Baki olan insanlıktır!
Eklenme: 25.05.2013 00:00:00

Makamlar.

Mevkiler ve tabi ki yetkiler!

Yaşamın seyr-ü seferinde, ikame edilen görevler!

Kişi ve kişiler için; baki değil, geçicidir.

Zamana, dönemlere göre "değişir."

Tabiri caizse biri gelir-biri gider!

***

Ama velkin;

Varlığı kabul edilen, baki olan "insanlıktır".

Kişi için.

Birey, Aile ve toplum, makam-mevki önemsizliğiyle baki olan;

"Bu kubbede bir hoş seda" bırakmak!

Dostluktur.

İnsani duygularla baki olan; "yürekleri" buluşturmaktır.

***

Evet.

Dün, bir dostu İzmir'e uğurladık!

Mustafa Toprak.

Gerek valilikteki uğurlama

Gerekse de havaalanında duygu yüklü görüntüler hkimdi.

Gazeteci olarak çok sayıda bürokratın gelişine ve gidişine şahit olduk.

Hepsinin arkasında "ya eleştiriler, ya da övgüler" yapıldı.

***

İşte dün yazmıştım;

Eski O.Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlunu!

1987 ila 1990.

4 Yıl, Sıkıyönetim sonrasında, O.Hal valisi olarak görev yaptı.

Bugün; üzerinden 22 yıl geçti.

Ki önceki gün; "intihar" iddiasıyla, öldü.

Göğsünden "tek kurşunla" vurulmuş vaziyette.

***

Kozmik bir geçmişe.

Karanlık bir yaşama sahip.

Öyle ki ölümü de; "Meçhulliyet" içeriyor, karanlık!

Peki.

Gerideki "enkazıyla" arkasında "iyi konuşan" kimse var mı?

Yok.

Olmaz da, nasıl olsun ki?

Şöyle dönüp bakalım; "var mı" hayra yönelik bir hoş sedası!

Yok.

***

Ama!

Birçok Vali ve Emniyet Müdürü vardır ki.

Diyarbakır'da,

Bölgemizde görev yaparken, geride bıraktıkları "hoş seda" ile anılmaktadırlar.

Yaptıkları iyi şeylerle,

Bıraktıkları itibar ve hizmetlerle hatırlanıp, konuşulmaktadırlar.

İsimleri zikredildiğinde, "yd" ediliyorlar.

***

İşte Merhum Ali Gaffar Okkan,

İşte Hüseyin Avni Mutlu,

ve daha nice isimler!

Bunlar sadece aklıma gelenler.

Mustafa Toprak!

Pek tabi ki Toprak için iyi konuşmayan kesimler var.

"Yasaklarla" anıldı.

Özellikle; "toplumsal" mevzuular noktasında.

***

Elbette.

İnsan vasıfsal bazda "kusursuz" değil.

Yanlışı da,

İhmali de, olabilir?

Ama biliyorum ki;

Hukuksuzluklara imza atmadı, maddi amaçlı çıkar elde etmedi.

Birileri gibi; "menfaat" gözetmedi.

İhale, yolsuzluk ve usulsüzlük gibi; "rantlara" göz yummadı.

***

Evet,

Her şeyin ilacı zamandır, göstergesi zamanla ikmal olur.

İnanıyorum ki;

Vali Toprakın değeri o gittikten sonra anlaşılacak.

Dün kendisini uğurlarken güzel bir tablo vardı.

çok içten ve samimi şekilde;

Diyarbakırı memleketi Erzincan kadar sevdiğini söyledi.

İzmiri eviniz olarak bilin ve gelin dedi.

***

Konuşurken;

İzmir gibi büyük bir kente gittiği için sevinçliydi.

Ancak önemli işler başardığı Diyarbakırın sıcak atmosferinden ayrıldığı için de üzgündü.

Duyguların birbirine karıştığı bir uğurlama idi.

Dolu dolu geçen 3 yılın ardından hükümet tarafından ödüllendirildi.

Güle güle Toprak.

