ACILAR İÇİNDEYİZ!
Eklenme: 7.12.2015 00:00:00

Güneydoğu…Doğu..

Diyarbakır… Mardin.. Şırnak.. Ve Hakkari..

Bingöl.. Muş.. Bitlis… Hepsi.. Hal-i hazırda; "savaş" alanı gibi!…

Toprak ta.. Sokaklar da.. Evler de..

İşyerleri de… Havanın bizatihi kendisi; "kan ve ölüm" kokuyor..

Vaziyet ortada… Ne söylense, ne yazılsa artık boş!…

***

Çünkü; gidişat.. Yaşanan ve yaşatılanlar…

Mahkumiyet misali… Söz'ün, kelimelerin artık "anlam" içermediği bir sürecin girdabındayız!…

Kimsede cevap yok; "sonumuz ne olacak?"

Lakin!… Hendekler ha bire kazılıyor..

Barikatlar yerinde… Yenileri için, uğraş veriliyor…

İşgal edilen evler.. İnsansızlaştırılan; mahalle ve ilçeler…

***

Sokağa çıkma yasağı!… Saatler.. Günler değil..

Artık haftaları aşar noktaya vardı… 2 Milyon nüfuslu şehirden tutun da..

200 binli kente kadar… Ev hapsi…

***

Şiddet… Terör.. Ve çatışma!…

PKK.. Gençlik yapılanması; YDG-H…

Asker.. Polis… Diğer kolluk kuvvetleri…

Çatışıyor… Sokak, sokak.. Ev ev… Kimi yerde; göz göze!…

Ve her gün!.. Yaşananlara dair açıklanan bilanço!..

Asker-polis bu kadar şehit..

PKK- YGD-H'tan bu kadar etkisizleştirildi..

Ardından; "sokağa çıkma yasağı" uzatıldı.. Ya da kaldırıldı, ama alan genişletildi…

***

Sur yasak.. Hazro.. Lice.. Kulp'un bazı bölgeleri..

Silvan… Hal-i hazırda; "güvenlik" alanı diye yasak..

Operasyon.. Karadan ve havadan sürüyor…

Nusaybin… Cizre.. Silopi… Derik..

Şırnak merkez... Hakkari.. Yüksekova.. Şemdinli…

İnsanlar… Evlerini-barklarını terk etmiş…

***

Sokaklar.. Caddeler.. Hayalet.. İn cin top oynar gibi şehir bomboş…

İnsanlar göç ediyor… Öyle ki; "can pazarı" yanına hiç bir şey olmadan kaçıyor..

Kör bir kurşun.. Ya da bir bomba.. Operasyon kazası gibi..

Meçhulleşen; "bir ölüm ve katliama" kurban gitmemek için…

Kaotik bir ortam!…

***

Psikolojik bir travma yaşanıyor… Ruhsal denge bozuk…

Herkes bir birine; "düşmanca" bakıyor..

Kin.. Nefret.. Ve öfkenin seli hakim… İş yok.. Aş yok.. Ekmek bile yok..

Kepenkler günlerdir inik… Açan da, siftahsız kapatıyor…

Çek.. Senet borç ödemesi hak getire..

Mal desen… Yakılmış, çürümüş, sermaye desen "tükendi.."

***

İşçisi.. Memuru.. Öğrencisi…

Ahali.. Bulunduğu "yerin" mahkumu.. Karanlık bastı mı; çekiliyor..

Dışarda hava soluyan yok.. "Kör kurşuna" gelmemek için.

Silahların… Zırhlı tomaların.. Hendekli sokakların içinde yaşayanlar…

Kuru ekmek için; "ölümüne" sokağa çıkıyor..

Ya, belediye görevlileri.. Ya da çelik yelekli veya gönüllüler yardımıyla dağıtılan ekmeği alıyor..

***

Ekmeği almaya giden ya yaşlıdır..

Ya da, çocuktur.. 7 ila 70…

İşte, yaşadığımız coğrafyanın hali bu…

Ne hazindir ki; hal bu iken her geçen gün daha bir beter oluyor..

Çünkü!… Asıl meselelerimizi konuşmuyoruz.

Kanayan yarayı… Yaşanan vahim ölümcül halimizi; "suni" meselelerle, gölgeliyoruz!…

Tek bir bakış var; 'o da güvenlik" eksenli…

***

İşte, 7 Haziran.. Ve 1 Kasım.. Geldiğimiz an itibariyle…

Mevcut mesele için… Silahtan ve ölümden başka; "konuşulan" var mı yok?

Varsa yoksa; "suçlu" üretme psikolojisiyle, tarafgirlik devşirme!…

Ne siyasal iktidar.. Ne muhalefet.. Ne de sivil oluşumlar…

Mevzudaki masanın etrafındakiler dahil… "Çekince" içerisinde; olup-biteni olağanlaştırdı…

Çözüm yok…

***

Ama!… Bu vahim gidişat, bir yerde kopacak..

İşte o zaman; geri dönüş olmayacak… O bin yıllık kardeşlik..

O bin yıllık, inanç birlikteliği.. Etle-tırnak oluş…

Ekonomik.. Kültürel… Siyasal.. Sosyal.. Politik..

Bireysel.. Ve toplumsal kaynaklı; "tahribatlar" yakıcı hale gelir..

Alev alev çember içerisinde; "diri diri yanarız"..

Ki yangına su döken de olmaz!… Bilakis; ha bire benzin dökülerek, körüklenir...

***

Sonuç itibariyle!.. Bölgenin.. Ve Yaşayanların, son hali bu!..

Bu hakikatlere kim daha ne kadar kulağını tıkar, gözünü kapatır ve ağzını kilitler bilmem…

Ama günü geldiğinde herkes bedelini fersah fersah öder…

Biz hal-i hazırda ödüyoruz; ödemeyenler düşünsün!..

***

Onun için… Şiddetin ve terörün "esir aldığı" yaşam alanlarını özgürleştirmek!…

Hepimizin görevi… Ya kanlı ve kirli oyunun seyircisi veya piyonu olacağız…

Ya da, eşitliğin, özgürlüğün, hakkın, hukukun savunucusu olarak; yaşananlara karşı duracağız!.

Hangisine razısınız!…

BARO'NUN İSTEĞİ!

Tahir Elçi suikastindeki sorular..

Bir çok soru henüz yanıt bulmuş değil..

Soruşturma.. Sorgular sürüyor..

Diyarbakır Barosu bu noktada 8 talepte bulundu..

Olayın bütün yönleriyle açığa çıkarılması..

Ve soruşturmanın da şeffaflığı için..

***

İşte o talepler!….

* Dosyadaki yazılı, sesli ve görüntülü bütün materyaller tarafımıza gecikmeksizin verilmeli.

*Soruşturmayı polis değil, bağımsız bir ekip yürütmeli.

* Kolluk görevlilerinin şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmalı.

* Delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için Elçi’nin bulunduğu yöne ateş eden polisler tutuklanmalı.

* Tüm polis telsiz kayıtlarına el konulmalı.

* Basına yansıyan görüntülerde görülen 2 polis kamerası ile varsa emniyete, jandarmaya ya da MİT’e ait diğer kameralara ait görüntülere el konulmalı.

* Ticari taksinin güzergâhındaki MOBESE kameralarının kayıtlarına el konulmalı ve tarafımıza iletilmeli.

* Yenikapı Sokak’ta bulunan tüm güvenlik kameralarına el konulmalı.