CHP’NİN KURULUŞ KAYNAĞI SİYONİZM’E DAYANMAKTADIR!? (II)
Eklenme: 28.01.2022 00:00:00

Sevgili okurlar..

Bir önceki yazımıza başlık olarak kullandığımız kavramın dibacesinde, sohbetimize devam ediyoruz..

Denir ya nerde kalmıştık?

Yazı başlığının deşifresiyle bilinen gerçek şudur ki; Türkiyede son bir asır içerisinde yaşanan ve yaşatılan tüm olumsuzlukların ana membaı CHPdir..

çünkü sebebiyet noktasıdır...

Her şey oradan kaynaklanıyor.

CHP, Mustafa Kemal Atatürkün ölümünden sonraki süreçte gerçek kimliğini dışa vurmuştur...

Malum, 1938den 1950lere kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tepesinde, Cumhurbaşkanı olarak İsmet İnönü bulunuyordu...

Her şey İnönünün rotasında gidiyordu...

Temel esprileri, dayanak noktaları, ana hedefleri de Türkiyeyi dinsizleştirmekti.

Dinden uzaklaştırmaktı.

Devlet ve halkın arasına fitne sokmaktı.

Ve milleti sömürmekti..

Zira masondu.

Ne hazindir ki bu yolda hayli mahirleşip başarı gösterdiler!

Tüm bu yıkımları yaparken de kendilerince ihdas ettikleri senaryolara, büyük kavram aldatmacasıyla libas giydiriyorlardı!..

Tavşana kaç, tazıya tut misali..

Bir taraftan üst akılların nam-ı hesabına, milleti kırdırmak, diğer taraftan kurtarıcı maskesiyle, millete karşı kendilerini kahraman olarak, gösteriyorlardı!...

Demokrasinin, laikçiliğin, Atatürkçülüğün vs. vs. zırhı altında, halk deyimiyle zehir akıtıyorlardı..

Dayatmacı, antidemokratik, hukukun semtinden bile geçmeyen yasalarla kendilerine yaşam alanı oluşturdular

Ama ülke ve millet için; zerre-i miskal bir hayat kazanımları olmadığı gibi, zenginlik de getirmediler?

Milletin ve ülkenin gelişmesine pranga oldular...

Yüz binlerce masum insanın kanının dökülmesine neden oldular..

İsmet İnönünün ana hedefi, İngilterenin o dönemin baş murahhası olan yani Dışişleri Bakanı Lord Curzonın talimatıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devletini dizayn etmekti...

Onların nam-ı hesabına; devleti biçimlendirmek..

***

CHPnin siyasi seyrinde, üç ana dayanak noktası oluşturuldu...

Hem devlet içerisinde, hem parti işleyişinde...

BİRİNCİSİ... Devleti dinden uzaklaştırmak.

İKİNCİSİ... Devleti batılılaştırmak.

ÜçÜNCÜSÜ 1400 yıllık İslam gerçeğini unutturmak!...

Ne hazindir ki şeflik dönemiyle bu yolda hayli başarılı oldular...

çünkü, şifre ve alınan komut belliydi..

Lord Curzonın ona düstur ve ilke olarak koymuş olduğu altı oklu amblemin temel ilkeleri yeni bir Türkiye, yeni bir rejim ve yeni müesses bir nizam...

Tek hedef; Türkiyeyi İslamdan uzaklaştırmak...

Altı okun manasına bakalım...

1- Cumhuriyetçilik

2- İslamsız bir milliyetçilik

3- İslamsız bir vatanperverlik

4- İslamsız bir Türk kavmiyetçiliği

5- Jön Türklük

6- Her şeyin başında gelen ve milletin üzerinde kurulan bir devlet hegemonyası.

***

İşin özeti...

Devlet millete hizmetkr olması gerekirken, milleti devlete köle haline getirmek!...

Bu 6 ana ilke, prensip, düstur o günün üst aklıyla projelendirildi...

Ve bu projelerin altında, Lord Curzon ile İsmet İnönünün imzaları vardır.

* * *

Devletin ekonomiksel, toplumsal, ahlaki değerler, ülkenin bölünmez bütünlüğü, her şeyin varlığı bu üç ana kavramın gölgesinde hayat bulmuştur.

1- Laiklik

2- Dinsizlik

3- Devrim ve İnkılplar...

Bu itibarla diyoruz ki;

Bugünkü mevcut olan keşmekeşlikler, kargaşalar, siyasi anlaşmazlıklar ve bunların altından çıkan terör odaklarının varlığı, her şekliyle, dün olduğu gibi bugün de CHPnin plan ve projelerinin üremesidir...

İşte bu üreme, ülkemize hep ama hep zarar veriyor.

Bakınız, bir haftadan beri sıradan bir kadın çıkmış, gazetecilik adı altında pervasızca hakaretlerde bulunuyor...

Direkt olarak, şuursuzca edep ve haydan yoksun bir şekilde Devlet Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğana salya akıtıyor...

Şahsına, makamına, Sarayına yakışıksız, kavgada bile ağza alınmayacak benzetmelerde bulanacak kadar edepsizleşerek, şımarıklıkla sergiliyor..