Allah İzmirdeki hizmetlerinizde yar ve yardımcınız olsun.

***

Şimdi yeni Vali Cahit Kıraçı bekliyoruz.

Kendisi bölgeyi biliyor.

Her şeyden önemlisi bu yörenin insanı.

Elazığ'ın Palu ilçesinden.

Zaza kökenli, diyorlar.

Devlet idareciliğinde ve bölge açısından da önemli deneyimlere sahip.

Bu açıdan sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum.

İzmirdeki meslektaşlarımız onun yaptığı hizmetleri ve dolu dolu geçen 6,5 yılı anlatırken çok heyecanlandık.

***

Kıraç.

çok önemli bir süreçte geniş yetkilerle geliyor.

İlk defa Türkiyenin;

3 büyük ilinden birinde görev yapan vali Diyarbakıra atanıyor.

Bu da özel ve geniş yetkilerle geldiğini gösteriyor.

Demek ki hükümet çözüm süreciyle beraber bölgede yeni politikalar üretecek.

Ben böyle bir izlenim elde ettim bu atamadan!

***

Buarada;

Söz İzmirden açılmışken Diyarbakır-İzmir arasında sadece vali değiş-tokuşu değil bu aralar sıcak ilişkiler de gelişiyor.

İzmirde önemli oranda Kürt ve Diyarbakırlı var.

Kozmopolittik bir şehir.

Ama aynı zamanda çözüm sürecinde sıkıntılı bir şehir.

Ulusalcı, Kemalist ve "Beyaz Türklerin" ağırlıkta olduğu bir metropol!

Bu açıdan heyetlerin karşılıklı ziyaretleri anlamlı ve önemli

"Kardeşlik" köprüsü!

***

Doğrusu;

Bu köprünün ilk adımını, Diyarbakır atmıştı.

Yaklaşık, 1,5 ay önce!

Belediye Başkanı Osman Baydemir.

Ve kalabalık bir grup, Basın mensubu İzmir'e gitti.

Önceki gün de; İade-i ziyaret gerçekleşti.

İzmirden 190 kişilik heyet Diyarbakıra geldi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, basın mensupları ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileri.

Oldukça kalabalık ve donanımlı bir heyet.

***

Önemli mesajlar verildi.

Hem Baydemir

Hem Kocaoğlundan gelen mesajlar çok şey ifade etti.

Bizler de davetliydik.

Ki bir gün önce; Başkan Baydemir aradı "bir arada" olalım diye!

Böyle ziyaretlerin yapılması elbette sevindirici olmalı.

***

Lakin;

Ben CHPnin çözüm sürece bakışına takıldım.

Bir yandan çözüm sürecine karşı çıkacaksın.

Bunu engellemeye "cansiperane" şekilde çalışacaksın

Diğer yandan Kürt dostu ve barış havarisi kesileceksin.

Ne kadar garip değil mi?

Batıda ayrı doğuda ve Diyarbakırda ayrı telden çalma siyaset bu olsa gerek!

***

Boşuna söylenmiş bir söz değil; CHP'nin politikası "iki eksenli" diye!

Batıda "Beyaz Türklerin" diline,

Bölgede Kürtlerin diline merhem olmaya çalışmak galiba CHPnin 90 yıllık politikası.

Bu politika artık halk tarafından yutulmuyor.

Herkes her şeyin farkında!

Ama CHPyi yönetenler halen halkı kandırabileceklerini sanıyor.

***

Bunu tespit ederken.

Sakın kimse İzmir heyetinin gelişine karşı çıktığımı sanmasın!

Tam aksine çok olumlu buluyor ve destekliyorum.

Ancak CHPnin ikiyüzlü siyasetini de görmek lazım.

MHPnin çizgisi belli; şiddetle sürece karşı.

çatlak yok!

Parti politikası deyip; "karşı" tez uyguluyor.

AK Parti ve BDPnin duruşu zaten belli.

İki partide de sürece karşı çıkan yok.

Ancak CHPdeki durum tam bir samimiyetsizlik!

Sizce!