KUR’ANSIZ BİR TOPLUM OLUR MU..?! (II)
Eklenme: 16.06.2023 00:00:00

Elbette ki, olmaz! Eğer olursa; işte o zaman o toplum benlik kaybıyla enva-i kötü hadiselerin arenasına döner.. Ne yazık ki ülkemizin hal-i durumu da bunu gösteriyor.. İşte yürekleri parçalayan, dün kadim şehir Diyarbakırda yaşanan, hadise!.. Yine arazi toplulaştırması ve yine aileler arasındaki anlaşmazlığın neden olduğu husumet.. Bismilin Serçeler köyünde, Taş ve Alyamaç aileleri arasında çıkan silahlı kavgada, 9 insan bir çırpıda kurşunların hedefi olup, katledildi.. Üç de yaralı var..

***

Ben öncelikle, ölenlere Allahtan rahmet diliyorum, yaralılara da acil şifalar.. Allah sabır ihsan eylesin.. Denir ya gel de; hiddetlenme, gel de avazın çıktığı kadar, hak, hukuk, adalet, eşitlik terazisini elinde bulunduran kurum ve kuruluş ile zevata seslenme! Kim suçlu?.. Sadece eline silah alıp, birbirlerine kin besleyip kurşun yağdıran, tetiğe basan mı? Onlar elbette ki suçlular.. Ama velakin onları o suçun vücut bulmasına sürükleyen etkenler var.. Ki o etkenler de, hakikatin ve hakkaniyetin tesis edilememesidir?!.. Bu mevzuyu, uzun yıllar burada dile getirdim; Arazi Toplulaştırması, rant odaklı iş ve işlem gördüğü için, fitne üreticidir?

***

Daha bir kaç yıl önce benzer bir olay daha yaşandı Bismilde.. Üstün ailesinden 8 kişi öldürüldü.. Ki Erganide, Silvanda, çınarda.. Rüşveti veren, siyasetçiyi gören, adamını bulan, devletin arazisine çöküyor.. Bir kez daha yineliyorum, Diyarbakır bölgesindeki arazi toplulaştırma sisteminin çok yönlü bir şekilde, mercek altına alınması gerekiyor.? Ve tez elden, böylesi hadiselerin bir daha yaşanmaması için aileler arasındaki anlaşmazlıklar giderilsin, sulh ve huzur sağlansın. Yoksa daha nice böylesi katliamlarla sarsılıp, dururuz

***

Netice itibariyle, Kuransız bir toplumun hal-i durumu böyle olur.. Onun için hiçbir şekilde, Kuransız olamayız.. Onunla hemhal olmamız gerekir.. Kelime-i Şehadet getirmeliyiz.. O inanç paralelinde yürümeliyiz.. Maddi ve manevi tüm hayati içtimamızı, Kuranın çizgisinde ve gölgesinde belirlemeliyiz Tarihsel olarak baktığımızda, altın harflerle yazılması gereken bir İslam tarihi mevcut Asrısaadetten Hulefa-i Raşidine kadar

***

Hulefa-i Raşidinden ta Selçuklu ve Osmanlılara kadar uzana gelen bir İslam tarihi var.. Devlet ve millet hep; Kuranla yaşamış ve onu kendisine rehber edinmiştir.. Selçukluların, Osmanlıların, Selahaddin-i Eyyubilerin birlikteliğiyle, tevhit inancının gücüyle, dünyaya hükümran olabilmişlerdir. Onların en büyük mürşidi ve önderi Kuran olmuştur.. Kuranın hükümleri, onların adil yönetiminin ilkeleri- Hz. Muhammed (S.A.V)in yaşam tarzı, yüce ahlakı da, onların karakteri olmuştur.. Bu da onlara ve İslam dünyasına büyük bir üstünlük sağlamıştır

***

Ne vakit ki küfür dünyasının kurnazca, haince, kirli plan ve projelerine zafiyet gösterildi, işte o andan itibaren İslam dünyası kan kaybına uğradıçünkü İslam ülkelerinin içine küfür dünyası sızmaya başladı.. Kendilerine piyon bulmuşlar, zayıf iradeli kişileri satın almışlardır Ve bu şekilde sinsice, İslam dünyasını Kurandan uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Aynı zamanda öyle piyonları da kahraman kurtarıcı olarak göstermeye çalışmışlar.

