Değerli okurlar, son bir yıllık süre zarfında "Bölgemizde Kronik Hepatit B" köşesi ile sizlere Hepatit B hastalığı hakkında güncel yaklaşımı irdelemeye çalıştım. Bundan sonra her Perşembe günü yeni oluşturulan "SAĞLIĞIN SESİ" köşesinden farklı konuları gündeme getirip, uygulamaları değerlendirirken çözüm önerilerini sizlerinde yardımıyla ilgili yerlere iletmek isterim. Özellikle sağlık sisteminde aksayan yönler olduğunu düşünüyorsanız lütfen bana ulaşın; mkcelen@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. İlk yazımı sağlıkta dönüşümün önemli bir yapı taşı olan "Aile Hekimliğine" ayırmak istedim. Belki şu soruyla başlamak gerekir bu konuya; Aile Hekimliği hangi amaçla gündemimize oturdu? Sağlığın özelleştirilmesinden sonra artan sağlık harcamalarını önlemek, sağlık konusunda aileye danışmanlık hizmeti vermek, gereğinde hastayı ikinci veya üçüncü basamağa yönlendirmek ve hastaya daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak amacıyla oluşturulan yeni bir bakış açısı. Ancak bu kadar güzel ve mantıklı bir tanımlamadan sonra ön plana çıkan asıl amaç ise "Sağlık harcamalarının kısıtlanması" şeklindedir. Aile hekimliği nedir? Sorusu ciddi anlamda irdelenmelidir, diye düşünmekteyim. Öncelikle "Aile Hekimliği" bir uzmanlık alanıdır. Evet yanlış okumadınız, diğer branşlar gibi bir uzmanlık alanıdır. Tıpta uzmanlık sınavına girersiniz "Tıp Doktoru" olarak ve kazandıktan sonrada üç yıllık bir eğitim sonunda "Aile Hekimi Uzmanı" olursunuz. Aile Hekimliği Sistemi Neler Getiriyor? Aile Hekiminiz, sizin ve aile bireylerinizin sağlığı ile ilgili tüm bilgileri sistematik olarak kaydeder. Daha ileri tetkik ve tedavi gerektiğinde en doğru yere, en doğru bilgilere ulaşmanızı sağlar. Yapılacak periyodik muayeneler, olası hastalıklara ait risklerin belirlenmesi ve koruyucu önlemlerin yanı sıra, hastalıkları belirti vermediği dönemde saptayarak erken tanı ve tedaviyi sağlar. Aile Hekiminiz sağlığınızla ilgili konularda size sürekli danışmanlık hizmeti verir. Sizin ve aile bireylerinizin her türlü sağlık sorununda zaman zaman kaybetmeden ulaşabileceğiniz bir Aile Hekiminiz vardır. Aile Hekiminiz diğer sağlık kurumları ile ilişkilerde ihtiyacınız olan yönlendirici ve destekleyici hizmette her an yanınızdadır. Aile Hekiminiz beslenme tarzınız, fiziksel aktiviteleriniz, hastalıklardan korunma konularındaki rehberliğinin yanı sıra, kronik hastalık durumlarında da sağlık sorunlarına uygun eğitim ile yaşam kalitesinin yükselmesini sağlar. Aile hekimliği uzmanı, sizin ve aile bireylerinizin sağlık durumunu bilen, istediğiniz her an ulaşabileceğiniz, tüm sağlık gereksinimlerinizde sorumluluk alan ve koordinatör işlevini gören hekimdir. Pek çok gelişmiş ülkede uygulanmakta olan "Aile Hekimliği" ülkemizde son 15 yılda bir uzmanlık dalı olarak yerini almıştır. Aile Hekimliği uzmanlık eğitimi, mezuniyet sonrası 3 yıllık bir süreçte Dahiliye ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ağırlıklı olmak üzere Cerrahi, Kadın Hastalıkları-Doğum ve Psikiyatri dallarını kapsar. Peki şu an bir çok ilde geçilen bu sistemin içinde "Aile Hekimi" olarak çalışan hekimlerini tümü bu uzmanlık eğitimini aldı mı? Bu mümkün değil çünkü Türkiyede mevcut Aile Hekimlerinin sayısı sistemi yürütecek sayıya sahip olmadığı için bir alternatif yol seçildi. Ne yapıldı, mevcut pratisyen hekimlere 3-6 hafta süren "Aile Hekimliği Kursları" açıldı ve sonrasında "Aile Hekimliği Sertifikası" verildi. Böylece yetersiz olan aile hekimliği sayısı, yeterli hale getirildi. Yalnız sizinde kafanıza takılan bir şey var mı? Soruyorum size bu uzmanlık alanının eğitim süresi üç yılken, nasıl oluyor da 3-6 haftalık bir "Aile Hekimliği Kursu" ile aynı unvan alınabiliyor. Bir çelişki yok mu sizce de yani 3 YIL= 3-6 HAFTA olabilir mi? Bu eğitim bu kadar kolay alınabiliyor ise ne gerek vardı üç yıla. Yok! Bu süre gerekli ise şu an "Aile Hekimi" olanlar yeterli eğitimi almış sayılabilirler mi? O halde yarın birileri ülkedeki Genel Cerrah sayısı şu an yetersiz gelin 8 haftalık bir kurs açalım ve bu sertifikaya binaen, Genel Cerrahlık hakkı verelim dese uygulamada çok büyük bir hata yapmamış olur kanaatimce Saygılarımla Sağlıklı Günler Dilerim.