Ve bunu dünya kamuoyu önünde yapıyor..

Peki savunucuları kim?

Sol medyanın satılmış piyon ve uşak kalemleri..

Ama diyeceksiniz ki yadırganacak, ayıplanacak bir durum değil ki aynı mahallenin yetmeleridirler..

Yani, kaynak aynı kaynaktır.

Savunucuları da onlardır.

Kamuoyunu en çok üzen ve her şeyden önce insanları utandıran, muhafazakr, sağcı, milletin dinini imanını muhafaza eden bazı yazar-çizerler, paçavradan ibaret bazı sözde gazetelerin birinci sayfalarından bu kadını savunmaları, ayrı bir garabet durum!

Hele ki bazı muhafazakr geçinen ve ana muhalefetin yanında yer alan parti liderlerinin de aynı kulvarda yer almaları, bize göre demokrasinin yüz karasıdır.

çağın en büyük ayıbıdır.

İslamın lanetlediği riyakrlık acubesidir.

* * *

Gel gelelim İslama yönelik hakaretlerin havada uçuşma hallerine..

Sanatçılık kisvesi altında yıllardan beri namahrem olan tenini demokrasi, özgürlük ve çağdaşlık adı altında sahnelerde açıp insanlara teşhir etmekle, şarkı söylemekle, edebiyatçı güruhuna sokulması ve insanlığın atasına, Hz. Adem (A.S)e ve Annemiz Hz. Havvaya dil uzatması ve cehaletle yad etmesi hadisesi, akla ziyan bir durum!

Buna da ne yazık ki sağcı, milliyetçi, inançlı, muhafazakr geçinen bazı paçavra gazetelerin de destek vermesi, muhalefetteki bazı siyasi partilerin ona sahip çıkmaları

Der demez ne oluyoruz, sorusunu sormadan geçemiyoruz!..

Amma velkin, bize göre bu da ayıpların ve çukurun en karanlığıdır.

Edepsizliğin dik alasıdır.

* * *

Evet, sevgili dostlar.

Sözü fazla uzatmayalım.

Her şeyin kısasını özünü şöyle toplayalım.

Yüce İslam dini kutsal bir dindir.

Bu memleket, bu millet, bin yıldan beri geçmişlerinden almış olduğu iman kahramanlığıyla dünyaya ders vermiştir.

Yedi düvelle savaşmıştır...

Ama hepsi de İslam bayrağı altında zaferlerle sonuçlanmıştır...

Başta söylediğimiz gibi Siyonist kaynaklı anlayışların Türkiyeye hkimiyeti ve CHPden himmet alarak bu işleri yapması, gelen giden muhafazakr iktidarların hiçbir şey olmamış gibi aynı rotada yürümeleri..

Ülkeyi ve milleti bu hale getirmiştir..

CHP ve onun gibi anlayışa, pek söz söylemeye gerek yok..

çünkü meşrebi belli..

Ama yarım asırdan fazladır ki hükümetler hep muhafazakr partilerden olmuştur..

Gelen gideni aratır noktasında, CHPnin membaı olan müesses nizama karşı, dik duruş sergilenmemiştir..

Üstesinden gelinmemiştir..

çünkü millete karşı görevlerini hep ihmal etmişlerdir..

Zira bakınız dün Diyarbakır SÖZ Gazetesinin manşetinde okuduğum bir haberi aynen size nakledeyim.

İSLAMİ DEĞERLERE ANAYASAL GÜVENCE

Bu haber çok ümit vericidir.

Bize göre bunun gerçekleştirilmesinde geç bile kalınmıştır.

Haber şöyle devam ediyor;

Halktan hükümete çağrı: İslamın değer ve kutsalları anayasa ile güvence altına alınmalı.

Haberin altındaki gösterilen kalabalık resim her şeyi anlatıyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak siyasete girdiği misyonunu yeniden tazeleyerek at bakışıyla değil, geniş bir açıdan sağını solunu kontrol edip yalaka ve riyakr düşünceye sahip olan AKPlileri uzaklaştırması gerekir...

Yepyeni bir Türkiyeye hizmet etme hareketine geçmelidir.

Tavsiyemiz bu yönde olmakla beraber, millet ittifakı adı altında birleşmeye çalışan ve bir türlü bir araya gelemeyen gerek AK Partiden ayrılmış olanlar olsun, gerek diğer partilerden ayrılanlar olsun, CHPyle işbirliği yapmaktan uzak durmaları gerekir...

Zira yazdığımız gibi CHP dış orijinli bir hıyanet anlayışıdır.

Recep Tayyip Erdoğana karşı onunla işbirliği yapmak bize göre ülkeye yapılan en kötü siyasi işlemdir.

Herkes aklını başına alsın.

Kesinlikle CHP, HDP, FETÖye, PKKya karşı Erdoğanın etrafında sur oluşturmak lazım.

Türkiyenin yeni bir zaferle kendini dosta düşmana tanıtması gerekir.

Bazı tarihi dayanaklı belgelerin küpürleriyle beraber tekrar sizlerin huzurunuzda olacağız.

Bu akşamki Analiz programını takip etmenizi de tavsiye ediyoruz.

En derin saygı ve sevgilerimle.