***

Nitekim tarih boyunca tüm milletlere üstünlük sağlayan Selçukluların devamı olan Osmanlı İmparatorluğu bugün nerede? Buradan ders-i ibret çıkarmak gerekir.. Zira Kuranın gölgesinden kendilerini sıyırttılar.. Kuran hükümlerini rafa kaldırdılar?.. Sonuç, zafiyet mukadderdir, hatta yok olmak da mukadderdir. Zira en büyük önder, en büyük mürşid, en büyük istikamet olan Kurana sırt çevrilmiştir Kuranla yaşamayan bir toplum, bireyinden tutun da aile fertlerine kadar büyük bir boşluk içerisinde kendilerini bulurlar..

***

Toplumun bugünkü içine düşmüş olduğu hal, İslamdan gelen bir hal değildir. İslam tarihi bunu kabul etmemiştir, etmiyor ve etmeyecektir de. Batı dünyasının vesayeti altında yaşayan bir ümmet, ümmetlik vasfını telaffuz edemez, etse de sadece lafta kalır.. Dolayısıyla yekvücut olarak Vatesim bihabli(A)llhi cemana yönelmeliyiz.. Kuran bunu emrediyor. Hep birlikte Allahın kopmaz ipine sımsıkı sarılın... O kopmaz ip, Kuranın ta kendisidir.

***

7den 70e kadar Kuranı okuyup onunla yaşamını biçimlendirmeyen bir toplum hiçbir zaman kendini toparlayamaz, kendini badirelerden kurtaramaz, hiçbir zaman helal lokmayı da elde edemez. Kuranın emri doğrultusunda yaşamayan bir toplum, netice itibariyle yıkıma mahkm olur.

***

Bu itibarla biz de acizane tavsiye ediyoruz ve dua ediyoruz; Allahım bize yardım et Bizi Kuranın yolundan ayırma.. Bizi Kuranla hemhal eyle.. Kuranla kalkıp oturmayı nasip eyle Ümmetin tüm neslini Kuranla hemhal eyle ya Rabbi!

***

Kuransız bir toplumun varlığı söz konusu olamaz. Olsa dahi kendini aba ecdat mirasıyla beraber, haçlı ve Siyonistlere köle olmaktan başka bir zeminde bulamaz. Siyonizmin pençesine giren bir toplum, hiçbir zaman İslamdan bahsedemez. İslama inanan herkesin bu açıdan, bu pencereden bakması lazım. Küfür dünyasına insan dost olamaz, olduğu takdirde ancak uşak olabilir.. Zaten, dost olarak kabul etmezler, uşak olarak kabul edebilirler ancak.

***

Kuranın gölgesinde yaşamak gerekir.. Ki Kuran sayesinde daima üstün seviyeye yürüme hali nasip olsun.. Aksi takdirde haçlı ve Siyonist dünyanın hegemonyasından kendini kurtaramaz.. Onun için, İslam dünyasının tek çaresi l-i İmrn suresinin 103. Ayetinin kapsamına girip, kendini burada konumlandırması gerekir

Vatesim bihabli(A)llhi ceman

Hep birlikte Allahın kopmaz ipine sımsıkı sarılın...

***

Bunu unutan veyahut arka plana alan bir İslam dünyasının güçlü olması mümkün değildir. Olsa olsa uşak köle olabilir. Ki onu da, Allah korusun. Bu itibarla 7den 70e kadar herkes Kurana sımsıkı sarılmalıdır. çünkü Kuran Allahın kopmaz ipine sarılın diye buyuruyor, aksi takdirde düşersiniz ve yok olup gidersiniz.

En derin saygı ve sevgilerimle.

Hayırlı Cumalar..

Failed to load the video