Sohbet başlığımız, yeni değil.. İki yıl öncesine ait bir başlık.. Muhtevası ise, Diyarbakırın tarihi Ulu Camide vuku bulan, sahte bir imamın mesleğine yakışmayan haller içerisinde bulunmasına ilişkindir Ki, dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, söz konusu şahıs hakkında; gayri ahlaki işlere meyil ettiği, kirli oyunlar tertiplediğinden dolayı müfettişlik yapılmıştı.. İşte bu Başimamın denir ya, ettiği haltları deşifre eden kapsamlı bir yazının başlığını, teşkil ediyordu!
***
YAFTASI ZEMZEM, ŞARAP DOLU NİCE ŞİŞELER GÖRDÜK başlığına ek olarak da, Necip Fazıl Kısakürekten bir alıntıyla şu ifadeyi kullanmıştık ADI İFFET OLAN NİCE FAHİŞELERİ GÖRDÜK.. Bu yazı, o gün çok büyük yankı uyandırmış, kentte ve Diyanet İşleri Başkanlığında olduğu gibi, kent idaresinde de ses getirmiştiVe tüm kurumlar gerekli hassasiyeti göstererek, kapı dışı edilmişti.. Nitekim kurum değiştirerek, Diyarbakırdan ayrılıp Siirte gitmişti
***
Siirt İl Özel İdaresinde iki yıla yakındır işe gitmeden, bankamatik personeli misali, hal ve hareket içerisinde bulunan şahıs, ne gariptir ki bugünlerde sanki bunca haltları etmemiş, enva-i şaibenin odak noktasında yer almamış gibi yeniden din istismarıyla, Diyarbakıra sızmaya çalıştığını haber alıyorum. Özellikle yerel yönetimleri aldatarak ve yanıltarak kendine idarecilik makamı kazandırma gayretinde bulunuyormuş bu zat! İşte bu sızma planına karşı, hem mevcut iktidar partinin bölgedeki veyahut ilimizdeki siyasetçilerine hatırlatmak, hem de ilimizin il ve ilçe yöneticilerinin dikkatine sunmak üzere; böylesi virüslere aman dikkat diyorum..
***
Ki bu hatırlatmaya ek olarak, yeni mevzuları da önümüzdeki günlerde buradan deklare edeceğim.. çünkü ne bu kent sahipsiz, ne de İslami değerleri birileri gayri ahlaki yaşam ve kültürüne libas edip, aldatamayacağını da belirtmek isterimCelladına şık olan bir millet haline gelmemek üzere toplumun içini temiz tutmamız lazım.. Devail-i devliye denilen devletin kurum ve kuruluşlarını kirli, maceraperest münafıklardan, riyakr din istismarcılarından, din kisvesi altında cemaatçilik istismarından, tarikatçılık istismarından vs. gibi kutsal anlayışlarımızı da temiz tutmamız gerekir
***
Şahsi nokta benim temel ilkemdir; bu tür insanları deşifre etmek bizim için, temel kutsal görevdir.. Ki, bunun gibi daha niceleri var.
çünkü devletin kurum ve kuruluşlarını temiz tutmak lazım.. Aksi halde, böylesi kirli insanların işbaşına getirilmesi veyahut işlerin teslim edilmesi halinde, bize göre adeta toplumu celladına şık ettirme gibi bir hal yaşanır diye düşünüyoruz.
Başka bir deyimle devletin kutsal emanetini ehliyetsiz insanlara teslim etme gibi bir hal yaşatılmak isteniyor.
Bundan kaçınmak üzere önce devlet büyüklerine ve siyaset dünyamıza.. Ki siyasetçileri, piyasayı, cemaatleri, kutsal, mümtaz Nur cemaati gibi cemaatleri, tarikatları uyararak böyle kirli işlere kendini adamış şahsiyetsiz insanlara sakın zinhar ola ki imknlar sağlanmasın.
