İSLAM YİNE İSLAM YİNE İSLAM
Eklenme: 12.01.2012 00:00:00

Başlığı yazdım, kelimelerin başındaki harfler bir anda dikkatimi çekti. Bir de baktım ki, İYİ-İYİ diye dizilmiş. çok hoşuma gitti.

Birkaç gün önce gazetelerin manşetine çıkan bir haber dikkatimi çekti, okuyup geçtim.

Ama baktım yok, olmuyor, gazeteciler bu haberden vazgeçmiyor. Büyütüp duruyorlar. Ben de dikkat kesildim.

Sabit ve Deniz Dumlupınar çifti İstanbulda yaşıyorlarmış. Sabit Dumlupınar ilk eşinden ayrılmış, 11 yaşında bir oğlu varmış, ikinci evliliğini Deniz hanım ile yapmış. Adam müteahhitmiş, çok zenginmiş, Bayburtluymuş.

Antalyadaki yazlıklarının parkelerinin kabardığını öğrenmişler. Zaten Antalyaya geziye gideceklermiş, biraz erkene almışlar. Yılbaşını Afyonkarahisarda bir otelde geçirmişler, sonra ver elini Antalya.

Tanıştıkları bir aileyi de yanlarına alarak bir bara eğlenmeye gitmişler. Orada kafayı demlemişler. Bu arada sahneye bir dansöz çıkmış.( çermikte çocukluğumda dansöz lafına, çocuklar ula ne dansözü, donsuz, donsuz derlerdi). Sabit bey dansöze 100 lira para takmış. Bu durum Deniz hanımın zoruna gitmiş, tartışmaya başlamışlar. Bulundukları mekan deniz sahili imiş. Deniz hanım hava almak için sahile çıkmış. Eşi onu takip etmiş. Orada da tartışmaya devam etmişler. Kadın bu duruma dayanamamış ve Denizi Denize vurmuş. Eşi de arkasından. 5 Metreyi bulan dalgalar her ikisini de alıp götürmüş.

Dün Sabit Dumlupınarın cesedini sahilden 40 kilometre içeride bulmuşlar. Deniz Deniz hanımı henüz vermedi. Umarım onun da cesedi bulunur. Karı koca darı dünyanın bari toprağında bir arada ebedi uykularına dalma imkanı bulurlar.

Bu ailenin bir de ikizleri varmış.

5 Yıl kadar önce Antalyada tanışıp evlenen aile İstanbulda ikamet ediyor, bey müteahhitlik yapıyormuş. Evlendiklerinde hemen çocukları olmayınca, Tüp Bebek edinme yolunu seçmişler ve Kıbrısta bundan 13 ay önce biri kız, diğeri erkek ikizleri olmuş. Onlara sanki geleceği biliyormuşçasına kendi isimlerini vermişler.

SABİT DENİZ.

çocuklar için hep Allah analı babalı büyütsün der halkımız. Bu cümlenin/duanın/ ne kadar ehemmiyetli olduğunu insan bu tür olaylarla karşılaşınca anlıyor.

Sabit ile Deniz artık analı babalı büyümeyecekler. Bir annenin sıcaklığını, şefkatini, bir babanın arkalarında dağ gibi duran heybetli sevgisini artık hissetmeyecekler.

13 aylık olan bu çocuklar belki ANNE- BABA demeye başlamışlardı. Artık ömürlerinin sonuna kadar kimseye gerçek manada ANNE-BABA diyemeyecekler.

Onları kim bilir kimler büyütecek.(Ben olsam Sabit Dumlupınarın evlenip ayrıldığı ve 11 yaşında erkek bir çocuğu olan hanım, yeniden evlenmemiş ise ve kabul ederse, en iyisi ona vermek, Sabit bey eve geri döner, Denizi de fazladan)

Ve bu çocuklar hiçbir zaman bir Annenin/Babanın şefkatini yüreklerine hissetmeyecekler.

Bir gece kulübünde kafayı bulduktan sonra yaşanan bir tartışmayı bahane ederek kendilerine Denize vuran bu iki genç insanın siretlerine, hayat tarzlarına bakıyorum.

Allah her şeyi vermiş. Güzellikse güzellik, boy bos endam yerinde. Mal mülk para tamam.

İki güzel evladın dünyalara değiştirilmesi mümkün olmayan gülücükleri sizi bekliyor. Dünya adeta onlar için Cennet gibi bir yer.

Ama onlar şişede durduğu gibi durmayan bir melanet yüzünden her şeyi allak bullak ettiler.

İslam ve İmanın emrettiği şekilde yaşamaktansa, hiçbir şeyden haz almayan cehennem gibi bir ortamda didişip durdular.

Hanım Allahın haram kıldığı bir şeyi yaparken, eşinin böyle bir ortamda bir başka haramı işlemesine tahammül edemedi ve kendisini Denizin azgın sularına bıraktı.

Beyi Sabitin yaptıklarına gelince; insan gerçekten haya ediyor. Bu tür ortamlarda paraların takıldığı yerleri herkes biliyor.

Siz iffet abidesi, evdeki huzur ve sükunun tek keselli kaynağı olan bir eş olarak, Beyinizin bu tür yerlere, hem de sizinle birlikte gitmesine razı olursanız, olacaklar budur.

Ama keşke her şeye rağmen bu olay gerçekleşmese, Deniz Hanım da, eşi Sabit bey de yaşasalardı.

çocukları Denizi ve Sabiti düşünselerdi.

Bencilliği, hatta onun da ötesinde Narsizmi hayatlarının temel dinamiği yapmasalardı.

Bu olaydan ders çıkararak, içkiden de, gece hayatından da kendilerini çekip alsalardı.

Peygamberimiz efendimiz İçki bütün kötülüklerin anasıdır diyor.

Ya kitabımız Kuranı Kerim,

Ey iman edenler, İçki, Kumar, Dikili Taşlar(putlar), Fal okları, ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. Şeytan İçki ve Kumar ile, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allahı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyorsunuz değil mi? Öyle ise Allaha itaat edin, Peygambere itaat edin ve Allaha karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz, bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık anlatmaktır diyor. Maide süresi 90,91,92.ayetler.