Maşallah.
Geldik, Ramazan-ı Şerifin son günlerine!
Ne çabuk ta, tükettik bu hayırları bol zaman dilimini.
Hayırlısıyla,
İki gün sonra yolculaşacağız bir daha ki sene için!
Evet,
Kimi Ramazanın feyzine, sevapla nail oldu-olacak.
Kimi de,
Güruh bir düşüncenin batağıyla günaha nail oldu-olacak.
Amel,
Defterindeki hiç kuşkusuz ki notlar, ebedi dünyanın yaşam ikmali olacak.
***
Ne diyelim,
Her kes yaptığının ikmaliyle kısmete sahip!
Malum,
İki gün sonra, bu feyzin buluşturacağı, Ramazan Bayramı!
Kısmet ise,
Gönül huzuru,
Barış ve kardeşlik, sevgi ve muhabbet, eş-dost akraba ziyaretiyle, geçireceğiz.
Öyle de olması gerekir.
Doğrusu,
Bugün sizinle yapmak istediğim hasb-i hal bu rotada olacaktı.
Ancak,
Yazıya odaklandığım esnada, yaşanan iki patlama ile fikir değişikliğe gittim.
***
Neydi derseniz?
Ar arda,
çocuklar tarafından patlatılan iki maytap sebep oldu bu yazıyı kaleme almama!
Aslında,
Önceden de planlamış bir düşünce vaki idi.
Ama dün; ivedilik şart oldu, dedim.
Takdir edersiniz ki,
Bina içerisinde maytap patlatılması, huzur bozucu olduğu gibi.
çocuklar için de,
Telafisi mümkün olmayan yaralama, hatta ölümlere de neden olabilir.
İşte bu noktada hareketle,
Büyük tehdit,
Ve tehlike oluşturan maytap ve kız kaçıran, roket.
Hele hele,
Boncuk atan uzun ve kısa namlulu plastik silahlar.
Bu nedenle;
Bu bayramda da terör estireceği endişesiyle, şimdiden uyarıda bulunmayı istedim.
***
Bilindiği gibi,
Söz konusu bu patlayıcıların ham maddesi yanıcı ve tehlikeli, kimyasal maddeler içermektedir.
Ateşlendiğinde,
Şiddetli patlamaya neden olduğu gibi, çevreye yayılan parçacıklar ise yakıcı ve yanıcı.
Anlayacağınız,
Ciddi manada yarattığı gürültü kirliliğinin yansıra,
Yangına,
Ve vahim derecede yaralanma, sakat kalma hatta ölüme varabilecek, insan hayatı ve sağlığı açısından zararlara neden olmaktadır.
***
Ki; geçmiş bayramlarda birçoğumuz şahit olmuşuzdur.
Hatta maruz kalmışızdır.
Gazetelerin, üçüncü sayfa haberleri,
Televizyonların ana haber bültenleri, hastane acil servislerinin söz konusu patlayıcılardan, yaralananlarla dolu olduğu, hepimizin malumudur.
Kimi gözünü kaybetmiş.
Kiminin parmağı kopmuş.
Kiminin de bacağı-yüzü yanmış.
Nitekim Diyarbakırda,
İki yıl önce, maytap yüzünden, iki aile fertleri arasında silahlı kavga çıkmıştı.
O kavgada;
Bir kişi ölmüş, iki kişi de yaralanmıştı.
***
Sorumluluk,
Noktasında şimdiden bu rahatsızlığı dile getirmek istedim.
Etkili ve yetkililerin, hassasiyet göstermesi.
Satışın yasaklanması.
Varsa satış yapılan meknların, kontrol edilerek mevcudiyetlerine el konulması.
Aksi takdirde,
Bu Ramazan Bayramında da ahali olarak, maytap terörü yaşayacağız.
***
İtiraf edeyim;
Dün bulunduğumuz binada ard arda patlatılan iki maytabın çıkardığı sesle irkilirken.
İlk etapta;
Binaya bomba atıldı sandım.
Bilahare; maytap atıldığını öğrendim.
Düşünün;
Yolda yürüyorsunuz, eşiniz, çocuğunuzla birlikte.
Birden, ayağınızın dibinde patlama sesi.
Korkmamak, irkilmemek, hatta şoke olmamak elde mi?
Hele bir bayan iseniz.
Özelliklen de hamile iseniz, ya da genç bir kız!
Düşünün;
Bu hal-i rezillikle yüz yüze gelindiğinde o anki ruh halini.
Vah haline.
Varın siz düşünün, neleri yaşadığını.
***
Böylesi,
Bir sorumsuzluğun,
Böylesi bir ihmalin
Ve böylesi bir terörün yaşanmaması, için önlem almak lazım.
Bundan dolayı da;
Diyorum ki meseleyi, basite, sıradan, ne var bayram çocuklar eğlenmesin mi, diyecek arıza-ı fikre indirmemek gerekir.
İndirilmemeli de.
***
Peki,
Önlem alınması noktasında ne yapılmalı?
Aslında, maytap ve benzeri patlayıcılar başta olmak üzere.
Oyuncak silah, boncuk atan tabancaların satışı kısm-i bazda yasak.
Ama velkin,
Ne hikmetse, yasağa ve parasal cüzi cezaya rağmen, ulu orta satılmakta, elden ele dolaştırılmaktadır.
Yani zafiyet-i ikmal büyük!
***
Onun için,
Birinci görev Emniyete,
İkinci görev, Belediyelere,
Üçüncü görev ise ailelere, ebeveynlere düşmektedir.
Polis ve Zabıta, kolektif bir çalışma sergilemeliler.
Bayramı,
Zehir eden, çocukları ve hayatlarını tehlikeye sokan patlayıcılara karşı, amansız bir kontrol mekanizması devreye sokmalıdırlar.
Ne sokaklarda tezghlarda bulunsun,
Ne de toptan satış merkezlerinde bulunsun?
***
Aileler de,
Ebeveynlik görevini yerine getirerek, zararlarından söz edip, ulaşmalarını engellemeliler.
Bayram harçlıklarıyla,
Maytap almamaları konusunda uyarıp telkinde bulunmalıdır.
Kötü alışkanlıklarla ilgili olarak çocukları için gereken çabayı sarf etmeliler.
İşte;
Bu sorumluluğun yerine getirilmesiyle önemli ölçüde, mesele çözüm bulur.
***
Sonuç itibariyle;
İnsanların, bayramlarda en çok arayış içerisinde olduğu sessizlik ve huzur.
Zaten, yaşadığımız coğrafyadaki, şiddetin, çatışmanın ve günlük hayat akışı içerisindeki zorlukların iliklere kadar sirayet vaki.
Zihin bulanımı maksimum seviyede.
Ki herkes, durum-u şerden hayl-i muzdarip!
Üstüne üstlük,
Böylesi; bir gürültü kirliliği tabiri caizse tuz biber olur ki, çıldırmamak elde değil.
***
Özetlersek;
Umarız söylediklerimiz ve yazdıklarımız birilerinin kulağına gider.
Onlarda,
Sorumluluk görevi hassasiyetiyle, mesele eğilim gösterir.
Diyarbakır ahalisi olarak;
Ramazan Bayramını huşuu içerisinde;
Sessiz ve sakin bir biçimde geçirmiş oluruz!