* * *
Sözü fazla uzatmadan, 21 Şubat 2020 Cuma günü yayınlanan, Yaftası zemzem şarap dolu nice şişeler gördük başlıklı yazımı, temel dayanak göstermek üzere sizinle paylaşmak istiyoruz.
Bakınız, sevgili dostlar
Dün, bir cemaate mensup, benim de yakından tanıdığım ve bildiğim bir din adamı, ziyaretime geldi.. Ziyaretinin amacı, kendilerine ekonomik yönde yardım etmemiz yönündeydi.. Kendisiyle aramda geçen sohbeti sizlere aktarmak istiyorum..
***
Dedi ki..
-Sayın hocam Sizden öğrencilerimiz için, ekonomik yönden yardımda bulunmanızı istiyoruz
Cevabım şu oldu
Elbette ki hocam.. Hay hay Yardımda bulunayım.. Zaten defalarca önemli din çevrelerinin, İslamiyete hizmet etme aşkıyla yola çıkanların yardımına acizane, imkanlarımız ölçüsünde koştuk.. Koşmaya da devam ediyoruz
Sadece iyi niyetle çocuklarımızı yetiştiren, hafızlık gibi, diğer dini meselelerde eğitim veren ve öğrenen, öğrenmek isteyen çocuklarımızın her daim yanlarındayız. Destekliyoruz
Tabi bunları aktarırken, gördüğüm, birebir şahit olduğum ki şairin ifadesinde geçtiği gibi, nice karaktersiz, şuursuzların varlığı açısından da; birçok çevreleri hayal kırıklığına uğratan sözde din adamı geçinenlerin düşen maskeleri karşısında, ben de hayal kırıklığına uğrayanlardanım dedim
Onlar da benim bu serzenişime hak verdiler Ki, bugün yer küresinde, özellikle ülkemizde Müslümanlar nerdeyse, hayatın her alanında sınıfta kalmışlardır
***
çünkü öylesine bir hal-i durumun içerisine girmişiz ki, düne kadar sokakta, işyerinde insanlar hasbi hal ederken kötü karaktere sahip birini gördüklerinde, şu uyarıyı yaparlardı.. Aman ha dikkat et; bu adam hem fasık hem münafık diye.. Peki, bugün, münafıklar öylesine çoğaldı ki artık insanlar birbirlerine bu adam var ya bu adam çok dürüst, sağlam, Müslüman biri diyor
Yani dün neydik, bugün ne hale geldik
Din kisvesi altında kendini maskeleyen, kişisel rant ve geleceğini temin etme adına yola çıkan, enva-i şekle bürünen nice insanlarla yüz yüze geldiğimiz gibi; medyada da görüp, okuyoruz!
Şarlatanların nasıl cirit attığını?
Sahtecilik ve sapkınlık bunların ruhlarına işlemiş
****
Adam, din kisvesi altında, hafızlık kisvesi altında, imamlık kisvesi altında veyahut herhangi bir cemaat mensubu olarak kendini gösterip, envai türlü rezillikleri, pervasızca yapıyor
Ve hiç bir şekilde de yüzü kızarmıyor
Bu karaktere sahip insan veya insanlar, her nedense gah siyasete, gah ticarete, gah tedrisata, pozisyondan pozisyona girip münafıkça tavır sergiliyor
İşte böylesi çürük ahlaka sahip şahsiyetler, bir din adamı olarak, bir kalem sahibi olarak, yazıp-çizen bir gazeteci olarak, doğrusu gayretime dokunuyor..
İnanıyorum ki, duruma vakıf olan siz değerli okurlarım da, aynı hissiyatla tepki gösteriyorsunuz!
***
Ziyaretime gelenlerin aktardıklarıyla böylesi karaktere sahip şahsiyetler açısından, bir kez daha irkildim?..
Bir hatırlatmada bulundular, dediler ki uzun bir süre önce bir baş imamdan söz ediliyordu ki günlerce gazetelerde konu edildi
Hatırladım, mevzuyu..
