Kürtler her aklı başında toplumun fertleri gibi,insan yerine konulmaktan çok hoşlanırlar. Bu onların tabiatlarının gereğidir. Bu itibarla DTP ile yapılacak görüşmelerde ,gizlilik gibi absürd düşüncelere prim verilmemelidir. Çünkü söz konusu olan şahıslarımız değil, ülkemiz ve evlatlarımızın geleceğidir.
Eyleme bulaşmamış olanların kesinlikle TCK nun 221. maddesinden yararlanarak evlerine dönmelerine imkan hazırlanacağı, gerektiğinde Barzani ve Talabani kanalları kullanılarak, ikna edici bir tarzda gündeme alınmalıdır.
Örgütün lider kadrosunun Türkiyeye getirilip, yargılanmaları ve cezaevine konulmaları gibi zor işlere hiç bulaşılmamalı ve bu kişilerin isterlerse Avrupa Ülkelerine veya başka ülkelere gitmelerinde bizim için bir beis olmadığı açıklanmalıdır.
Ülkenin Fıratın ötesi olarak adlandırılan bölümünde insanların demoğrafik yapısı araştırılmalıdır. Kanaatime göre doğu ve güneydoğu illerinin büyük çoğunluğunun Kürtlerden oluştuğuna dair inançta hata vardır. Fıratın ötesi olarak ele alacağımız Elazığ, Erzincan, Erzurum, Kars, Van,Bitlis,Siirt, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Siirt gibi illerde halkta ayrılıkçı düşünceler çokça revaç bulmuş değildir. Diğer iller bakımından da nispet nerede ise yarı yarıyadır. Bu durum soruna bakış açısından bize önemli bir gösterge teşkil etmektedir.
Doğu ve Güneydoğu illerinin iki önemli projesi olan DAP VE GAPın sözde değil, özde 5 yıl gibi bir sürede bitirileceği topluma söz olarak verilmelidir. Bu iki projeye ciddi biçimde başlanması halinde Türkiye bir anda iş yeri cennetine döner.
Bu iki projenin bitmesi bölgede 5 Çukurova büyüklüğünde üretim havzası oluşturacaktır. Bu projeler Türkiyenin ekonomik kurtuluş projeleridir. Doğu ve Güneydoğuda halen sulama oranı % 10 lar seviyesindedir.
Koruculuk sistemi işlevini bitirmiştir. Bunlar derhal emekli edilmeli ve silahlarına el konulmalıdır.
Jandarma Genel Komutanlığı lağvedilerek Ordu kendi görev alanına çekilmeli ve bunun yerine Kır Polis sistemi getirilmelidir.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, güvenlik ve eğitim alanı hariç, hemen her alanda inisiyatif almalarına imkan verilmeli, Yerel Meclislere daha ileri seviyede bir yön verileceği deklare edilmelidir.
Eğitim , Sağlık ve Sosyal Politikalar yeniden gözden geçirilmeli, doğu ve güneydoğunun hala içler acısı problemlerinin birer mastır plan dahilinde çözüme kavuşturulacağı açıklanmalıdır.
Hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın köye dönüşler sağlanmalı ve bu konuda TOKİnin inisiyatif almasına imkan verilmelidir.
Bölge ülkeleri olan Irak , Suriye , İran ve Azerbaycan başta olmak üzere Rusya ve Ermenistan ile en kısa süre içerisinde büyük sosyal ve ticari ilişkilerin kurulacağı açıklanmalıdır.
Doğu ve güneydoğunun ekonomik bakımdan kurtuluşunun bir ayağı da bölge ülkeleri ile serbest ticaret alanlarının oluşturulmasıdır.
Yakın zamanda Ağrı iline yapmış olduğumuz seyahatte bütün Ağrılılar İran ile olan ticari ilişkilere değinmiş , eğer bu bölgede yeni kapılar açılır ve sınır ticaretine imkan verilir ise, biz Devletimizden başka bir şey istemiyoruz demişlerdir. Bu durum Mardin, Siirt, Hakkari, Şanlıurfa, Gaziantep, Ardahan, Kars, Erzurum, Diyarbakır bakımından da aynen geçerlidir.
300 bin nüfuslu Kıbrısta 6 dan fazla Üniversite var.
Oysa her gün girip çıkanlarla nerede ise nüfusu 2 Milyonu bulan ve Güneydoğunun merkez ili durumunda bulunan Diyarbakırda hala bir tek Üniversite var.
Bu konuda serbest girişimciler olur ise önlerindeki engelleri gidermekle birlikte , tez elden BÜTÜN ORTADOĞU ÜLKELERİNE HİTAP EDEN BİR TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİNİN DİYARBAKIRDA kurulmasına karar verileceğinin sözü açıklanmalıdır.
GAP bölgesinde üretilecek emtianın Ortadoğu ülkeleri ile Batı Avrupa ülkelerine taşınmasına imkan verecek , Diyarbakır ile Siverek arasında Karacadağ bölgesinde yeni bir havaalanının yapılacağı duyurulmalıdır. Burada Hazineye ait çok uygun araziler vardır.
Bölgenin en önemli konularından birisi de Şanlıurfaya kadar yapımı devam eden ve bitmek üzere olan Otoyolun Diyarbakır üzerinden İrana bağlanmasını tez elden temin etmek gerekmektedir. Yan yolları ile Doğu Anadolu bölgesi de bütünü ile bu yola bağlanacak ve büyük bir kalkınma hamlesinin adımı atılmış olacaktır.
Bu yol yapılır ve bitirilir ise bölge,İstanbul,Edirne gibi büyük ticaret yapmaya müsait hale gelecektir. Çünkü bu sayede başta İran olmak üzere bütün Kafkas dünyası(Azerbaycan, Türkmenistan, Gürcistan,Ermenistan, Kırgısizstan, Kazakistan hatta Rusya Federasyonu) Akdeniz ülkeleri ve Afrika ile olan ticaretlerini bu bölgeye kaydıracaklardır.
Zaten 2004 yılında Şanghayda toplanan Asya Pasifik Ülkeleri dünya yeni önemli yol geçiş güzergahlarını belirtir iken, bu yolu da kapsamına almış ve Uluslar arası sözleşme haline gelen bu karar, Türkiye tarafından 2005 yılında imzalanmış ve TBMM si tarafından onaylanarak kanun haline gelmiştir.
Yeni Yıla, yeni raporla girelim istedim.
ÖZEL NOT: Aman Dikkat! Her yeni yıla girişte şer güçleri hemen harekete geçiyor ve ülkeyi kana boğuyor. Bu onlarda bir tabiat haline geldi. İnsanların yeni bir umut, yeni bir heves, yeni bir arzu ile karşıladıkları yeni yılın ilk günlerinde, Allahtan korkmaz , kuldan utanmazlar bir yerleri ateşe veriyor ve onlarca insanımızın ölümüne ve yine onlarcasının yaralanmasına sebebiyet veriyorlar. Böylece bakınız biz buradayız, sizi elimizden kimse kurtaramaz, öyle yeni umut falan yok diyerek herkeste bir hayal kırıklığı yaratmak istiyorlar. Bu sözlerimi sadece PKK örgütü için söylemiyorum. Onu bahane ederek veya onun üzerine yıkılarak nice katliamlar gerçekleşti bu ülkede. Devletin istihbarat kanallarının hiçbir ayırım yapmadan ülke insanını yeni yılda hayal kırıklığına uğratmak isteyenlerin eylemlerine prim vermeyecek uyanıklıkta olması lazım.
İyilik uğruna, güzellik uğruna Allah ne muradınız varsa versin.