Yıllarca üzerinde durduğum Filistin meselesi Sayın Başbakanın girişimleri sonucu hal yoluna girmeye başladı.
Filistinliler İsrailin zulmünden kurtuluş için merhum Yaser Arafat başkanlığında FKÖ yü kurmuşlardı.
FKÖ nün topraklarını işgal eden İsraile karşı şanlı direnişini tarih elbette altın harflerle yazdı, yazıyor, yazacaktır.
FKÖ nün topraklarını işgalden kurtarma mücadelesi devam ederken, çok enteresan bir gelişme oldu.FKÖ bölündü. Ardından İsraille barışmayı ve onların bir devlet kurmalarını kabul etmeyen Filistinliler, HAMASI kurdular.
Batı Şeriada ELFETİH örgütü, Gazze Şeridinde ise Hamas yönetimi ele geçirdi.
Biliyorsunuz Batı Şeria ile Gazze şeridi arasında İsrailin işgal etmiş olduğu topraklar var. İki Filistinli gurubun biri biri ile irtibatı kesik.
Filistinli guruplar böylesine küçük toprak parçasında bile ikiye bölününce, İsrail tüm gücü ile elde kalan Filistin topraklarını işgale devam etti. Yeni Yahudi yerleşim yerleri kurdu, hala kurmaya devam ediyor.
Bendeniz yıllarca yazdım, aman yapmayın etmeyin, zaten bir avuç kalmış durumdasınız. Siz böylesine acımasızca biri birinizi eleştirdikçe, ne eleştirisi, hatta zaman zaman biri biriniz ile çatışmaya girdikçe, bu İsrailin işine geliyor. Hatta etrafınızda satılmış kimi İslam ülkeleri liderleri bile bu işten ekmek yiyor ve sizin daha fazla kavga etmenizde bir nevi körük rolü oynuyorlar, eğer onurlu bir ülke kurmaktan yana iseniz, öncelikle Filistinli guruplar olarak birleşin çağrısında bulundum.
Yeni okuduğum bir haber, meğer İsrailliler Mısır Devlet eski Başkanı Hüsnü Mübarekin karısına Filistinlileri zora sokan kararlar almaları için 300 Milyon dolar para vermişler. Aaah Müslümanlar aaah. Müslümanların para ile imtihanı hiç de başarılı gitmiyor.
Neyse konumuza dönelim.
Şüphesiz aklın yolu bir.
Özellikle Mavi Marmara gemisine yapılan İsrail saldırısında 10 Türk Vatandaşı katledilince, herkesin aklı başına geldi.
Bu konuda Sayın Başbakanın takınmış olduğu tutumu bütün İslam alemi, hatta bağımsız, bağlantısız diğer dünya ülkeleri takdir etmeye başladılar.
Filistine uygulanan ambargo büyük oranda kırıldı.
Şimdi Hamas ile Elfetih gurupları birleşiyorlar.
Bu birleşme şimdiye kadar Hamasın karşı çıkması sebebiyle bir sonuca ulaşamıyordu. Ama artık İsrailin bağımsız bir Devlet olmasını kabul etmeyen Hamas Liderliği/İsmail Haniye/ Elfetih ile birleşme kararı aldı ve böylece İsrailin bağımsız bir devlet olarak Filistinlilerce kabulü daha kolay bir aşamaya gelmiş oldu.
Her ne kadar Hamas bu konuda eski fikirlerinden vazgeçtiğine dair bir açıklama yapmasa da, bugün herkes biliyor ki, ne Filistin kurtuluş örgütünün ve ne de Hamasın tek başına İsrailin bağımsızlığını ortadan kaldırmaya güçleri yoktur.
Onların birleşmeleri İsrailin bağımsız bir devlet olarak dünya düzeninde yer almalarının önüne mi geçmiş olacak?
Tabii ki hayır.
Ama bunun en büyük faydası, artık Filistinlilerin elbirliği yapması, dünyada daha çok karşılık bulmalarına ve Filistin Devletinin bağımsızlığını daha rahat kazanmasına vesile olacak.
Şimdiye kadar Filistinliler İsrailin saldırılarına nasıl karşı koyacaklarının mücadelesini verir iken, boş kaldıklarında da kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlardı. İşte bu sakil durum ortadan kalkmış olacak.
Hamas lideri İsmail Haniye dün ülkemizde idi.
Önce İstanbulda Sayın Başbakanın konutunda iki lider baş başa 2 saate yakın konuştular.
Bugün de İsmail Haniye Ak Parti gurubuna katıldı.
Orada çok büyük hüsnü kabul gördü.
Kardeş ülkenin iktidar partisinin gurubuna katılmak eminim onun duygu ve düşünce dünyasında çok büyük değişikliklere sebebiyet vermiştir.
Haniyenin Ak Parti gurubundaki o muhteşem karşılanışı, hem iki ülke arasındaki münasebetleri mükemmelleştirecek ve hem de birlik ve beraberliğin gücünün nelere kadir olduğunu ortaya koyacaktır.
İsmail Haniyenin ayırım yapmaksızın CHP yi, MHP yi ve BDP yi ziyaretinin büyük ehemmiyeti var. Umarım dilerim, BDP liler kendilerini Hamasa, Türkiyeyi de kendilerini yok etmeye çalışan İsraile benzetmemişlerdir. Yani bu yönde bir fikir beyan etmemişlerdir.