BIDEN NE YAPIYOR, NE İSTİYOR VE NEREYE KOŞUYOR!?
Eklenme: 28.04.2021 00:00:00

Evet, sevgili okurlar.

Bidenın dört gün önceki konuşması, daha doğrusu zırvalaması bütün dünya kamuoyunu meşgul etmiş durumda.

Bravo diyelim(!)

Kendini iyi tanıttı.

ABDnin bir önceki lideri Donald Trumptan daha çevik davrandı.

Kendini dünyaya güzelce tanıttı ve bir dünya lideri olma hevesi peşinde koşuyor...

Emperyalist dünya ülkelerinin öncülüğünü yapan ABD, gerçekten Türkiyeyle, dün olduğu gibi bugün de sinsice oynuyor.

Aslında salt Türkiyeyle oynamıyor...

Tüm İslam dünyasını hedefine alarak cirit atıyor...

Yüce İslam dininin ana hakikatlerini nasıl içten ve dıştan tahrip edebilirim planı içerisinde!...

Fesat bir anlayışa sahip...

Ki yeryüzünde kendisinden başka kimseyi de istemiyor.

ABDyi başrolde gösteren bir gerçek vardır ki o da şu!...

Kendisine özgü mekir, hile, oyun ve zillet sahibi!.

Bu dört kavram bize göre Bidenın ve onun şahsiyetinde görünen ABDnin olmazsa olmazıdır.

O karakteristik vücut heykelinde ve ruhi derinliklerinde bu mevcuttur.

Ne faydaki bu kadar sahtekrlığa, iki yüzlü siyasetine rağmen kendini Dünya Hükümeti olarak görüyor!...

Sevgili okurlar.

Bidenın ve ABDnin bu hileli, mekirli oyunları, yüce kitabımız Kuran-ı Kerimin İbrahim suresinin 46. Ayetini bana hatırlattı.

Yüce kitabın, yüce suresinin mübarek 46. Ayeti bize şunu hatırlatıyor;

Gerçekten onlar İslama karşı tuzaklar kurdular. Oysa onların tuzakları dağları yerinden oynatacak nitelikte de olsa Allahın denetimi altındadır, onun iznine tabidir...

İnkra şartlanmış olanların İslama karşı ortaya koyacakları hile ve entrikalar ne kadar güçlü olursa olsun, Allah izin vermedikten sonra kimsenin bir şey yapması mümkün değildir.

İnkrcılar kemiyet ve keyfiyet bakımından çok güçlü olsa da o gücün köşelerinde ortaya konacak irade, tamamıyla Allahın elindedir.

Ortaya konulan güç ne olursa olsun, hile ve entrikalar ne kadar güçlü olursa olsun Allah işini yapar, kimseyi dinlemez.

Fesat ve fitne unsurları bu son yüzyılda diz boyu.

Bırakın insanları, mezar taşlarımız dahi bunlardan rahatsız.

Zira mezar taşları üzerinde tevhit ayetleri yazılıdır.

Allahın isimleri tanıtılıyor ve nereden bakarsan o mezarlık manzarası biraz da olsa insanı Allaha yaklaştırıyor.

* * *

Bakınız, sevgili dostlar.

Yine yüce kitabımız Kuran-ı Kerimin Tevbe suresinin 7 ve 8. Ayetleri bize Bidenın ruh kökenini tanıtıyor.

Dolayısıyla Bidenın şahsiyetinde tüm küfür dünyasının gerçek kimliğini gözler önüne seriyor...

Ama ne yazık ki öyle bir hale gelmişiz ki biz de Kuranı dinleyip de kulak asmama gibi bir boşlukta yürümekteyiz.

Eğer biz Kuran-ı Kerimin ana cetvelinden bize tanıtılan hali öğrenmiş olsaydık, bugün ABD bizim başımıza hkim kesilemezdi.

Evet, Tevbe suresinin 7. Ayeti mealen bize şöyle sesleniyor..

Mescid-i Haram yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında, o (sözünden dönen) müşriklerin Allah katında ve Resulünün yanında nasıl (geçerli) bir sözleşmeleri olabilir? Şu hlde o (anlaşmalı olanlar), size karşı (doğru) bir tutum takındıkça, siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz ki Allah, kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.

8. ayet ise aynen şöyle;

(Başka) nasıl olabilirdi ki? Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk ne de yaptıkları antlaşmayı tanıyacaklardı. (Şimdi de ahde bağlılıktan bahsederek) dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

* * *

Evet, sevgili can dostlar.

Bu ayet-i Celileler gerçekten bize ışık tutuyor..

Aydınlık yarınların ışığı olduğu gibi bizleri yönlendiriyor..

Hem de tüm dünya Müslümanlarını himaye ederek!.

Bakınız, Bediüzzaman Hazretleri ne diyor?

Elde Kurn gibi bir mucize-i bki varken,

Başka burhan aramak aklıma zid görünür.

Elde Kurn gibi bir burhan-ı hakikat varken,

Münkirleri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?

Nitekim Mehmet Akif Ersoy da şöyle diyor;

Doğrudan doğruya Kurndan alıp ilhamı

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslmı...

Evet, sevgili okurlar.

İşte bu manzara karşısında görünen odur ki haçlı emperyalizmi, İslama karşı güler yüzlü olarak görünürse de kalpleri tamamıyla kin ve gayz ile dopdoludur.

Nitekim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Ayasofyanın açılışını gerçekleştirmesi, gerçekten haçlıları ve Siyonistleri çıldırtmıştır.

Ve sarsmıştır.

Bu sarsıntı onlara 1453teki Fatihleri hatırlatıyor.

Konstantiniyyenin fethini hatırlatıyor.

Ayasofya kilisesinin cami olarak açılışını hatırlatıyor.

Onun içindir ki geçmişe yönelik ecdatlarından almış oldukları kin ve garezi İslama karşı kıyamete dek beslemektedirler..

Şunu da unutmayalım ki o yüce İslam Peygamberi bize şöyle bir Hadis-i Şerifle uyarmaktadır...

Onu hatırlayalım...

Benim ümmetimden bir taife hakkı ve hakkaniyeti ta kıyamete kadar yaşayarak ve anlatarak, Allahın emri tecelli edinceye kadar bu grup Müslümanlar hakkın, hukukun, hukuk gerçeğinin birer temsilcisi olarak mutlaka her bir kavimde zaman zaman ortaya çıkacaktır.

İslamın ana kural ve kaidelerini yeniletecektir ve hatırlatacaktır.

Ama anlayana.

Anlamayanlar;

İnnehum kel enami belhum adallu sebila

Onlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan daha aşağıdırlar, sapıktırlar.

Hani demişler ya;

Anlayana sivrisinek saz.

Anlamayana davul zurna bile az.

En derin saygı ve sevgilerimle.