Bir hocam vardı, hukuk fakültesinde lisans, yüksel lisans ve doktora aşamalarında hep hocam oldu.
Emekli oldu, şimdi.
Derslerden sonra İstanbulda Kapalıçarşıda kahve içer,derslerin yorgunluğunu birlikte atardık.
Hayat dolu bir insandı.Yurtdışında uzun süre kalmıştı ve tam bir İstanbul beyefendisi idi.
Sohbetine doyum olmazdı.
Bizi öğrenci değil, hep arkadaş, meslektaş olarak görürdü, 60ını devirmiş olmasına rağmen.
Hep onun bu içtenliğini ve samimiyetini örnek aldım.
Bir gün bir asistan arkadaşımız, yaşını sordu hocaya.
Verdiği cevap çok ilginçti.
Hangi yaşımı soruyorsunuz?şaşırmıştık, anlamamıştık ne demek istediğini.
Sonra açıkladı:
Bakınız arkadaşlar, bana hangi yaşımı soruyorsunuz diye sorduğunda samimiydim.
Bazı duygular var henüz doğmadım, bazı duygular var 100 taşındayım, bazı duygular ise çocukluk evresinde
İnsan hissettiği yaştadır. Fiziki yaş önemli değildir.
Anladığım, gördüğüm kadarıyla hocanın hissettiği yaş, "çocukluk" yaşıydı.
Bizimle sohbet edebiliyor. Espiri yapıyor ve hayatı anlamlı kılmaya çalışıyordu. Hayat dolu bir insandı.
İçindeki çocuk hiç büyümemişti
Şimdi bakıyorsunuz, insanlar çabuk büyüyorlar, büyümek istiyorlar. çocuklara hemen ne sorulur? Büyüyünce ne olmak istiyorsun. Adeta çocuğu hemen büyütmek istercesine.
çağımızın en önemli sorunu stres.
Tıpçılara göre hemen hemen tüm hastalıkları tetikleyen en önemli faktör niteliğinde:evde stres,işyerinde stres,çarşıda okulda stres.
Şimdiki çocuklara bakıyorsunuz onlarında hayatları stres.
Keyif aldıkları oyunlara bakıyorsunuz savaş,silah,bombalar gerginlik dolu aletler.
Sanal alemde zaten hepsi: Süperman, Batman, Örümcek Adam...
Onlarda bu stresli hayata küçük yaşta giriyorlar.
Anne babanın şefkati, sevgisi,ilgisi olmadan geçen çocukluk, sonra okul sürecindeki özel dersler, sınavlar.
Oynadıkları oyunlar bile büyüklerin gerçek hayatta yaptıkları işler.
Savaşlar, hileler, ölümler, kan ve gözyaşı.
Yarışma programlarına bakın.
çocuklar büyüklerin yaptıkları işler ile yetenekli sayılıyorlar. Halbuki en büyük yetenek, içindeki çocuk ruhunu ömür boyu sürdürebilmek.
Büyüyenlere sesleniyorum.
Hala çocuklarınız ile top oynayıp, saklambaç oynayabiliyor musunuz?
Eşek kadar olan çocuğunuzu sırtınıza alabiliyor musunuz?
Artık hocanın dediği çocukluk yaşı kalmadı. Herkes, ciddi işlerin insanı.
Artık çocukça davranışlar hakaret, aşağılanma konusu.
Yazık.
çocukların saflığı temizliği, kalmadı.
çocuklarda büyüdü doğar doğmaz.