Öyle ya, Diyarbakırımızın tarihi Ulu Cami gibi büyük bir mabedinde; görev yaban biriydi bu?
Bu şahıs, mabette görevli iken o makama, o mevkiye, o imamlık cübbesine yakışmayan gayri ahlaki bazı işlerle gündeme gelmişti?
Ki kendisini bir cemaate mensup olarak tanıttığı için de; yaptıkları-ettikleri o cemaate mensup insanların dikkatinden kaçmayıp, tepkiye neden olmuştu?
Birçok kişi onun yaptıklarını medyanın gündemine taşımıştı
çünkü, Diyanet Teşkilatı gibi şerefli bir kurumun personeli ve tabi ki tarihi Ulu Caminin de başimamı olarak görev yapması nedeniyle; insanların gayretine dokunuyordu!.
Şikyetler üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığından defalarca müfettiş gelip, hakkında inceleme ve tahkikat yürütülmüştü?
***
Bilindiği kadar müfettişlerin tomar tomar suç dosyasını yakalayıp tespit etmelerine rağmen, herhangi bir yasal işlem yapılmadan kendisine ayrıcalıklı bir işlem yapılmıştı?
Tabiri caizse, o yaptıklarına göz yumulmuştu?.. Ve kendisine; sen kurum değiştir denilmişti? Ve kendisi de kurum değiştirerek, başka bir ile gitmişti?
Aktardıklarına göre
Bu kişi, arsızlığından vazgeçti mi?.. Ne gezer?.. Yine aynı kisve altında; enva-i şekilde o bildik işlerini yapmaya devam ediyormuş?
***
Ahlaki olmayan her icraatı yapmaktan çekinmediği gibi, devletin yüksek bürokratlarının makamına sızma hali, yüzsüzce bazı iş adamlarının, siyasetçinin ve tanınmış simaların kartvizitini kullanarak, hayatını idame ettirmesi! Denir ya bin bir karakter..
Her platformda, AK Partinin nüfuzunu kullanma halinin dışında, Diyarbakırdan yüzlerce kilometre ötede, başka bir ile kurum değiştirerek gitmesine rağmen, ne gariptir ki o ilde sanki hiç mesai yapmıyormuş gibi, hep Diyarbakırda!.. Tıpkı bankamatik memuru gibi; işe gitmeden maaş alıyor Ve Diyarbakırda, o kurum senin, bu kurum benim, deyip cirit atıyor
***
Sonuç itibariyle! Dedim ya, şairin dediği gibi yaftası zemzem, şarap dolu nice şişeler gördük.. Adı iffet olan nice fahişeler gördük İşte bu gerçekle, biz de böylesi şahsiyetleri görüyor ve duyuyoruz.. Ki, sokaktaki vatandaş da bize bildiriyor.. Nitekim ziyaretime gelen, cemaate mensup olan o din adamı da; işte bu travmatik hali bir kez daha bize aktararak; ne oluyoruz diye sordu?
***
Diyeceğim şu, özellikle Diyarbakırımızın yönetimini elinde tutan devlet erknı, siyasiler, işadamları, makam ve mevki sahibi zevat, böylesine şahsiyetlere yeter artık prim verilmesin Devlet kapılarında görüntü vermelerine izin verilmesin, izole edilsin.. çünkü; virüs misali bulundukları her ortamı gayri ahlaki bir şekilde dejenere edip, tahribat üretiyorlar Aman ha aman!
***
Bugün birileri Siyasal İslam çöküyor gibi sözler telaffuz ediyorsa.. Ki İslam hiç bir şekilde çökmez ve çürümez.. Vaki bir durum söz konusuysa, o da mimbere halk deyimiyle, gayri ahlaki karakterleriyle oturanların pislemeleridir
Devamı yarın..
En derin saygı ve sevgilerimle.
Failed to load the video