ve yer üstünü kuruttunuz!!..

Nehirleri..

Çayları..

Dereleri..

Bir damla suya hasret bıraktığınız yetmediği gibi!..

Arazileri de..

Ekili alanları da; "çoraklaştırdınız..?"

Tuzlu oldu..

Bunun ötesinde…

Aşırı sulama nedeniyle; "akar suları" kızıla döndürdünüz…

Artık çamur akıyor…

Gübrenin..

Killi toprağın..

Bunların da üst seviyede sulara karışımıyla; "canlıları" yok ettiniz…

İşte; Dicle nehri..

İşte, Ambar çayı..

İşte, Batman çayı…

Ve diğer akar sularımız!…

Cansız..

Hayatsız..

Balık yaşamaz oldu…

Ve hepsinin tek sebebi; bilinçsizce, keyfiyet ve zafiyetle "vahşi sulama" yapılması…

Yazıktır..

Günahtır..

Vebali ağır olduğu gibi; "bir doğa katliamıdır" bu yapılan…

Her mevzumuzda olduğu gibi işin temelinde de "eğitimsizlik" var…

Çünkü; çiftçi yeterince eğitim almıyor..

Ya da eğitime tabi tutulmuyor..

Yoksa; hala "vahşi sulamada" yüzde 70'lerde olmazdık..

Damlama sisteminde olunurdu..

Ne aşırı derece su tüketimi olurdu..

Ne toprakta verim kaybı..

Ne de; doğal bir dengesizlik yaşanırdı?

Ne de, canlıları bile bile zehirleyip, öldürmezdik…

Evet; eğitim şart..

Tabi, denetim ve sorumluluk da; şart!…

***

CAMİ VE CADDE İSMİ!…

Galiba…

Evet, galiba "iş sükuta" erdi…

Camiler yıkılmayacak..

Camiler "kaçak" konumuna düşürülmeyecek..

Camilerle ilgili; "imarda" bir revizyona gidilecek?

Yani; "vites" küçültüldü...

İsme gelince…

Burda "keşke" odaklı bir düzeltme var...

Sahabe ismi, İyaz Bin Ganem aynen kalacak?

İsim değişmeyecek..

Tabela bildik yerde olacak?

Dr. İlhan Diken'in ismine gelince…

Meclis, ismin "yaşatılması" için yeni bir formül arayışı içerisinde olacak…

Bu cadde mi?

Bu sokak mı?

Bu kültür odaklı bir merkez mi?

Yani; yeni vücut bulacak bir yere; istişareli karar alınacak?

Eee..

Ortak aklın beklentisi bu değil miydi?…

Demek ki!…

İdeolojik değil..

Duygusal hiç değil..

Akıl ve istişare odaklı kararlar; "hep doğru" istikameti getirir!…

Neyse!..

İki mevzu da; ders-i ibret ihtiva edici oldu!!!..

Tabi, kim kendine ne kadar alırsa!..

Onu da zaman gösterecek...

Bekleyip göreceğiz!

***

ERGANİ KAYMAKAMLIĞI…

Maşallahı var..!…

Hizmet "seller, sular" gibi..

Öyle ki; Kaymakamlık binası "su içinde" yüzüyor…

O kadar ki; "su çok?"…

İroni yapılmıyor…

Ne yazık ki, Kaymakamlık ahalisi bir damla suya hasret…

Ki millette…

Sular akmıyor…

Musluklardan "tısss" sesleri yükseliyor…

DİSKİ'den mi?

Kaymakamlıktaki keyfiyetten mi?

Parasızlıktan mı?

Bilinmiyor..

Ama dün gün boyu; "suların kesikliğiyle" ilgili oluşan kötü halin mesajlarını aldım..

Kimi, telefon…

Kimi sosyal medya üzerinden seslendi?…

Yani arayan arayana..

Sular akmıyor, kaymakamlık "lağım" kokusundan durulmuyor..

Abdest almak için..

Tuvalet ihtiyacı için..

Personeller ve vatandaşlar; çevredeki cami ve kahvehanelere akın ediyor..

Ne olur sorunu dillendirin..

Mesaj sonrası; irdeledim..

Ki kaymakamlığa ulaşmak imkansız..

Var mı yok mu, belli değil..

Teyit ettim…

Evet sular akmıyor..

Ve haftanın ilk günü olması noktasında, gelen-giden hayli çok?

Resmi kurumların şube müdürlüklerinin Kaymakamlıkta bulunmasından dolayı, yoğunluğu artık siz söyleyin…

Ne diyelim!…

Kaymakam "o kokuya" razı ise..

"Lağımdan" yükselen kokuyu içine çekiyorsa…

Yani "oh be, Kaymakamlık ne güzel kokuyor" diyorsa!!…

Söylenecek hiç bir sözümüz yok!

Ama değilse…

Söylenecek sözümüz olur.. O da şu; "işin ne orda?…"

***

EYLÜL'E DİKKAT….

Öyle ya.. Temmuz'u bitirdik.. Ağustos'ta "Kurban Bayramı' ile.. 30 Ağustos; zafer bayramı..

İki bayram diyerek, bitireceğiz..

Peki, Eylül..

İşte, Eylül ayı, siyaset açısından hayli "hareketli" geçecek gibi!..

Özellikle, AK Parti stratejisi açısından..

Özellikle, doğum sancısı veren yeni partiler açısından!..

Erdoğan'ın "meydanlara" inecek olması..

Hedefinde; "şimdiden yaptığı" ısınmalarla; trenden inenlerin olacağı!…

Yurtdışı hareketliliği..

ABD.. AB..

Ve İran ekseninde, Ortadoğu'daki rüzgar!…

Hasılı kelam; Eylül ayı "siyaseten" çekişmeli, yenilikçi geçecek gibi!..

Yani yeni yayın dönemi!…

***

CHP'Lİ BAŞKAN?…

Ne de işini biliyor?…

Olmaz mı?

Baksanıza Karabun'un CHP'li Belediye Başkanına!..

Hem başkan…

Hem de belediye şirketinin müdürü!…

Yani iki maaşın sahibi!…

Yani çifte kavrulmuş; çerez!…

Vakıa deşifre olunca…

Beklenen neydi?

Öyle ya; sosyal demokrat..

Halkçı…

Milliyetçi…

Hakkı, hukuku, adaleti, eşitliği savunan biri..

Hiç de..

Tam aksine beyanıyla; "bal gibi çifte kavrulmuş lokumu yerim"..

Peki, CHP'liler ne diyor….

Ketum..

İyi ki, taban var ki.. Onlardan bir iki kelam geldi..

"Başkan yaptığın rezilliktir, ayıptır, günahtır?.."

Diyorum ki!..

Partilerde; sıkıntı hiçbir şekilde tabanda yok..

Var olan; hep tavanda olmuştur..

Eee; boşuna denilmiyor "balık baştan kokar"…